Kaçakçılık suçu yargılamasında hazine ve maliye bakanlığının temyiz yetkisinin bulunmadığı, sanıkların hukuki durumunun lehe kanun karşılaştırması yapılmaksızın karma uygulama ile belirlenmesi ve vekalet ücreti hatası nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, Hazine ve Maliye Bakanlığının doğrudan zarar görmediği için temyiz yetkisinin bulunmadığı tespitiyle itirazının reddedilmesinin yanı sıra, sanıklar hakkındaki kararın birden fazla kanun değişikliği sonrası en lehe olan hükmün tespiti için karşılaştırma yapılmadan karma uygulama yapılması ve suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi yerine Hazine ve Maliye Bakanlığına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekçeleriyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/201 E., 2025/284 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, nakil araçlarının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmi bozmaHazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; atılı suçun mahiyetine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılma ve hükümleri temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafîin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Hazine ve Maliye Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi YönündenSanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ve Maliye Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II- Katılan ... İdaresi vekili, Sanık ..., Sanıklar ..., ... ve ... Müdafîin Temyiz İstemleri Yönünden;Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak , 1.Sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/2. ve 4/2. maddeleri ile suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/2. 4/2. maddeleri ve suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/2, 4/2 ve 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değiştirilen 3/23. maddeleri kapsamında kaldığı nazara alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan Kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,2.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ... İdaresi yerine suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın gerekçeli kararda katılan olarak gösterilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafîin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.