Taşınmazda 6292 sayılı Kanun kapsamında kazanılan 1/3 hisse zilyetlik ve kullanım hakkının tapu beyanlar hanesine şerhi talebinin, kadastro güncellemesi sonrası hak iddiası nedeniyle istinafta reddi.
Özet: Davacı, hazineye ait bir taşınmazın 1/3 hissesinin zilyetliğini önceki kullanıcıdan edinerek diğer davalıyla yaptığı anlaşma uyarınca 6292 sayılı Kanun kapsamında hazineden satın alma sürecini yürütmesi beklenirken payının tanınmaması üzerine, 1/3 hissesinin kullanıcısı olduğunun tespiti ve tapuya şerh edilmesi veya satın alma yetkisinin kendisinde olduğunun tespiti talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davacının 1/3 oranında şahsi hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi davacının taleplerinin güncellemeler sonrası hakka dayalı olması sebebiyle dinlenebilirliğini değerlendirmeye başlamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/5235 E.  ,  2026/4667 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2168 E., 2025/543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/491 E., 2024/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 2080 parsel sayılı 5.353,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "...'in 1977 yılından bu yana kullanımındadır" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetliğinin müvekkili ile davalı ... tarafından 1/3 hissesi müvekkilinin olacak şekilde 2012 yılında ...'ten alındığını, o tarihten beri de 1/3 hissesinin müvekkilinin olacak şekilde kullanımın devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği Hazine'den 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 sayılı Kanun) gereği kullanıcı tespit ve satın alma işlemlerinin ... tarafından yapılacağını, zilyetliği devreden ...'ya ve gerek Hazine'ye 1/3 hisse ödemesinin müvekkili tarafından yapılacağını, ...'ya ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını, 11.06.2012 tarihinde 2.000,00 TL başvuru bedeli ödenerek Hazineye satın alma müracaatı yapıldığını, Hazinenin satış bedelini belirleyerek 2018 Temmuz ayında davalı ...'e tebliğ ettiğini, müvekkilinin bunu duyunca 1/3 payın muvafakati için davalıyı aradığını ancak davalının muvafakat vermediğini belirterek, dava konusu taşınmazın 1/3 hissesinin kullanıcısının müvekkili olduğunun tespit edilmesini ve tapunun beyanlar hanesine yazılmasını talep etmiş; bilahare, davacı ... vekili ıslah dilekçesinde; terditli olarak, öncelikle dava konusu taşınmazda 1/3 hissenin zilyet ve kullanıcısının müvekkili olduğunun tespitine ve beyanlar hanesine yazılmasına, bu talepleri kabul edilmediği halde 1/3 hissenin satın alma yetkisinin müvekkilinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanağının mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın, 1993 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...'ün kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, tapuda zilyetlik şerhi olan şahsın dava konusu taşınmazda bulunan zilyetliğini davalı ..., ... ve davacı ...'e devretmesi sonucunda dava konusu taşınmazın ... ve ... arasında yapılan imzası ... tarafından kabul edilen sözleşmeye göre 1/3'ünün tapu alındıktan sonra ...'e devredileceği konusunda aralarında sözleşme yaptıkları, bu nedenle tapu başvurusunun davalı ... tarafından başvurulduğu ve bu kişiye Hazine tarafından satış işlemi yapıldığı ancak satış işlemleri İlk Derece Mahkemesince konulan tedbir nedeniyle tamamlanamadığından dava konusu taşınmazın zilyetliğinin davacı ve davalının birlikte tapuda hak sahibi olan kişiden 1/3 oranında devraldıklarının anlaşıldığı, davacı ...'e dava konusu taşınmazda 1/3 oranında şahsi hakkının olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 1/3 hissesinin zilyet ve kullanıcısının davacı olduğunun tespitine, bu durumun tapunun beyanlar hanesine şerh olarak yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Güncelleme çalışmasının 2011 yılında yapıldığı, davacının bu tarihten sonra 2012 yılında yapılan satın almaya dayandığı ve davacı vekilinin davalarının açıkça güncellemeden sonraki hakka dayalı olduğunu bildirmesi karşısında davacının taşınmazın beyanlar hanesine 1/3 hisse olarak kullanıcı olduğunun şerhine yönelik talebinin dinlenebilir olmadığı, bu talebin ancak idareye başvurmak suretiyle yeniden güncelleme yapılması talebi olarak ileri sürülebileceği, terditli talebinin ise davacı ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca taşınmazı 6292 sayılı Kanun uyarınca satın alma hakkının 1/3'ünün davacıya ait olduğunun tespitine yönelik olduğu, ne var ki şerh sahibi ...'ün muvafakatname ile satın alma yetkisinin tamamını davalı ...'e devrettiği, davacı bu devir tarihinden sonraki davalı ile arasındaki adi yazılı sözleşmeye dayanarak 1/3'ünün satın alma hakkının kendisine aidiyetinin tespitini istediği, ancak resmi silsile uyarınca satış hak sahipliği durumunun taşınmazın sahibi olan Hazine ile muvafakat sahibi davalı arasında olduğu, bu durumda davalıya verilen muvafakat iptal edilmediği sürece, bu muvafakatin tarafı olmayan davacının, davalı ile arasındaki sözleşmeye dayanarak, bu muvafakat karşısında 1/3 payı satın alma hakkının kendisine ait olduğunun tespitini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı, kaldı ki davacının dayandığı sözleşmede de taşınmazı Milli Emlaktan satın alma hususunda davalı ...'in yetkili olduğunun açıkça yazılı olduğu, muvafakatin de buna uygun olduğu, bunun dışında tapu kaydı davalı adına oluştuktan sonra bir kısmının davacıya devri veya aralarındaki sözleşme uyarınca ödenen bir bedel varsa bunun için açılacak davaların da tespit davası değil, eda davası niteliğini taşıması gerektiği, bu halde İlk Derece Mahkemesince idareyi yeni bir güncelleme yapmaya zorlanacak şekilde karar verilemeyeceği, Mahkemenin idare yerine geçerek böyle bir işlem yapma olanağının da bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın kanuna, Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin satın aldıktan sonra malik sıfatıyla taşınmazı kullanmaya başladığını, noterde yapılan muvafakatnamenin satın almadan sonra güven ilişkisi içinde sadece davalı lehine düzenlendiğini, yazılı sözleşme gereği 1/3 hissenin davacıya devredilmesi gerekirken davalının müvekkiline haber vermeden Hazineden satın almaya çalıştığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkının ve satın alma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.