Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, kaçakçılık suçlarında Anayasa Mahkemesi iptal kararları sonrası basit yargılama usulünün lehe kanun olarak geriye dönük uygulanması gerekliliğine ilişkin kararı.
Özet: Bu içtihadın temel konusu, kaçakçılık suçundan mahkûm olan sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları ışığında, cezada dörtte bir oranında indirim öngören basit yargılama usulünün geriye dönük olarak uygulanıp uygulanamayacağıdır; zira bu usul, sanık lehine sonuç doğurduğu ve maddi ceza hukukunu etkilediği için TCKnın 7. ve Anayasanın 38. maddeleri uyarınca lehe kanun niteliğinde olup, kovuşturma aşamasına geçmiş veya hükme bağlanmış davalar dahil olmak üzere uygulanmalı, ancak sanık aleyhine olan sonraki yasal düzenlemeler geriye yürütülmemelidir.
7. Ceza Dairesi         2026/750 E.  ,  2026/6088 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/356 E., 2022/623 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 25.12.2025 tarihli ve 2023/5713 Esas, 2025/16816 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2026 tarihli ve 7-2022/163723 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
"İtiraza konu uyuşmazlık, suç tarihi itibarıyla sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun basit yargılamaya ilişkin hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
Yüksek Ceza Genel Kurulunun 22.10.2025 tarihli ve 2025/4-88 Esas ve 2025/421 Karar ile 18.09.2024 tarihli ve 2021/114 Esas ve 2024.264 Karar sayılı kararlarında da detaylarına yer verildiği üzere;
CMK'nın 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulü, 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la getirilen ve 01.01.2020 tarihi ve sonrasında madde kapsamındaki suçlar nedeniyle açılacak ceza davalarında uygulanması mümkün olan, bu tarihten önce açılmış, görülmekte olan ve hükme bağlanmış dava dosyaları açısından uygulanamayacak bir özel yargılama usulü iken, Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihinde yürürlüğe giren 25.06.2020 tarihli ve 16-33 sayılı iptal kararıyla, kovuşturma aşamasına geçilmiş olan yargılamalar açısından; 16.03.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 14.10.2021 tarihli ve 81-4 sayılı iptal kararı ile de 01.01.2020 tarihi itibarıyla hükme bağlanmış olan, bir başka ifade ile 01.01.2020 tarihi öncesinde ilk derece mahkemesindeki yargılaması bitmiş olan ceza dava dosyalarında uygulanması olanaklı hâle gelmiştir.
Anayasa Mahkemesince gerek "kovuşturma aşamasına geçilmiş" gerekse "hükme bağlanmış" ibareleri yönünden verilen iptal kararlarının gerekçelerinde; hukuk devletinin gereği olan hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesi çerçevesinde TCK’nın 7. maddesinde düzenlenen lehe kanunun uygulamasının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi kapsamında Anayasal bir zorunluluk olduğundan, yargılamanın gereksiz yere uzamasını engelleyecek kanuni tedbirlerin ve öngörülen çarelerin işin esasına ve yargılamanın amacına uygun adil ve hakkaniyetli kararların verilmesine engel oluşturmaması gerektiğinden, failin lehine sonuç doğuracak bazı yargılama usulü kurallarının geçmişe dönük uygulanmasının da suçta ve cezada kanunilik ilkesinin bir gereği olduğundan bahisle; 7188 sayılı Kanun'la getirilen basit yargılama usulünün sanık lehine cezada dörtte bir oranında indirim yapılmasını öngörmesi nedeniyle cezanın belirlenmesi açısından sanık lehine sonuçlar doğurması karşısında, basit yargılama usulünün 01.01.2020 tarihi öncesinde iddianamenin kabulüyle kovuşturma aşamasına geçilmiş ve hükme bağlanmış olup henüz kesinleşmemiş ceza yargılamalarında uygulanmasını engelleyen CMK’nın "Geçici madde 5" başlıklı düzenlemesinin, maddi ceza hukukunu doğrudan etkileyen bir usul kuralı olarak Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar karşısında; basit yargılama usulünün bir ceza muhakemesi kurumu olduğu açık ise de ceza miktarı üzerinde fail lehine etkisi nedeniyle maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 16-33 sayılı kararı ile CMK'nın geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş"; 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 81-4 sayılı kararı ile de aynı bentte yer alan "hükme bağlanmış" ibarelerinin "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, bu şekilde basit yargılama usulünün uygulanmasına engel teşkil eden hükümlerin ortadan kaldırılması, öte yandan incelemeye konu suçun bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmemesi, 7331 sayılı Kanun’un 14.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesi ile CMK'nın 251. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenlemenin sanık aleyhine sonuç doğurması, bu bağlamda anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar hakkında uygulanabilecek nitelikte bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, iptal kararları sonrasında TCK’nın 7. maddesine göre sanığın cezasından belli bir oranda indirim yapılmasını öngören basit yargılama usulünün lehe kanun hükmü olarak kabul edilip somut dosyada kaçakçılık suçuna ilişkin olarak bu usulünde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde ayrıca, aşamalarda verilen tüm kararlara karşı sadece sanık tarafından kanun yollarına başvurulduğu, bir başka ifade ile aleyhe herhangi bir temyiz başvurusu bulunmadığı, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2021 tarihli ve 2020/561 Esas ve 2021/148 Karar sayılı kararıyla sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/22, 5/2-b ve TCK'nın 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 1.320,00 TL ve 20,00 TL adli para cezasına hükmedildiği gözetilmeden devamında yapılan yargılamada son olarak Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas ve 2022/623 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/22, 5/2-a ve TCK'nın 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle kazanılmış hak ilkesinin de gözetilmediği anlaşılmıştır.." şeklindedir.
II.GEREKÇE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının; "Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/561 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararı ile sanığa verilen hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/22, 5/2-b ve TCK'nın 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten hapisten çevrilme 1.320,00 TL ve doğrudan verilme 20,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği gözetilmeden devamında yapılan yargılamada Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas ve 2022/623 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/22, 5/2-a ve TCK'nın 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis ve 20,00- TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle kazanılmış hak ilkesinin gözetilmediğine" ilişkin itirazının yerinde olduğu,
Ancak;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "basit yargılama usulünün lehe kanun hükmü olarak kabul edilip somut dosyada kaçakçılık suçuna ilişkin olarak bu usulünde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna" ilişkin itirazının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.12.2025 tarihli ve 2023/5713 Esas, 2025/16816 Karar sayılı ilâmında belirtilen gerekçelerle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "basit yargılama usulünün lehe kanun hükmü olarak kabul edilip somut dosyada kaçakçılık suçuna ilişkin olarak bu usulün de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna" ilişkin itirazının oy birliğiyle REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 25.12.2025 tarihli ve 2023/5713 Esas, 2025/16816 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "basit yargılama usulünün lehe kanun hükmü olarak kabul edilip somut dosyada kaçakçılık suçuna ilişkin olarak bu usulün de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna" yönelik itirazının incelenmek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.