Kanuni temsilcinin görevinden ayrıldığı tarihten sonraki veya borcun vadesinde temsilci olmadığı dönemlere ait şirket vergi borçlarından sorumlu tutulamayarak adına düzenlenen ödeme emrinin iptali kararı Danıştay tarafından onandı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir şirketin Özel Tüketim Vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline yönelik kararı onamış; zira ilgili kanuni temsilcinin, dava konusu amme alacağının doğduğu dönemde şirketin temsilcisi olmadığı ve borcun vadesi gelmeden görevinden istifa ettiği, dolayısıyla söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağı yönündeki yerel mahkeme ve bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka uygun bulunduğunu belirtmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/2768 E.  ,  2025/1570 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2768
Karar No : 2025/1570
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Akaryakıt Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2016 yılının Haziran dönemine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl amme borçlusu şirketin 12/03/2019-11/12/2019 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan ve 11/12/2019 tarihinde istifa etmek suretiyle bu görevinden ayrılan davacının bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin olan amme alacaklarının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı, öte yandan, dava konusu ödeme emrine konu amme alacaklarının re'sen tarh sebebi şirketin bir kısım mal alışlarına ait alış belgelerinin ibraz edilmemesi olmasına karşın davacıya gerekli bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi veya vergi inceleme tutanağının imzalanabilmesi için herhangi bir yazının gönderilmediği anlaşıldığından, asıl borçlu şirket adına kesinleştiği ileri sürülen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince; davacının kanuni temsilcilik görevinden istifa ettiği tarihten sonraki dönemlere ilişkin amme alacaklarından sorumlu tutulamayacağı ve davacıya tarh nedeni ile ilgili gerekli bilgi ve belgelerin ibraz edebilmesi için yazı gönderilmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de; 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 10. maddesine dayanılarak düzenlenen ödeme emrine konu 2016 yılının Haziran dönemine ait amme alacaklarının 05/02/2022 vade tarihli olduğu, 12/03/2019-11/12/2019 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacının borcun doğduğu veya ödenmesi gerektiği tarihte kanuni temsilci sıfatını taşımadığının anlaşılması karşısında, anılan amme alacaklarından sorumlu tutulamayacağı açık olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketin kanuni temsilcisi olan davacının şirket borçlarından sorumlu olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.