Nitelikli cinsel saldırı suçundan beraat eden sanık hakkında, bakanlığın katılma ve temyiz yetkisizliği ile vekaletnamesiz müdafii lehine vekalet ücreti taleplerinin reddedilerek beraat hükmünün oybirliğiyle onanması.
Özet: Temyiz incelemesinde, ağır ceza mahkemesinin nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık hakkında verdiği beraat kararı ele alınarak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı ve dolayısıyla temyiz yetkisi bulunmadığına dair Yargıtay içtihadı birleştirme kararı uyarınca bakanlık vekilinin temyiz talebi reddedilmiş; sanığın baro tarafından görevlendirilen müdafiinin vekalet ücreti talebi ise, dosyada vekaletnamesi bulunmayan avukat lehine hukuki dayanağı olmayan idari nitelikteki asgari ücret tarifesiyle ücreti vekalet hükmedilemeyeceği gerekçesiyle reddedilerek, ilk derece mahkemesinin beraat hükmü onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         2025/9147 E.  ,  2026/4867 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/682 E., 2025/223 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, beraat eden ve müdafii ile temsil edilen sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu itibarla Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığa Baro tarafından görevlendirilen ve dosyada vekaletnamesi bulunmayan sanık müdafii lehine kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.