Bilişim sistemlerini kullanarak işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, tebliğnamedeki bozma görüşüne aykırı olarak 11. Ceza Dairesi tarafından onanması.
Özet: Bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde, yerel mahkemenin duruşmadan edindiği kanaat doğrultusunda delil değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın çekle ödeme konusunda süregelen bir uygulaması olduğu beyanının da dikkate alındığı, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımlarının doğru belirlendiği gerekçeleriyle, tebliğnamedeki bozma görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/64 E., 2021/87 K.SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olup katılan şirket yetkilisinin 12.10.2012 tarihli beyanında sanığın, şirketten inşaat malzemesi alıp daha sonra yaptığı işler karşılığında müşteri çeklerini bize getirerek borcunu ödediğini belirtmiş olması karşısında çekle ödeme konusunda süregelen bir uygulama mevcut olup önceden ... borç olduğuna dair, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.