Mirasçıların 6292 sayılı Kanun kapsamında edinilen taşınmazlarda hisse tespiti davasının, takipsizlik sonrası yasal sürede yenilenmeyerek açılmamış sayılmasına dair temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, mirasbırakanlarına ait olduğunu iddia ettikleri, kadastro tespitiyle Hazine adına tescil edilip sonrasında 6292 sayılı Kanun kapsamında davalılara satılan taşınmazların mirasçıları adına aidiyetinin tespitini talep eden bir dava açmışlardır; ancak, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, davacı vekilinin davayı işlemden kaldırıldıktan sonra yasal üç aylık süre içinde yenilememesi nedeniyle, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş ve davacılar bu usuli kararı temyiz etmişlerdir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/866 E., 2025/2509 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/149 E., 2022/208 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında kullanım kadastrosu sonucunda, 697 parsel sayılı 1.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "üzerindeki bina ve meyve ağaçları ...'in işgalindedir" şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereği satılarak ... adına daha sonra 294,00 metrekaresi ölünceye kadar bakma akdi gereği ... adına tescil edilmiş; 693 parsel sayılı 2.720,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "üzerindeki bina ve meyve ağaçları ... ve ...'in işgalindedir" şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare 6292 sayılı Kanun gereği satılarak 199,00 metrekaresi ... adına tescil edilmiştir.2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müteveffa ...'ın mirasçıları olduğunu, 693 parsel sayılı taşınmazın 199,00 metrekarelik kısmının 2/B ile davalı ... adına tespit edildiğini, akabinde ...'in tapuda bu yeri kendi adına devir ve tescil ettirdiğini, taşınmazın ortak muris ...'a ait olduğunu, taşınmaz üzerinde 4 katlı binanın mevcut olduğunu, 697 parsel sayılı taşınmazın 294,00 metrekarelik kısmının da davalı ... ve muris ... tarafından eşit hisse ile satın alındığını, kadastro sırasında sadece ...'e aitmiş gibi tespit edildiğini, daha sonra ...'in kendi adına satın alıp tescil ettirdiğini, daha sonra da davalı ...'a sattığını, burada da muris adına 1/2 hissenin mevcut olduğunu belirterek, dava 693 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın muris... mirasçılarına ait olduğunun tespit edilmesini ve dava konusu 697 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin muris... mirasçılarına ait olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in sağ iken muris muvazaası iddiasında bulunulamayacağını, iki farklı iddia ile iki farklı parsele tek dosyada dava açılamayacağını, hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini ve ...'ın iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan işbu davanın, işlemden kaldırıldığı 28.12.2021 tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği, davacı vekili tarafından 28.12.2021 tarihinde takipsiz bırakılan davanın yasal 3 aylık süre içinde yenilenmediği, 6100 Kanun'un 150/5. maddesi uyarınca davanın sürenin dolduğu gün 28.03.2022 tarihi itibarıyla açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davacı tarafından 28.12.2021 tarihinde takipsiz bırakılan davanın yasal 3 aylık süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla 6100 sayılı Kanun’un 150/5. maddesi uyarınca davanın sürenin dolduğu gün 28.03.2022 tarihi itibarıyla açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli davacılar vekilinin de iştirak ettiği 4. celsede davacılar vekiline harç ikmali için süre verilerek duruşmanın 28.12.2021 tarihine bırakıldığı, 28.12.2021 tarihinde yapılan duruşmada davacılar vekilinin duruşmaya iştirak etmediği, davalı vekilinin davayı takip etmediklerini beyan ettiğinden, taraflarca takip edilmeyen dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve sonrasında yasal süresi içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacılar vekilinin bir önceki duruşmada hazır olup duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, duruşmaya iştirak edilmeyip mazeret de bildirilmediğine göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hukuka ve kanun hükümlerine aykırı kesin süre verildiğini, yapılacak işlemin tek tek belirtilmediğini, açık ve eksiksiz yazılmadığını, dava değerinin neden ibaret olduğu ve buna ilişkin harcın miktarının belirtilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacılarının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararındaki ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.