Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedel tespiti davasında bozma sonrası yeniden verilen kabul kararına karşı davacının güncel değer tespiti talebiyle yaptığı temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, taşınmazına kamulaştırmasız el atılan davacının, mülkiyet bedelinin tahsili talebiyle açtığı davanın istinaf ve temyiz süreçlerini detaylandırmakta olup, ilk derece mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından özellikle emsal karşılaştırmalarındaki değerleme hataları ve taşınmazın ifraz durumu göz önüne alınarak bozulması sonrasında, ilk derece mahkemesinin tekrar davayı kabul etmesi üzerine davacı vekilinin güncel değerleme ve enflasyon oranında faiz uygulanması talepleriyle yaptığı temyiz başvurusunu konu almaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/8840 E.  ,  2026/775 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/228 Esas, 2025/57 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Mahallesi 337 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazına kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bulunmadığını, dava konusu taşınmaz için bedel tespit ve tescil davası açacaklarını, bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli ve 2020/858 Esas, 2022/547 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin 2022/1982 Esas, 2022/12246 Karar sayılı kararı ile denetiminden Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/56 Esas, 2021/367 Karar sayılı paydaş dosyasında dava konusu taşınmaz ve emsal alınan taşınmaz kadastral parsel kabul edildiği hâlde eldeki davada emsal incelemesi sonucu bulunan bedelden düzenleme ortaklık payı oranı düşülmek suretiyle değer biçilmesi hatalı olduğu gibi paydaş dosyasında aynı emsalin dava konusu taşınmazdan 6 kat değerli kabul edildiği gözetildiğinde iş bu dosyada paydaş dosyasında belirtilen orandan ayrılma nedeni gösterilmeden emsalin dava konusu taşınmazdan 4 kat değerli kabulünün uygun görülmediği, dava konusu 337 parselin ifraz görerek 633, 6 34... parsellere ayrıldığı, el atmaya konu kısmın 634 parselde kaldığı, ifraz sonrası 634 parselin tapuda yol vasfı ile tescilli olduğu ve paydaş dosyasındaki fen bilirkişi raporuna göre 634 parselde el atmadan arta kalan 1065,53 m² ve 777,99 m² kısımların kullanımında kısıtlılık meydana geldiğinin belirtildiği ve paydaş dosyasında Dairemiz denetiminden geçen son hükme esas alınan bilirkişi raporunda arta kalan kısımların bedellerinin de hesaplandığı, Dairemiz bozma ilâmında taşınmaz için 16.04.2014 tarihi itibarıyla belirlenen 158,55 TL/m² değerine ve arta kalan kısımların bedeline hükmedilmesine dokunulmadan başka sebeplerle bozma yapıldığı gözetildiğinde, taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilip paydaş dosyası da gözetilerek ifraz sonrası durumu değerlendirir rapor düzenletilmesi gerektiğini, kabule göre de davacının dava konusu taşınmazda 1/2 pay sahibi olduğu ve taleple bağlı olarak 1000,00 TL üzerinden karar verildiği gözetildiğinde taşınmazın tamamı üzerinden belirlenen bedelin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davacı açısından tespit edilen bedel olarak zikredilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle esastan redde ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin dava tarihine değil güncel koşullara göre belirlenmesi gerektiği, 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan iptal kararı gerekçesi ve Anayasa'nın 46 ncı maddesi gözönünde tutularak artan enflasyon nedeniyle dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerine enflasyon altında olmayan faiz ödemesinin uygulaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.