Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz yolu denetimini inceleyerek temyiz istemini reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz incelemesinde; yeni yasal düzenlemelerle bu tür kararlar genellikle istinaf denetimine tabi kılınmış olsa da, somut kararın önceki bir bozma sonrası yeniden verildiği ve yürürlükteki eski mevzuat hükümleri gereği temyiz yoluna açık olduğu tespit edilmiştir; yapılan inceleme sonucunda, bozma üzerine yapılan yargılamadaki deliller ve hakimin takdiri yerinde görüldüğünden temyiz itirazları reddedilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yönündeki görüşüne rağmen yerel mahkeme hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/221 E., 2025/668 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında,suça sürüklenen çocuk hakkında Dairemizin 24.09.2024 tarihli ve 2023/1132 Esas, 2024/12986 Karar sayılı bozma kararından sonra 17.12.2025 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının temyiz yoluna tabi olduğu;suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün de karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu; karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.