Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında uzlaşma sağlanamaması üzerine verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından onanması ve temyiz isteminin reddi.
Özet: İlk derece mahkemesince dolandırıcılık suçundan beraat eden sanık hakkında, istinaf mahkemesinin beraat kararını kaldırarak hapis ve adli para cezasına hükmetmesi üzerine, sanık ve müdafisinin suçun unsurlarının oluşmadığı, eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve beraat etmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları, dosyanın uzlaşma kapsamında olduğu ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve istinaf yargılamasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle reddedilerek, dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2022/8793 E.  ,  2026/3959 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1627 E., 2021/661 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli kararı ile dolandırıcılık suçundan, sanığın beraatine karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dolandırıcılık suçundan, sanığın 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafinin temyizi; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hapis cezasının paraya çevrilmesi gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.