Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf kararına yönelik temyizi onarken, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından temyiz istemini reddetti.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan davada, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına ilişkin hükmedilen cezaların miktarı ve türleri nedeniyle kanunen temyiz edilemez olduğu gerekçesiyle sanık müdafiinin temyiz istemi reddedilmiştir. Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun kabul edilebilir olduğu tespit edildikten sonra, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına ve şüphe ile hareket edildiğine dair itirazları incelenmiş; ancak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmediği için sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/6859 E.  ,  2026/10388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/263 E., 2023/1902 K.
SUÇLAR : Hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.”şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli delil mevcut olmadığına,şüphe ile hareket edilip karar verildiğine, lehe hükümler uygulanmadığına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karasu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.