Sözleşmeli subayın FETÖ/PDY iltisakı şüphesi, sicil notu düşüklüğü ve menfi kanaatler gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin idarenin takdir yetkisi kapsamında hukuka uygunluğu yargılaması.
Özet: Bu hukuki metin, sözleşmeli bir subayın hizmet sözleşmesinin, idarenin FETÖ/PDY ile belirlenemeyen bir iltisak iddiasına (ki subay bunu eşinin atamasıyla ilgili iki telefon görüşmesi olarak açıklar), düşük sicil notuna ve iki menfi kanaate dayanan yenilememe kararını incelemekte; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri idarenin geniş takdir yetkisini hukuka uygun bulurken, subay ise takdir yetkisinin keyfi kullanıldığını, hakkında FETÖ/PDY soruşturması olmadığını, telefon görüşmelerine dair idarenin aksini ispatlayamadığını ve sicil notu ile menfi kanaatlere ilişkin mevzuatta açık bir yenilememe hükmü bulunmadığını savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2021/7264Karar No : 2025/2819 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, 2020 yılı Subay ve Astsubay Sözleşme Yenileme İşlemleri kapsamında hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda sözleşmenin feshedilmesi değil, süresi sona ermiş olan bir sözleşmenin yenilenmemesi durumunun bulunduğu ve bu haliyle idarenin; emrinde, güvenlik hizmetinde görev vereceği personelin seçimi konusundaki takdir yetkisinin daha geniş olduğu ve bir personelle idarenin yeni dönemde yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararıyla zorlamanın, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine ilişkin Anayasa ve Kanun kurallarının ihlali anlamına geleceği, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı hakkındaki "kendisinin FETÖ/PDY tarafından mahrem hizmetler olarak adlandırılan askeri personel sorumlularından U.E. isimli şahısla 30/05/2016 - 20/06/2016 tarihleri arasında mahiyeti belirlenemeyen iltisakının bulunduğu" şeklindeki tespit, son sicil notunun 86,87 olması, 2 adet menfi kanaat bulunması hususlarının yanında ayrıca idarenin, kanunla kendisine tanınmış olan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı ve özel nedenlere dayandırdığı noktasında somut bir saptama da bulunmaması karşısında idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuka uygun bir şekilde kullanılması suretiyle tesis edildiği sonucuna varılan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşleme gerekçe gösterilen istihbari bilginin dayanağının FETÖ’cü bir asker kişi ile yapılan iki telefon konuşması olduğu, bu bilginin dışında bir bilgi belge bulunmadığı, U.E. isimli şahısla, eşinin ataması ile ilgili bilgi almak amacıyla iki kez telefonla görüştüğü, bir kez olsun yüzyüze görüşmediği, bu görüşme dışında adı geçen kişi ile tek bir irtibatının dahi olmadığı, davalı idarenin en ufak bir araştırma bile yapmadan sadece bu bilgiye dayanarak kendisini ceza mahkemesi yerine koyup FETÖ/PDY ile iltisakı olabileceği kararı ile sözleşmesini yenilemediği, takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığı, sicil notunun 90’ın altında olması durumunda sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin bir mevzuat hükmü bulunmadığı, hakkındaki menfi kanaatlerin istihbari bilgiye dayandığı, hükme esas alınamayacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği, irtibat ve iltisakı kapsamında yürütülen bir yargılama bulunmadığı, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri personel sorumlularından U.E. isimli şahısla 30/05/2016 - 20/06/2016 tarihleri arasında mahiyeti belirlenemeyen iltisakının bulunduğu yolundaki istihbari bilgi notu ile düşük sicil notu (86,67) ve 2 menfi kanaate dayanılarak sözleşmesinin yenilenmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından aşamalardaki tüm dilekçelerde, U.E. isimli şahısla, bu şahsın atamadan sorumlu olması hasebiyle eşinin ataması ile ilgili bilgi almak amacıyla bir başka askerin yönlendirmesi yoluyla iki kez telefonla görüştüğünün istikrarlı şekilde beyan edilmesine rağmen, davalı idarece bu beyanın aksini kanıtlar şekilde somut bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı; öte yandan sicil notu ortalamasının % 90'ın altında olması durumunda sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin bir mevzuat hükmünün bulunmadığı; bununla birlikte dayanılan diğer sebep unsurunun ise 2 menfi kanaat notu olduğu, dosyada mevcut personel tanıtma kartında "2 menfi, 1 müspet" kanaatin bulunduğu görülmekle birlikte nitelik belgesinin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla menfi kanaatlerin hangi döneme ait ve içeriğinin ne olduğunun saptanamadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince bu hususlar araştırılmadan eksik araştırma ile verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, ... Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, 2020 yılı Subay ve Astsubay Sözleşme Yenileme İşlemleri kapsamında hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği, irtibat ve iltisakı kapsamında yürütülen bir yargılama bulunmadığı, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri personel sorumlularından U.E. isimli şahısla 30/05/2016 - 20/06/2016 tarihleri arasında mahiyeti belirlenemeyen iltisakının bulunduğu yolundaki istihbari bilgi notu ile düşük sicil notu (86,67) ve 2 menfi kanaate dayanılarak sözleşmesinin yenilenmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından aşamalardaki tüm dilekçelerde, U.E. isimli şahısla, bu şahsın atamadan sorumlu olması hasebiyle eşinin ataması ile ilgili bilgi almak amacıyla bir başka askerin yönlendirmesi yoluyla iki kez telefonla görüştüğünün istikrarlı şekilde beyan edilmesine rağmen, davalı idarece bu beyanın aksini kanıtlar şekilde somut bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı; öte yandan sicil notu ortalamasının % 90'ın altında olması durumunda sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin bir mevzuat hükmünün bulunmadığı; bununla birlikte dayanılan diğer sebep unsurunun ise 2 menfi kanaat notu olduğu, dosyada mevcut personel tanıtma kartında "2 menfi, 1 müspet" kanaatin bulunduğu görülmekle birlikte nitelik belgesinin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla menfi kanaatlerin hangi döneme ait ve içeriğinin ne olduğunun saptanamadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince bu hususlar araştırılmadan eksik araştırma ile verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.