Yargıtay 9. Ceza Dairesi, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkum suça sürüklenen çocuğun ceza hesaplamasındaki TCK 43/1, 31/3 ve 62. madde uygulama yanlışını düzelterek hükmü onadı.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkum edilen suça sürüklenen çocuğun müdafii tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, davanın zamanaşımına uğraması, yeni delillerin değerlendirilmemesi, mağdure ifadelerinin tutarsızlığı ve raporlardaki çelişkiler gibi itirazlar reddedilirken, hükmedilen cezanın zincirleme suç hükümleri ve ceza kanununun ilgili maddelerinin hatalı uygulanması nedeniyle fazla belirlendiği tespit edilerek, bu hukuka aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi suretiyle mahkumiyet hükmü onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         2025/6151 E.  ,  2026/2643 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/377 E., 2025/45 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, belirlenen tarihte müdafiin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan değerlendirmede, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Amasya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, davanın zamanaşımına uğradığına, bozma sonrası yapılan yargılamada sundukları yeni delillerin değerlendirilmediğine, mağdure ve annesinin iftira attıklarını böyle bir şeyin yaşanmadığını ifade etmelerine rağmen dikkate alınmadığına, mağdurenin ifadeleri tutarlı olmadığı için hükme esas alınamayacağına, raporlar arasında çelişki olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde bipolar bozukluk yaşadığı için cezai sorumluluğunun olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi gereğince yapılacak artırımın aynı Kanun'un 103/2. maddesine göre belirlenen ceza üzerinden yapılıp, bulunan artırım miktarının aynı Kanun'un 103/6. maddesi ile tayin edilen 15 yıl hapis cezasına ilavesi gerekirken; yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesine göre hükmedilen 15 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 43/1. maddesinin tatbiki ve sonrasında aynı Kanun'un 31/3 ve 62. maddelerinin belirlenen bu ceza üzerinden uygulanması suretiyle fazla ceza tayini Dairemizce düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Amasya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 31/3 ve 62. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerdeki ''... 18... AY...'', "... 12... AY..." ve ''... 10... AY ...'' ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "...17 YIL ...", " 11... AY" ve "... 9 YIL 5 AY 10 GÜN ..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.