Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinafın esastan reddi kararına yönelik sanık temyizlerini hukuka uygun bularak onama kararı verdi.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin suçun gece vakti işlendiğine dair eksik inceleme, tutukluluk hali ve pandemi koşulları nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamaması ile hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki temyiz itirazları, yüksek mahkemece yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin kararında ve istinaf başvurusunun reddi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

SAYISI : 2022/1758 E., 2022/1970 K.
SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin '' İlk Derece Mahkemesinin suçun gece işlediğine ilişkin kabulünde gerekli araştırma yapılmayarak, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,sanığın kovuşturma aşamasında celselerde sürekli olarak zararı gidermek suretiyle, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirttiğine, pandemi sürecinde sanığın tutuklu bulunduğu maddi gerçeği göz ardı edilerek, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, tutuklu bulunan sanığın cezaevinde olması nedeniyle maddi zararı tahliye olmadan karşılamasının imkansız olduğuna, kararın bozulması gerektiğine''; sanığın temyiz isteminin ise '' zararı gidermek istediğine, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında rapor alınması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.