Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi sonrası yürürlüğe giren yeni tarifelerin poliçe bedelini artırmayacağı, sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı bedelle sınırlı olduğuna dair temyiz kararı.
Özet: Davacı sigortalının, zorunlu deprem sigortası poliçesinde belirtilen azami sigorta bedeli davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesine rağmen, poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren yeni tarife tebliğine dayanarak ek tazminat talep ettiği davada, mahkeme, sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı bedelle sınırlı olduğu ve yeni tarifenin otomatik olarak poliçe bedelini artırmayacağı gerekçesiyle, daha önceki bozma kararına uygun olarak davacının ek tazminat talebini reddeden itiraz hakem heyeti kararını onamış, davacının aydınlatma yükümlülüğü ve zeyilname zorunluluğu argümanlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2026/4 Değişik İş, 2026/5 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 313.600,00 TL ödendiğini, yeni Tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 313.600,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.11.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 313.600,00 TL'nin 05.11.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 06.01.2025 tarihli ve 2024/İHK-73877 Karar sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İtiraz Hakem Heyetinin 06.01.2025 tarihli ve 2024/İHK-73877 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin yazılı delili olan, dosya içerisinde bulunan 12.09.2022 tarihli poliçede sigorta bedelinin 320.000,00 TL olarak belirlendiği ve her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalının muafiyet düşüldükten sonra kalan 313.600,00 TL sigorta bedelinin tamamını 24.03.2023 tarihinde davacıya ödediği, TTK'nın 1461. maddesi ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları B.3.1 maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, başvurunun reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuatta zeyilname yaptırma zorunluluğundan bahsedilmediğini, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, yazılı bilgilendirme yapılmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARARDavacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.