Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, hükümlü ve tutuklu yazışmalarının UYAPa kaydedilmesi genelgesinin iptali kararının temyiz incelemesi.
Özet: Danıştay Onuncu Dairesi, Adalet Bakanlığının ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutukluların, avukatlara veya resmi makamlara gönderilenler dışındaki tüm mektup, faks ve dilekçelerinin taranarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) kaydedilmesini öngören genelgesini, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkeleriyle çeliştiği, yasal denetim yetkisinin kapsamını aştığı ve herhangi bir sakınca taşımayan tamamen özel nitelikteki yazışmaların dahi süresiz olarak elektronik ortama kaydedilmesine yol açarak orantısız müdahaleye neden olduğu gerekçeleriyle iptal etmiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1690 E.  ,  2025/373 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1690
Karar No : 2025/373
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2019/11398, K:2023/6980 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "Dilekçe, mektup ve faksların UYAP sistemine kaydedilmesi" konulu, 10/10/2016 tarih ve 114068 sayılı, Cumhuriyet Başsavcılıklarına dağıtımlı Genelgesi'nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2019/11398, K:2023/6980 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20. maddesi; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, "Kişisel verilerin işlenme şartları" başlıklı 5., "Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları" başlıklı 6. maddeleri; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" başlıklı 68. maddesi; 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'un 2. maddesi; 06/04/2006 tarih ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün "Mektupların gönderilmesi ve gelen mektupların verilmesi" başlıklı 122. maddesi ile "Sakıncalı görülen mektuplar" başlıklı 123. maddesine yer verilerek,
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "Dilekçe, mektup ve faksların UYAP sistemine kaydedilmesi" konulu, 10/10/2016 tarih ve 114068 sayılı dava konusu Genelgesi ile ceza infaz kurumlarında barındırılan başta terör veya örgütlü suçlardan hükümlü ve tutuklular olmak üzere, tüm hükümlü ve tutukluların, resmî makamlara veya savunması için avukatına verdiği kapalı zarf içerisindeki mektup ve fakslar hariç, göndermek istedikleri veya kendilerine gelen diğer mektup, faks ve dilekçelerin mutlaka taranmak suretiyle UYAP sistemine kaydedilmesi gerektiğinin Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirildiği,
5275 sayılı Kanun'da yer verilen her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacağı kuralı ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca, hükümlü ve tutukluların avukatlarına verdiği kapalı zarf içerisindeki mektup ve fakslar dışında kalan yazışmaların taranmak suretiyle UYAP sistemine kaydedilmesine imkan bulunmakla birlikte; bu kayıt işleminin sınırsız ve koşulsuz olduğunun kabulünün mümkün olmadığı,
Söz konusu kayıt yetkisinin; 5275 sayılı Kanun ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'te yer alan kurallar çerçevesinde verilen denetleme yetkisinin kapsam ve sınırları içinde ve bunu ihlal etmeyecek biçimde düzenlenmesi gerektiği,
Bu bağlamda, anılan Tüzük'te mektup okuma komisyonunun ne şekilde çalışacağının ayrıntılı bir şekilde belirlendiği, hükümlü tarafından alınan ve gönderilen mektupların sakıncalı olup olmamasına göre farklı usûller getirildiği, fiziki ortamda sakıncalı olmayan mektupların ilgiliye teslim edilmesi hususu düzenlenirken, bir kopyasının muhafaza edilmesi öngörülmediği hâlde; dava konusu Genelge ile UYAP'a kaydedilecek evraklar hususunda bir istisna öngörülmediğinden, bu durumun, herhangi bir sakınca içermeyen, tamamen özel nitelikte olan ve kişisel mahremiyet kapsamında bulunan mektupların dahi zaman ve nitelik sınırlaması olmaksızın elektronik ortama kaydedilmesi sonucunu doğuracağı,
Bakanlığın yazısında tüm hükümlü ve tutukluların, resmi makamlara veya savunması için avukatına verdiği kapalı zarf içindeki mektup ve fakslar hariç, diğer tüm faks ve dilekçelerin taranmak suretiyle UYAP sistemine kaydedilmesi gerektiği belirtildiğinden, tutuklu ve hükümlülerin yargısal süreçlerle hiçbir ilgisi olmayan, kişisel verilerini de içerebilecek olan özel yazışmalarının da sakıncalı olup olmadığına bakılmaksızın UYAP sistemine kaydedileceği, bu özel yazışmaların ne kadar süreyle sistemde saklı tutulacağı, bunların üçüncü kişilerin erişimine ve kullanımına açılıp açılmayacağı, ceza infaz kurumu tarafından hangi mercilerle paylaşılıp paylaşılamayacağı ve bunun nasıl olacağı hususlarında da belirsizliğin söz konusu olduğu,
Bu itibarla, hükümlü ve tutukluların, herhangi bir sakınca içermeyen, tamamen özel nitelikte olan veya önleyici, koruyucu önlemler açısından herhangi bir değer taşımayan, kişisel mahremiyet kapsamında bulunan mektup ve belgelerinin, süresiz şekilde elektronik ortama kaydedilmesi sonucunu doğuracak olan ve ayrıca söz konusu mektup ve belgelerin kaydı, muhafazası, erişimi ve imhası hususunda herhangi bir sınır ve koşul getirmeyen dava konusu Genelge'nin bu hâliyle ve açıklanan yönleriyle hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
Dava konusu Genelge'nin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" başlıklı 68. maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün "Mektupların gönderilmesi ve gelen mektupların verilmesi" başlıklı 122. "Sakıncalı görülen mektuplar" başlıklı 123. maddesi ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının 18/12/2007 tarih ve 6625 sayılı Genelgesinde, Bakanlık Merkez birimlerinde DYS’nin hizmete konulduğu ve evrak akışının sistem üzerinden yapılmaya başlandığı, Bakanlık ile yapılacak tüm yazışmaların sistem üzerinden DYS yoluyla yürütülmesi, bu şekilde yapılacak yazışmalarda evrakın tüm ekleriyle birlikte sisteme katılması, DYS dışında gönderilen belgeler ile DYS ortamında eksik gönderilen belgelerin işleme tabi tutulmadan mahalline iade edileceğinin belirtildiği göz önüne alındığında, tesis edilen Genelge'nin hukuka uygun olduğu, öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 2017/24776 sayılı bireysel başvuruya istinaden verilen 24/05/2018 tarihli kararında, mahpusların yazışmalarının UYAP sistemine kaydedilmesinden ibaret olan müdahalenin başvurucuya aşırı bir külfet yüklemediği ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin sağlanmasındaki kamu yararı ile başvurucunun haberleşme hürriyetinin ve kişisel verilerinin korunmasındaki bireysel yarar arasındaki makul dengenin gözetildiği sonucuna varılarak, hükümlü ve tutuklulara ait mektupların UYAP sistemine kaydedilmesinin Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ve 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 16/11/2023 tarih ve E:2019/11398, K:2023/6980 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Dava konusu Genelge'nin 5271 sayılı Kanun'un 38/A maddesi, 5275 sayılı Kanun'un sayılı 68. maddesi, 06/04/2006 tarih ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 122. ve 123. maddeleri ile 1712 sayılı Kanun'un 2. maddesine dayanılarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
UYAP, 2008 yılından itibaren ülke genelindeki yargı birimleri tarafından tüm işlemlerde etkin biçimde kullanılmakta olup, hükümlü ve tutukluların tüm infaz işlemleri de UYAP sistemi üzerinden yürütülmektedir.
Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü veya tutukluların yaptıkları yazışmaların denetimi ve sınırlandırılması 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesine dayanmakta olup, ilgili yazışmanın incelenerek içeriğinin denetlenmesi sonucu sakıncalı olarak değerlendirilen yazışmanın, hakkındaki yargısal işlemlerin tamamlanmasına kadar kurumca muhafaza edilmesi kanuni bir zorunluluktur.
Yargı birimleri tarafından gerçekleştirilen idari veya yargısal işlemlerde, fiziki evrak UYAP sistemine kaydedildiğinden, bu evraklarda kişisel bilgilerin yer alması mümkün olup, kişisel veri niteliğinde olan bu bilgilerin sisteme hangi kurallar çerçevesinde, hangi amaçla ve kimler tarafından kaydedileceği ve saklanacağı, ilgili kanunda düzenlenmektedir.
Diğer taraftan 6698 sayılı Kanun gereğince kişisel verilerinin ilgilinin rızası dışında kaydedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, kamu güvenliği gibi bazı istisnai hâllerde kişinin rızası olmaksızın verilerin kaydedilebileceği hususu da düzenlenmiştir. İnfaz kurumları da kamu güvenliği kapsamında, güvenliğin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla tutuklu ve hükümlülerin yazışmalarını denetlerken yazışma hakkında birtakım idari ve yargısal işlemler yapılacağından ilgili yazışmanın diğer bilgiler gibi UYAP sistemine kaydedilmesi olağandır.
Hükümlü veya tutuklulara ait mektupların UYAP sistemine kaydedilerek söz konusu mektuplarda yer alan bilgilerin suç işlenmesinin önlenmesi, infaz kurumu güvenliğinin sağlanması kapsamında denetlendiği ve bu kapsamda ceza infaz kurumlarının mevcudu ile personel sayısı dikkate alındığında tutuklu veya hükümlülerin yazışmalarının denetlenmesi amacıyla, yazışmaların UYAP sistemine kaydedilerek denetimin tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesi amacıyla tesis edildiği anlaşılan dava konusu Genelge'de kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması bakımından kamu yararı bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, hükümlü ve tutukluların UYAP'a kaydedilmesi öngörülen, göndermek istedikleri veya kendilerine gelen mektup, faks ve dilekçelerin muhafazası hususunda, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda yeterli düzenlemenin mevcut olduğu, kaldı ki, bilgilere erişim yetkisi bulunan kişilerin bunu kötüye kullanması veya kanunda öngörülen hâller dışında başka kişi ve kurumlara vermesi veya onların erişimine açık hâle getirmesi hâlinde bunlara yönelik olarak uygulanacak idari, cezai ve hukuki müeyyideler de 6698 sayılı Kanun'da öngörülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.