Yargıtay 9. Ceza Dairesi, nitelikli cinsel saldırı suçundan bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararını mağdurun usulüne uygun dinlenmemesi nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin nitelikli cinsel saldırı suçundan verdiği beraat kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerini incelemiş; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden temyiz edilebilirlik şartları oluşmadığından bu konudaki temyiz istemini reddetmiş; nitelikli cinsel saldırı suçunda ise, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla olayın tek tanığı konumundaki mağdurun duruşmada dinlenmemesi veya kovuşturma aşamasındaki görüntülü ifadesinin taraflarla birlikte izlenip değerlendirilmemesi gibi usul eksiklikleri nedeniyle bölge adliye mahkemesinin beraat hükmünü bozarak dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar vermiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/6015 E.  ,  2026/2645 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/89 E., 2020/960 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Karabük Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca nitelikli cinsel saldırı suçundan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın savunmalarından ve tanık Yaşar'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın katılandaki zihinsel geriliğin farkında olduğuna, katılanın Mahkeme huzurunda ifadesi alınırken yaptıkları gözlemde katılanda zeka geriliğinin bulunduğunun net olarak anlaşıldığına, sanık ve katılanın olay günü birlikte geçirdikleri zaman dikkate alındığında sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, katılanın hali, tavrı ve yakınlarının beyanı dikkate alındığında katılanda zeka geriliği olduğunun anlaşıldığına, sanığın özel durumundan faydalanarak katılanı kandırdığına ve zor durumda olan katılanı baskı altında tutarak atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, sanığın her iki suçtan üst sınırdan cezalandırılması ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan katılanın adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise kovuşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen katılanın, kovuşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.