Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, taşınmazın değeri ve kamulaştırma bedelinin depo edilmesine ilişkin usul eksiklikleri nedeniyle 5. Hukuk Dairesi tarafından verilen iki ayrı bozma kararı üzerine yapılan yargılama süreci.
Özet: Bir idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında, yerel mahkemece verilen ilk kabul kararı, bilirkişi raporunun yetersiz bulunması, taşınmazın arsa vasfında olduğunun gözetilmemesi ve değerleme hataları nedeniyle bozulmuştur; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada, idarenin belirlenen ek kamulaştırma bedelini süresinde yatırmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, temyiz incelemesinde idarenin fark bedeli sonradan depo ettiğini gösteren dekont sunması üzerine, bu hususta tarafların beyanlarının alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/9112 E.  ,  2026/774 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/84 Esas, 2025/30 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...köyü 32 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkiline teklif edilen bedelin müvekkillerinin maliki olduğu taşınmazın gerçek değerinden çok düşük olduğunu, Kıymet Takdiri Komisyonu tarafından tespit edilen bedelin gerçek değerini yansıtmadığını, davaya konu taşınmazın şehrin hızla gelişmekte olan bir yerinde olup belediyenin tüm hizmetlerinden yararlandığını, taşınmazın bulunduğu muhitin gerek konut alanı olarak gerekse iş yeri alanı olarak çok rağbet gören bir yer olduğunu, müvekkillerinin mülkiyetindeyken cüz-i ve ürünleri bugünkü rayiç değeri göz önüne alınarak taşınmazın metrekaresinin en az 250,00 TL olarak kabul edilerek bedelin hesaplanmasını ve taşınmaza el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı idareden tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini vekâleten taleple beyan etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.06.2014 tarihli ve 2013/582 Esas, 2014/323 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin 354.016,54 TL tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.06.2014 tarihli ve 2013/582 Esas, 2014/323 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere alınan rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve dava konusu Ansızca köyü 32 parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmasına ilişkin Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/172 Esas, 2014/613 Karar sayılı dava dosyasında arsa olarak kabul edildiği ve taşınmazla ilgili İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin 12.11.2013 tarihli yazı cevabındaki özellikleri dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz arsa vasfında olduğu anlaşılmış olup, taşınmazın bu niteliği gözetilerek kamulaştırma değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tespiti gerektiği belirtilerek, taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan bölümünde herhangi bir değer kaybı olmayacağı gözetilmeden, kalan alanın bir kısmı için değer azalışı hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi ve dava konusu taşınmaz üzerindeki kuyunun kamulaştırılan alanda mı yoksa arta kalan alanda mı kaldığıyla ilgili herhangi bir araştırma yapılmaksızın bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 31.03.2021 tarihli ve 2018/508 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı sonrasında belirlenen ek kamulaştırma bedelinin sonuçları ihtar edilerek verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığından davanın reddine ve tapuda işlem yapılmış olması durumunda yeniden terkin işleminin iptali ile tapu kaydının dava tarihi olan 01.08.2013 tarihi öncesindeki eski haline getirilerek önceki maliki olan davalı adına terkinine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.03.2021 tarihli ve 2018/508 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece, bilirkişilerce tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye ikinci kez verilen kesin süreye rağmen bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı idare vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu dekont örneğine göre 13.12.2021 tarihinde fark kamulaştırma bedelinin Ziraat Bankası Kemalpaşa Şubesi'ne depo edildiği anlaşıldığından, taraf vekillerinin bu hususta beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 28.09.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.09.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu ...köyü 32 parsel sayılı taşınmazın...Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmasına ilişkin Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.06.2014 tarihli ve 2014/172 Esas, 2014/163 Karar sayılı dava dosyasında taşınmazın arsa olarak kabul edildiği ve emsal olarak ...Mahallesi 4 67... parsel sayılı taşınmaz alınarak % 26,78 oranında düzenleme ortaklık payı düşüldüğü, eldeki dosyada ise aynı emsal esas alınarak %16,49 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiği gözetildiğinde raporlar arasında çelişki olduğundan, alınan raporun inandırıcı görülmediği, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorularak dava konusu taşınmaza...Müdürlüğü tarafından yapılan kamulaştırma kapsamında 17.02.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 131,80 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemizin 20.01.2020 tarihli, 2019/9603 Esas, 2020/765 Karar sayılı kararıyla denetimden geçerek onandığı da gözününe alınarak değer biçilmesi için ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin karar başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Karar başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, bedelin yüksek olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi gerektiğini, lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temiz dilekçesinde özetle; her ne kadar taşınmazın arsa niteliğine haiz olduğu kabul edilmişse ve bu doğrultuda bilirkişi raporu düzenlenmişse de tazmin edilen bilirkişi raporunda değerlendirilen emsallerin taşınmazın gerçek bedelinin hesaplanması noktasında yetersiz kalması, taşınmazın metrekare bedelinin çok düşük belirlenmesi gibi hususlar nedeniyle taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilebilmesinin imkansız hale geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.