Karabükteki kadastro davasında orman vasfındaki taşınmazın zilyetlikle kazanılıp kazanılmadığına dair bozma sonrası yeni kararın temyiz incelemesi.
Özet: Orman vasfındaki taşınmazın kadastro tespiti ile ilgili itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin bir kısım taşınmazı özel kişiye tescil eden ilk kararı, yetersiz inceleme nedeniyle bozulmuş; bozma sonrası yapılan yargılamada, taşınmazın tartışmalı bir bölümünün orman vasfında olmadığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu belirtilerek, bu kısmın özel kişiler adına tesciline karar verilmiş, davalı hazine vekili ile diğer davalının orman vasfı ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı yönündeki temyiz başvuruları incelenmiş ve ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kazanılmış hak durumu gözetilerek hükmedildiği kanaatine varılmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/5106 E.  ,  2026/4699 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2023/3 E., 2025/15 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Karabük ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 5.998.393,77 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına 1 13... parsel sayılı 12.525,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... tarafından, Eflani Sulh Hukuk Mahkemesinde davalılar aleyhine açılan müdahalenin men'i davası, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2019 tarihli ve 2016/46 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararı ile, dava konusu edilen taşınmazın 10.05.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 108,90 metrekarelik kısmının yolda kaldığı gerekçesiyle işbu dosyadan tefrikine, kalan kısmının ise, 1 04... numaralı orman parseli içinde kaldığı anlaşıldığından, açılan davanın kısmen kabulüyle dosyaya sunulan 10.05.2019 havale tarihli fen bilirkişileri heyet raporuna ekli krokisinde (B) harfiyle gösterilen 2.579,86 metrekarelik bölümün orman parseli 1 04... numaralı parselden alınarak, davacıya ait 1 13... parsele eklenmesine, bu suretle 1 04... numaralı parselin yeni yüzölçümünün 5.995.813,91 m² ve 1 13... parselin yeni yüzölçümünün 15.123,54 m² olmak üzere, ... ilçesi ... köyü 1 13... parselin tarla vasfıyla davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.06.2019 tarihli ve 2016/46 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2021/3525 Esas, 2022/5973 Karar sayılı ilamıyla, "taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmı yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacının dava konusu ettiği alanın 1 13... parsel sayılı taşınmaz içinde kalmadığı, bu nedenle 1 13... parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığı, taşınmazın bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısmının orman vasfında bulunmadığı ve bu kısımda ... ve ... yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, taşınmazın yol olan kısmına ilişkin dava tefrik edilmiş olduğundan ...'un davada pasif husumeti kalmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dava konusu edilen kısmın 1 13... parselde kalmadığı anlaşıldığından 1 13... parsel bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 1 04... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle bilirkişi raporunda (B) rumuzu ile gösterilen kısmın 1 04... parselden ayrılarak aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle 2.579,86 m² yüzölçümle ve tarla vasfıyla tamamı 2 pay kabul edilmekle, 1 payın ..., 1 payın ... adlarına, (B) rumuzu haricinde bulunan 1 04... parsel sayılı orman parselinin 5.995.898,90 m² olarak yeni yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.