İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, geçersiz genel kurul kararına dayalı icra takibi sonucu taşınmazın satıldığı ve tedbir kararı alınan menfi tespit davası.
Özet: Davacı, davalı kooperatif tarafından, dayanağı sonradan mahkeme kararıyla yok hükmünde kabul edilen genel kurul kararına istinaden başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu takip sonucunda taşınmazının satılarak alacaklıya ödeme yapılmasına rağmen davalıya borcu bulunmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise icra takibinin başlatıldığı tarihte hukuka uygun olduğunu, genel kurul kararının iptaline ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, dolayısıyla menfi tespit talebinin reddedilmesi gerektiğini, şayet davanın istirdat olarak değerlendirilmesi halinde ise süresinde açılmadığını savunmuş; mahkemece verilen ihtiyati tedbirle icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesi engellenmiş, ancak takibin durdurulması talebi reddedilmiştir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1448
KARAR NO : 2019/427
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 12/12/2016
KARAR TARİHİ : 30/04/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından usule aykırı genel kurul kararı dayanak yapılarak İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, okuma yazması dahi olmayan davacıya karşı Tebligat Kanunu 21. maddeye göre tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, davacıya ait taşınmaza haciz konulduğunu, haksız ve hukuka aykırı icra takibi nedeni ile davalıya borçu olunmadığının tespiti için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, genel kurul kararının İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini ve mevcut icra takibinin hukuken dayanaksız olduğunu, kooperatif ortak sayısının 136 olup, 29/06/2013 tarihli genel kurulu toplantısının 47 asil, 19 vekil, 67 üye katıldığını, 33 kabul oyu ile karar alındığını, aidat alacağına dair 10. maddenin yok hükmünde olduğuna karar verildiğini, kararın Yargıtay karar düzeltme aşamasında olup davacını kötüniyetli icra takibine devam ettiğini, davacıya ait taşınmazın 02/09/2015 tarihinde ihaleye çıkarıldığını ve ihaledeki sakatlıklar nedeni ile .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ihale feshi davasının bulunduğunu, icra takibinin de satış aşamasında olduğunu, ihalenin 160.000,00 TL bedelli ...'a yapıldığını, taşınmazın alıcı adına tescilinin bulunduğunu, satış işleminin tamamlanmamış olduğunu, davacının yaşlı ve hayatı boyuncu tek birikimi ile almış olduğu evinin icra işlemle satışının telafisinin mümkün olmadığını, satışın durdurulmasının tedbiren karar verilmesini, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen 12/12/2016 tarihli ara karar ile İ.İ.K. 72/3 maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verildiği, takibin durdurulmasına yönelik talebin reddedildiği saptanmıştır.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her davanın açıldığı zaman hal ve şartlara göre değerlendirileceği, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile girişilen takibin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı iddiasının dinlenemeyeceği, 29/06/2013 tarihli genel kurulda alınan 10. maddenin yok hükmünde olduğuna dair İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararın henüz kesinleşmediğini, hal böyle iken menfi tespit isteminin reddi gerektiğini, istirdat davası olarak davaya devam edilecek olması halinde davanın süresinde açılmadığını, icra veznesine giren paranın ancak 02/09/2016 tarihine kadar istenebileceğini, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen karar ile İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibinin dayanaksız kaldığını, kötü niyetli icrai işlemlere devam edildiğini, menfi tespit davası açmakla davacının hukuki yararının bulunduğunu, ihalenin feshi davası mevcut iken ihalenin bedelinin alacaklıya ödenemeyeceğini, icra dosyasına ödenen paranın icra veznesinde muhafaza edilmesi nedeni ile istirdat davası açmakla gerekli olan sürenin başlamadığını, bu husustaki iddianın yerinde olmadığını bildirmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı ikinci cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesindeki hususları tekrarla davacının mahkeme ara kararı gereğince teminat miktarını depo etmediğini, ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olduğunu, bu hususun tespiti gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, incelenmesinde alacaklısının işbu dava davalısı, borçlusunun iş bu dava davacısı olduğu, aidat alyacağı için 29/07/2013 tarihli genel kurul kararı gereğince 28.560,00 TL asıl alacak, 1.104,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.664,32 TL için 7 örnek takip yapıldığı, takibin kesinleşmesi ile borçlunun taşınmazının satışına karar verilmesini 02/09/2015 tarihinde satışın yapıldığı ve 66.369,61 TL'nin alacaklıya tevzi çizelgesi gereğince ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen tedbir kararının istinaf incelemesi neticesinde yerinde olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen karar ile saptanmıştır.
Davalı kooperatifin genel kurul toplantı tutanağı celbedilmiş, alınan bilirkişi raporunda söz konusu kararın iptali ve geçersiz olduğunun tespiti için dava açıldığı, genel kurul kararının yerine geçmek üzere 29/03/2014 tarihinde 17. madde ile yeniden karar alındığı, 29/03/2013 tarihli genel kurul kararı yok hükmünde olduğu İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile karar verildiği, Yargıtay denetiminden geçerek 09/05/2017 tarihinde kararın kesinleştiği, 2014 genel kurulunda verilen genel kurul iradesi doğrultusunda uygulama yapılması halinde davacıdan 28.560,00 TL asıl alacak, 799,68 TL gecikme faizi talep edilebileceği, aksi takdirde alacağın oluşmayacağı bildirilmiştir.
Davacı 20/03/2018 tarihli vekili aracılığı ile sunduğu dilekçe ile İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından taşınmazının satıldığını, ihalenin kesinleşmesi ile yatan paranın ilgilisine ödendiğini belirterek davanın istirdata dönüştüğünü beyan etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasıdan verilen karar Yargıtay incelemesi sonucunda kesinleşmiş ve 29/06/2013 tarihli davacı taleyhine yapılan icra takibi dayanağı olan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu subut bulmuştur. Bu şartlar altında davacının söz konusu icra dosyasına konu borçtan sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığında icra dosyasından davalıya yapılan ödemenin davacıya iadesi gerektiği, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KABULÜNE,
Davacının borçlu olmadığının tespiti ile İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına 02/09/2015 tarihinde yatan paranın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 4.533,70 TL harçtan peşin alınan 506,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.027,10 TL'nin davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 506,60 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 7.650,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafça yapılan ilk masraf 33,50 TL, posta masrafları toplamı 124,00 TL, bilirkişi ücreti 350,00 TL ile toplam 507,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı