İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen alacak davasında, kaba inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen bedeller, projedeki değişiklikler ve malzeme tedarikindeki gecikmeler üzerine davacının talebi, davalılardan birinin husumet itirazı ve ıslahla yükseltilen dava değeri.
Özet: Bu alacak davasında davacı şirket, davalı şirketlerden biriyle imzalanan kaba inşaat sözleşmesi kapsamında tamamladığı işler için ödenmeyen bakiye alacağını talep etmekte olup, başlangıçta 10.000 TL olan dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 68.359,91 TLye yükseltmiş, işin gecikmesinin davalı tarafından yapılan proje değişiklikleri ve malzeme temini sorumluluğundan kaynaklandığını ileri sürerken, davalı ise davacının hatalı imalatları ve gecikmeleri nedeniyle alacak talebini reddetmekte ve kendisi de gecikme cezası talep etmektedir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1508
KARAR NO : 2019/381
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 27/12/2016
KARAR TARİHİ : 16/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; davacı şirket ile davalı şirketler arasında 25.03.2016 tarihli sözleşme imzalandığı, iş bu sözleşmeye göre ... AŞ'nin "Müteahhit Firma" olarak, diğer davalının ise "Müteahhit firmanın tüm inşaat işlerini verdiği firma" olarak, davacının ise "işverenin aldığı tüm inşaat işlerinden yalnızca kaba inşaat işlerini verdiği firma" olarak yer aldığı, her iki davalı şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiği ve yetkililerinin de aynı olduğu, davalılardan ... AŞ'nin daha önceden kurulmuş mal varlığı olan bir şirket olduğu, diğer davalının ise bu şirketin yetkilileri tarafından kurulmuş üzerine hiç bir mal varlığı olmayan şirket olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince işin tamamının 13.06.2016 tarihinde bitirileceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirket tarafından yapılan imalatlar karşılığında davalı ... AŞ'ye değişik tarihlerde KDV dahil toplam 484.335,04 TL tutarında fatura kesildiği, bu faturaların bu davalı tarafından hiç bir ihtiyati kayıt ileri sürülmeksizin ödendiği, yine davacı tarafından en on hakediş ile ilgili olarak davalı ... AŞ'ye 68.359,97 TL tutarında son bir fatura kesildiği, ancak davalının İzmir .... Noterliğinin 24.10.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı ve hatalı imalatlar bulunduğunu ileri sürerek faturayı kabul etmediğini bildirdiği, daha sonra da bu davalının Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden 03.11.2016 tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğu, ancak delil tespiti talebinden vazgeçmesi nedeniyle keşfin yapılamadığı, daha sonra davalı ... AŞ tarafından Karşıyaka .... Noterliğinin 09.02.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme gereği işin 111 gün geç tamamlandığı ileri sürülerek davacı şirketten 111.000,000 TL gecikme cezası talep edildiği, ancak sözleşme gereği işin gecikmesinin davacının değil aksine davalı ... AŞ'nin taleplerinden kaynaklandığı, bu davalının sözleşmeye esas olan projede sürekli değişiklikler yaptığı, bu süreçte de davacı şirketin çalışmasını durdurduğu, davalı ... AŞ tarafından davacı şirkete gönderilen 23.06.2016 tarihli ve 20.07.2016 tarihli emailler ekindeki tadilat projeleri ile önemli değişiklikler talep ettiği, sözleşme gereği işin tamamlanma tarihinin 13.06.2016 tarihi olmasına rağmen davalı şirketin 20.07.2016 tarihinde halen bu projede değişiklikler yaptığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin B7.maddesi uyarınca bims, gazbeton, tuğla gibi malzemelerin tedarik edilmesi işinin işverenin sorumluluğunda olduğu , bu malzemelerin % 47'sinin işin bitirme tarihi olan 13.06.2016 tarihinden sonra işveren tarafından satın alınarak şantiyeye sevk edildiği, davacının şantiyeyi terk tarihi olan 02.10.2016 tarihinden sadece üç gün önce 28.09.2016 tarihinde 230 metre kare imalata yetecek 5771 tuğlanın yine işveren tarafından satın alınarak şantiyeye sevk edildiği, bu nedenle işin gecikmesinin davalı tarafından kaynaklandığı, bunlar dışında sözleşme uyarınca inşaatın dış çevresinde yapılan çiçeklik imalatının ölçümü hatalı yapılarak 230 metre kare eksik hesaplandığı ve eksik ödeme yapıldığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında yapılan 25.03.2016 tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi nedeniyle davacı şirkete ödenmeyen sözleşme bedelinden şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki kısmın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili sunmuş olduğu 11.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 68.359,91 TL olduğu belirtildiğinden dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak gösterilen dava değerini 68.359,91 TL'ye çıkardıklarını ve sonuç olarak dava konusu alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden 58.391,91 TL'sine de ıslah tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; İş bu dava her ne kadar davalıya yöneltilmiş ise de, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğu ve iştigal konularının farklı olduğu, davaya konu 25.03.2016 tarihli sözleşmenin tarafların davacı şirket ile davalılardan ... AŞ olduğunu, diğer davlının bu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmede sadece müteahhit firmanın davalı ... AŞ olduğunun belirtildiği, sözleşme içeriğinde de bu davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenmediğinden öncelikli olarak davalı ...AŞ yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiği, yine dava dilekçesinde belirtilen davacı tarafın iddialarının da yerinde olmadığı, davalılardan sözleşmenin tarafı olan ... .. AŞ tarafından hatalı imalatların dava dışı firmaya düzeltirilmekte olduğu , davacı tarafın işin gecikmesinin davalıdan kaynakladığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, davalının davacı tarafça yapılan işin durdurulması yönünde herhangi bir talimatının olmadığı, davalı tarafça davalıya gönderilen 23.06.2016 tarihli mailin projedeki duvar metrajlarının azalması nedeniyle duvar metrajını çıkarmak için mimari projelerinin istenmesi üzerine gönderilen bir mail olduğu, söz konusu proje tadilatına ilişkin evrakların davalı şirket tarafından doğrudan davacı şirket çalışanlarına verildiği, B Bloktaki duvarların 09.06.2016 tarihinde tamamlandığı, sonrasında 23.06.2016 tarihinde davacının davalıdan duvar metrajı çıkarmak için proje istemesi üzerine e-mail gönderildiği, bu tarihten sonra yapılan herhangi bir değişiklik bulunmadığı, yine C Bloktaki proje tadilatına ilişkin tadilatların doğrudan şirket çalışanlarına verildiği, bu blogun duvarlarının 14.06.2016 tarihinde tamamlandığı, sonrasında 23.06.2016 tarihinde davacının davalıdan duvar metrajı çıkarmak için proje istemesi üzerine kendisine e-mailin gönderildiği, bu kapsamda söz konusu değişikliklerin proje üzerinden yapıldığı ve davacınında söz konusu imalata başladığı, söz konusu değişiklikler proje üzerinden yapıldığı için işi uzatacak mahiyete olmadığı, yine davalı Tetaş tarafından davacı şirkete gönderilen 20.07.2016 tarihli mailin ise M ve J bloklardaki duvar örme işine davacı tarafça başlanmışken davacıya gönderildiği, davalı tarafça proje üzerinden yapılan değişikliklerin davacının uyması sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken yükümlülükler olduğu, davacının söz konusu maillerin gönderim tarihinden önce inşaatı tamamlandığını ve proje üzerinde yapılan tadilat nedeniyle yeniden imalat yaptığını iddia etmekte ise bu iddiasını ispatlamasının gerektiği, davalı tarafça işin devamı süresince davacı taraf işleri tamamladıkça ve ihtiyaç oldukça yeterli miktarda malzemeyi şantiyeye sevkettiği belirtilerek davacı tarafça sözleşme gereği iş tamamlanmamasına rağmen inşaat alanından 02.10.2016 tarihinde ayrıldığı, bu nedenle davacının en az 111 günlük gecikmesinin olduğu, sözleşme gereği günlük 1.000,00 TL uygulandığından davalının davacıdan 111.000,00 TL gecikme cezasından kaynaklı cezai şart alacağının bulunduğundan bu alacak açısından da takas mahsup talebinde bulunulduğu belirtilerek açılan davanın reddine, aksi halde cezai şart alacağının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına eklenilmiştir.
2-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyetince düzenlenen 05.04.2018 tarihli raporda sonuç olarak ; dosyaya sunulan proje ve yerinde edinilen görüş ve tespitlere göre yapılan imalatlar miktarının 6.423,89 metre kare olarak hesaplandığı, sözleşme kabul edilen birim fiyata göre davacının yaptığı tüm imalat bedelinin 481.791,75 TL + KDV olarak hesaplandığı, işin gecikmesinde davacı şirketin şantiyeye sevk edilmiş tüm malzemeyi imalata sokacak sayıda işçi bulundurmaması nedeniyle sorumluluğu olduğu gibi imalatta gecikmeye sebebiyet vermeyecek şekilde yeterli malzeme temin edilmediğinden davalı ... AŞ'nin de sorumluluğunun olduğu, bu nedenle gecikme cezası uygulanıp uygulanmayacağı hususununu mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca davacı şirket ile davalı ... AŞ'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde incelenen 2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve birbirini doğruladığının tespit edildiği, bu kapsamda davalı şirketin İzmir .... Noterliğinin 24.10.2016 tarihli ihtarnamesi ile itiraz ettiği 12.10.2016 tarih KDV dahil 68.359,91 TL bedelli fatura da dahil olmak üzere davacı şirketin davalı şirket adına 2016 yılında düzenlemiş olduğu KDV dahil toplam 352.695,01 TL bedelli 6.429,15 metre kare imalat miktarlı toplam 5 adet faturayı davacı alacağı olarak defterlerine kaydettiği, aynı faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu faturalar karşılığında davalının davacıya 484.335,04 TL ödeme yaptığı, 27.12.2016 dava tarihi itibari ile davalı şirketin defter kayıtlarında davacının davalı ... AŞ'den davaya konu 12.10.2016 tarihli faturadan kaynaklanan 68.359,91 TL'lik alacağının bulunduğu, bu tutarın davacı defter kayıtlarında görülen bakiye alacak tutarı ile 0,06 TL farkla aynı olduğu, davacı ve davalı ... AŞ'nin defterlerinde kayıtlı faturalarda mevcut tüm imalat bedeli ( 6.429,15 m2 x 75 TL/m2=) 482.186,25 TL + KDV tutarında olup, bilirkişi heyetince hesaplanan tüm imalat bedellerinin ise ( 6.423,89 m2 x 75 TL/m2=) 481.791,75 TL + KDV tutarında olup iki hesaplama arasındaki KDV hariç 394,50 TL, KDV dahil 465,51 TL bedele tekabül eden 5,26 m2'lik farkın nedeninin teknik bilirkişilerce yuvarlama ve B, ve E Blok teras alanı ölçüm farkından kaynaklandığı tespit edildiği, bu kapsamda tarafların ticari defterlerine göre ; davacının davalı ... AŞ'den dava tarihi itibari ile 68.359,91 TL alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi açısından aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişilerce düzenlenen 22.10.2018 tarihli ek raporda ; bilirkişi raporunun ikinci sayfasında gösterilen "tuğla ve bims blok temin ilerlemesi " başlıklı tabloda gösterildiği üzere malzeme temininde işin süresine göre gecikme yaşandığının açık olduğu, davalının bu gecikmenin davacının ilerleyişine göre malzeme temin edilmesinden kaynaklandığını beyan ettiği, dava konusu somut olayda davacının işi süresinde tamamlayamadığının tarafların kabulünde olduğu ve işin 02.10.2016 tarihinde tamamlandığının anlaşıldığı, davalı tarafın işin tamamlanabilmesi için yeterli malzemeyi ancak 28.09.2016 tarihinde şantiyeye teslim ettiği, işin sözleşmeye göre süresinin dolduğunda işin tamamlanması için ihtiyacın % 50'si civarında malzemenin davalı tarafça temin edildiğinin görüldüğü, davacının ise dosyada mevcut fotoğraflara göre işin ilerleyişi sırasında bims blok ve tuğla temini devam ettiği halde sevk edilmiş malzemenin tamamını imalata sokmadığının görüldüğü, buna göre gecikmeden davacı şirketin şantiyeye sevk edilmiş tüm malzemeyi imalata sokacak sayıda işçi bulundurmaması nedeniyle sorumlu olduğu yönündeki kanaatin devam ettiği, bunun yanında davalının malzemenin geç teminine davacının gecikmesinin sebebiyet verdiği yönündeki iddiası değerlendirildiğinde ise davalının iyi niyetle de olsa dahi yeterli malzemeyi şantiyede bulundurmayarak davacının iş gücünü artırması ve işin süresinde veya az bir gecikme ile teslimi ihtimalini etkileyeceğinin kuşkusuz olduğu, buna göre işin süresinin dolduğu tarihe kadar şantiyeye ihtiyaca konu tüm malzemenin temin edilmediğinden davalı şirket ... AŞ'nin de sorumlu olduğu, bu nedenle gecikme cezasının uygulanıp uygulanmayacağı konusunda takdirin mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ - KABUL:
Dava; taraflar arasında yapıldığı iddia olunan davaya konu eser sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia olunan son hakediş bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sunmuş olduğu dava dilekçesiyle taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan 25.03.2016 tarihli "Kaba İnşaat Yapım Sözleşmesi " kapsamında düzenlenen hakedişler gereğince davalı ... AŞ tarafından değişik tarihlerde davacıya KDV dahil toplam 484.335,04 TL'nin hiç bir itirazı kayıt ileri sürülmeksizin ödendiği, ancak son hakediş bedeli olan 12.10.2016 tarih ve 68.359,97 TL'lik fatura bedelinin, fatura içeriği edimlerin yerine getirilmiş olmasına rağmen haksız olarak ödenmediği iddiasıyla son hakediş bedeli karşılığı olarak düzenlenen dava konusu fatura bedelinden her iki davalınında sözleşme kapsamında sorumlu olduğu belirtilerek her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ise sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; davalılardan ...AŞ' nin davaya konu taraflar arasındaki 25.03.2016 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmede sadece müteahhit firma olarak belirtildiği, sözleşmenin içeriğinde de bu davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenmediği, bu nedenle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerekiği, diğer davalı ... AŞ yönünden ise davacı tarafça sözleşme kapsamı yapılan işlerde hatalı imalatların bulunduğu ve ayrıca işin davacının kusuruyla sözleşmede belirtilen süreden sonra tamamlandığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin teslimi açısından 111 günlük gecikme olduğu, sözleşme gereğince gecikilen her gün için 1.000,00 TL gecikme cezası uygulandığında davalının davacıdan 111.000,00 TL gecikme cezası alacağının bulunduğu belirtilerek davanın öncelikle esastan reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde cezai şart alacağının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu 25.03.2016 tarihli "Kaba İnşaat Yapım Sözleşmesi"'nin incelenmesinden; "Müteahhit firma " olarak davalı ...AŞ'nin gösterildiği, "Müteahhit firmanın tüm inşaat işlerini verdiği firma ve "İŞVEREN" olarak davalı ... AŞ'nin gösterildiği, davacı şirketin ise ( işverenin, aldığı Tüm İnşaat işlerinden yalnızca Kaba İnşaat İşlerini verdiği YÜKLENİCİ olarak gösterildiği, sözleşmenin son sayfasında ise işveren olarak davalı ... AŞ, yüklenici olarak davacı şirket ve yine müteahhit firma olarak da diğer davalı ...AŞ'nin kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu 25.03.2016 tarihli sözleşmenin incelenmesinden ; " İşin Süresi" başlıklı 2.maddesinde işin sözleşme tarihinin 25.03.2016 tarihi olduğu, yüklenicinin işe bu tarihte başlayacağı ve iş süresi 75 takvim günü olup işin 13.06.2016 tarihinde bitirileceği , yüklenicinin iş mahalline malzemeleri getirmiş olması halinde dahi yüklenicinin işe başlamasında gecikme olması halinde işverenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme ve işi başka bir yükleniciye verme hakkının olduğunun kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin "Gecikme Halinde Uygulanacak Cezalar" başlıklı maddesinde ise ; .. Yüklenicinin gecikmesi veya kusuru nedeniyle işin zamanında bitirilememesi halinde günlük 1.000,00 TL gecikme cezasının uygulanacağı.. Gecikmenin 15 günü geçmesi halinde işverenin yükleniciye işten el çektirebileceği, kalan işleri yüklenicinin namı hesabına işveren tarafından yaptırılabileceği..." şeklinde taraflar arasındaki sözleşmelere hüküm konulduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davaya konu sözleşme kapsamında davalı...AŞ'ye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının davaya konu son hak ediş bedeline ilişkin fatura muhteviyatı imalatları yapıp yapmadığı, bu kapsamda fatura tutarını talep edip edemeyeceği, sözleşme gereği işin gecikmesinde tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının işin, davacının kusuru ile geciktiği yönündeki savunması kapsamında sözleşme gereği ceza-i şarta ilişkin takas mahsup isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak...AŞ' de taraf gösterilerek dava konusu hak ediş bedelinin bu davalıdan da diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; davaya konu taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinden iş bu sözleşmede davalı...AŞ'' nin sadece müteahhit firma olarak gösterildiği, sözleşmenin son sayfasının da yine bu davalı tarafından müteahhit firma olarak imzalandığı, sözleşme içeriğindeki maddelerde bu davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenmediği görülmekle iş bu sözleşme kapsamında düzenlenen hak ediş bedeline ilişkin açılan iş bu davada davalı...AŞ' ye husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verme gereği doğmuştur. Yine her ne kadar davacı vekili tarafından taraflar arasındaki sözleşmede müteahhit firma olarak tanımlanan davalı...AŞ' TBK 206.maddesi gereğince sözleşmeye katıldığı, bu nedenle bu davalıya husumet yöneltilebileceği iddia edilmiş ise de yasanın bu maddesi kapsamında davalı...AŞ ' nin dava konusu sözleşmede katılan olarak yer aldığına dair bu davalının sorumluluğunu gerektirecek şekilde katılan ile alacaklı arasında düzenlenmiş ayrı bir sözleşme sunulmadığından davacı tarafın bu yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Yine davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan 07.03.2019 tarihli dilekçe ile ıslahla talep edilen miktar açısından davanın zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; iş bu davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak açıldığı, TBK.' nın 478. maddesi gereğince iş bu davanın beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu, sözleşme tarihi olan 25.03.2016 tarihi dikkate alındığında dava ve ıslah tarih itibariyla henüz zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmekle davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmeleri açısından keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davacı ve davalılardan sözleşmede işveren olarak gösterilen davalı ... AŞ'nin 2016 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde ; davaya konu 12.10.2016 tarihli KDV dahil 68.359,91 TL'lik faturada dahil olmak üzere davacı tarafça bu davalı adına düzenlenen KDV dahil toplam 552.695,01 TL bedelli toplam beş adet faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalar karşılığında yine her iki taraf defterlerine göre bu davalının davacıya 484.335,04 TL'lik ödeme yaptığı, dava tarihi itibariyle davacının davalı ... AŞ''den davaya konu 12.10.2016 tarih ve 68.359,91 TL bedelli faturadan dolayı 68.359,91 TL alacaklı olduğu ve yine mahallinde yapılan keşif ile dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalı ... AŞ'nin defterlerinde kayıtlı faturalarda mevcut tüm imalat bedellerinin ( 6.429,15 m2 x 75 TL/m2=) 482.186,25 TL + KDV tutarında olup, bilirkişi heyetince hesaplanan tüm imalat bedellerinin ise ( 6.423,89 m2 x 75 TL/m2=) 481.791,75 TL + KDV tutarında olup iki hesaplama arasındaki KDV hariç 394,50 TL, KDV dahil 465,51 TL bedele tekabül eden 5,26 m2'lik farkın nedeninin teknik bilirkişilerce yuvarlama ve B ve E Blok teras alanı ölçüm farkından kaynaklandığı tespit edildiği, bu kapsamda tarafların ticari defterlerine göre ; davacının davalı ... AŞ'den dava tarihi itibari ile 68.359,91 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla bilirkişi raporundaki davacı alacağına ilişkin bu görüş aynen mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davalılar vekili, sözleşmeye göre işin geç tesliminin tamamen davacının kusuru ile meydana geldiğini iddia edilerek sözleşme kapsamında 111 günlük gecikme nedeniyle günlüğü 1.000,00 TL'den 111.000,00 ceza-i şart alacağının takas ve mahsubunu talep edilmiş ise de; mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller , taraf vekillerinin beyanları ile alınan bilirkişi kök ve ek raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde ; taraflar arasındaki sözleşmenin İşin Süresi başlıklı 2.maddesinde iş süresi 75 takvim günü olarak belirlenerek işin 13.06.2016 tarihinde tamamlanacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafça işin bu süre geçirildikten sonra 02.10.2016 tarihinde tamamlandığının dosya kapsamı belgeler ve alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu, ancak ek bilirkişi raporunun ikinci sayfasında Tablo-1'de gösterildiği üzere işin sözleşme gereği süresinin dolduğu tarihte davalı tarafça ancak ihtiyacın % 50'si civarında malzemenin inşaat sahasına temin edilmiş olduğu, bu tarihten sonra da en son 28.09.2016 tarihine kadar değişik tarihlerde davalı tarafça malzeme gönderilmeye devam edildiği ve en son 28.09.2016 tarihinde sözleşme gereği iş için gerekli yeterli malzemenin tamamının temin edildiği ve davacı tarafça da işin 02.10.2016 tarihinde tamamlandığının anlaşıldığı, bu kapsamda her ne kadar davalı tarafça davacı ihtiyacına binaen kısım kısım malzemenin gönderildiği iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin İşin Süresi Başlıklı 2.maddesinde sözleşme gereği işin gecikmesi halinde işverene sözleşmeyi tek taraflı fesih yetkisinin tanındığı, sözleşme gereği işin tamamlanacağı 13.06.2016 tarihinden sonra işin gecikmiş olmasına rağmen davalı tarafça sözleşmenin bu nedenle feshedilmediği, 28.09.2016 tarihine kadar değişik tarihlerde herhangi bir ihtar veya itirazi kayıt karşı tarafa bildirilmeksizin değişik tarihlerde aralıklı olarak malzeme gönderilmeye devam edildiği, bu şekilde taraflar arasında işin süresinin en son malzemenin gönderildiği tarihe kadar zımnen uzatıldığı yönünde irade birliğinin oluştuğu düşünülmekle davalı tarafın sözleşme gereği ceza-i şart alacağının takas ve mahsubuna ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu sözleşme gereğince davacının davalılardan ... AŞ'den her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılan son hakediş bedeline ilişkin davaya konu 12.10.2016 tarihli KDV dahil 68.359,91 TL bedelli faturadan dolayı alacaklı olduğu ve bu bedelin davalı tarafça ödenmediği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davalı ... AŞ yönünden davanın kabulü ile 68.359,91 TL alacağın, 10.000,00 TL'sine dava, kalan bakiyesi olan 58.359,91 TL'sine de ıslah tarihi olan 12.02.2019 tarihinde itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ...AŞ yönünden pasif husumet yokluğundan davanın REDDİNE,
Diğer davalı ... AŞ yönünden davanın KABULÜ ile 68.359,91 TL alacağın, 10.000,00 TL'sine dava, kalan bakiyesi olan 58.359,91 TL'sine de ıslah tarihi olan 12.02.2019 tarihinde itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 4.669,66 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta ve ıslah aşamasında yatırılan toplam 1.167,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.501,88 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta ve ıslah aşamasında yatırılan toplam 1.201,28 TL harç ile, tebligat gideri 269,00 TL, müzekkere gideri 21,80 TL, keşif ulaşım gideri 500,00, keşif harcı 253,80 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 4.044,60 TL yargılama giderinin davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.569,59 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...AŞ'ine verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi . 16/04/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı