Kadastro tespitiyle Hazine adına kaydedilen taşınmazların zilyetliğe dayalı özel mülkiyet taleplerinde, ilk derece mahkemesi kararının hava fotoğrafı incelemesi eksikliği ve bilirkişi çelişkileri nedeniyle 8. Hukuk Dairesince bozulması.
Özet: Davacılar tarafından Ağrıda hazine adına tespit edilen taşınmazların uzun süreli zilyetliğe dayanarak kadastro tespitlerinin iptali ve kendi adlarına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ve kısmen reddine dair kararı, Yüksek Mahkemece, taşınmazların niteliğini ve zilyetliğin şekil ve süresini belirlemede hava fotoğraflarından yararlanılmaması, çelişkili tek kişilik bilirkişi raporuna dayanılması ve keşif beyanlarındaki tutarsızlıkların giderilmemesi gibi eksik araştırma ve inceleme gerekçeleriyle bozulmuş olup, doğru sonuca ulaşılması için eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğraflarının incelenmesi talimatı verilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/1 E., 2024/11 K. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... mirasçısı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Ağrı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro tespiti sırasında, 1 01... , 53, 61 , 62... parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla 25.931,25 m², 27.110,45 m², 23.862,74 m², 5.356,04 m² ve 5.520,43 m² yüzölçümlü olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Asıl dosya davacı ... dava dilekçesinde; 1 01... ve 63 parsel sayılı taşınmazların uzun zamandır nizasız, fasılasız tasarrufu altında olduğunu belirterek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kendi adına tapuya tescillerini talep etmiştir.3. Birleşen dosya davacıları ... ve ... dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmazın uzun zamandır nizasız, fasılasız tasarrufları altında olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitlerinin iptali ile kendi adlarına tapuya tescillerini talep etmişlerdir.4. Birleşen dosya davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmazın uzun zamandır nizasız, fasılasız tasarrufları altında olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kendi adlarına tapuya tescilini talep etmişlerdir.5. Birleşen dosya davacı ... dava dilekçesinde; 1 01... , 62... parsel sayılı taşınmazların uzun zamandır nizasız, fasılasız tasarrufu altında olduğunu, eşinin dedesinden babasına ondan eşine, eşinden kendine kaldığını belirterek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kendi adına tapuya tescillerini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesi vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2013/33 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı ile davacı ...'ün davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... ve 63 parsel sayılı taşınmazların mevcut kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptaline, aynı vasıf ve yüzölçümüyle davacının üst soyu muris ...'ün veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları adlarına tapuya tesciline, davacı ...'nun davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın mevcut kadastro tespitnin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçüm ile davacı adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönündeki davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın mevcut kadastro tespitnin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçüm ile davacı adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönündeki davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ... 'ün davasının reddine, davacı ...'ın 1 01... parsel yönündeki davasının reddine, davacı ...'ın 1 01... parsel yönündeki davasının feragat nedeniyle reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönündeki davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın mevcut kadastro tespitinin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçüm ile davacının üst soyu olan muris ...'ın veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMAİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2021/3331 Esas ve 2022/1430 Karar sayılı ilamıyla "bir arazinin niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi, tek kişilik zirai bilirkişi raporu ile yetinildiği, rapor içeriğinde dava konusu taşınmazlardan 1 01... parsel sayılı taşınmazın "ham toprak" vasfında olduğu belirtildiği halde raporun sonuç kısmında bu kez tüm taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp, özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle oluşan çelişki üzerinde durulmadığı, taraftan davacılardan ... tarafından açılıp, ayrı yürüyen ve bilahare eldeki dosya ile birleştirilen dosyada yapılan keşif sırasında alınan beyanlar ile anılan dosyanın eldeki dosya ile birleştirilmesinden sonra yapılan keşifte alınan beyanlar birbiri ile çelişkili olduğu halde bu çelişkiler de giderilmediği, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği, hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazlara ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere ait) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, diğer taraftan çekişmeli taşınmazlara komşu tüm taşınmazların kadastro tutanakları, tutanaklarına belge (tapu kaydı, vergi kaydı vs.) esas alınmış ise bu belgeler, kadastro tespitleri kesinleşmiş ise tesislerinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde tapu kayıtları (tapu kütük sayfalarının), kadastro tespitleri hükmen kesinleşmiş ise hükmen tescillerine esas dava dosyaları ile tespitleri henüz kesinleşmemiş olanların ise dava konusu edildikleri dava dosyaları celbedilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, bu keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, evveliyatı itibariyle imar-ihyaya konu edilebilecek yerlerden olmaları halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerek bu çelişkilerin, gerekse de yukarıda sözü edilen çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, evveliyatı itibarıyla imar-ihyaya konu edilebilecek yerlerden olmaları halinde imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı; ziraat mühendisi bilirkişisi kuruluna, dava konusu taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü, dava konusu taşınmazların niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılmalı ve hangi taşınmaza ait olduğuna dair gerekli açıklamanın yapıldığı fotoğrafların raporlara eklenmesi istenilmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor alınmalı; bu şekilde zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi hükmündeki sınırlamalar yönüyle de araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmeli" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu 1 01... parsel bakımından; Yargıtay dairesinin bozma kararı neticesinde dava konusu taşınmazlar başında Mahkemece bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, jeodezi fotogrametri raporunda incelenen hava fotoğraflarında 1958 yılında dava konusu taşınmazlarda kullanım tespit edilmediği, 19 89... tarihli hava fotoğraflarında kullanım tespit edildiği, 07.06.2024 havale tarihli ziraat raporunda ise dava konusu taşınmazların komşuları ile sabit ve belirgin sınıra sahip olduğu, komşularıyla aynı toprak yapısına ve bitki örtüsüne sahip olup üzerinde mera bitkisi olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğü, merayla sınır olmadığı ve imar ihya gerekmediği, tarla vasıflı kuru tarım arazisi olup ekonomik amaca uygun zilyetlik oluştuğu ve 20 yılı aşkın süredir ekme biçme suretiyle kullanıldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, 29.05.2024 tarihli keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri beyanlarında dava konusu parselin ...'e atadan kalma olduğu, rızai ve harici taksim sonucu davacı ...’e kaldığını, burasının en evvelinde davacının dedesi ...nin kullanımında olduğu, ...ye de ata babasından kaldığını, ...nin vefatından sonra davacının babası ...'ın kullandığını, ...’ın vefatı ile çocuklar arasındaki harici ve rızai taksim sonucu bu taşınmazın .....’in payına düştüğünü, komşularının özel mülkiyete konu araziler olduğu, taşınmazın Hazine ile ilgisi olmadığı ve şahıs arazisi olduğunu beyan ettikleri, dava konusu 1 01... parsel bakımından; ilgili Yargıtay dairesinin bozma kararı neticesinde dava konusu taşınmazlar başında Mahkemece bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, dosya arasına alınan jeodezi-fotogrametri raporunda incelenen hava fotoğraflarında 1958 yılında dava konusu taşınmazlarda kullanım tespit edilmediği, 19 89... tarihli hava fotoğrafında kullanım tespit edildiği, 07.06.2024 havale tarihli ziraat raporunda ise dava konusu taşınmazların komşuları ile sabit ve belirgin sınıra sahip olduğu, komşularıyla aynı toprak yapısına ve bitki örtüsüne sahip olup üzerinde mera bitkisi olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğü, merayla sınır olmadığı ve imar-ihya gerekmediği, tarla vasıflı kuru tarım arazisi olup ekonomik amaca uygun zilyetlik oluştuğu ve 20 yılı aşkın süredir ekme biçme suretiyle kullanıldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, 29.05.2024 tarihli keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri beyanlarında dava konusu parselin ...'na atadan kalma olduğu, ona da babasından kaldığını, davacının babasının vefatı ile çocuklar arasındaki harici ve rızai taksim sonucu bu taşınmazın ...'na kaldığını, komşularının özel mülkiyete konu tarla vasıflı araziler olduğunu, taşınmazın Hazine ile ilgisi olmadığı ve şahıs arazisi olduğunu, her yıl arpa-buğday ekildiğini ancak bu yıl nadasa bırakıldığı için ekilmediğini, davacı ...'nun ekonomik amaca uygun zirai faaliyette bulunduğunu beyan ettikleri, dava konusu 1 01... , 62... parseller bakımından; ilgili Dairemizin bozma kararı neticesinde dava konusu taşınmazlar başında Mahkemece bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, dosya arasına alınan jeodezi fotogrametri raporunda incelenen hava fotoğraflarında 1958 yılında dava konusu taşınmazlarda kullanım tespit edilmediği, 19 89... tarihli hava fotoğrafında kullanım tespit edildiği, 07.06.2024 havale tarihli ziraat raporunda ise dava konusu taşınmazların komşuları ile sabit ve belirgin sınıra sahip olduğu, komşularıyla aynı toprak yapısına ve bitki örtüsüne sahip olup üzerinde mera bitkisi olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğü kanaatine varıldığı, merayla sınır olmadığı ve imar ihya gerekmediği, tarla vasıflı kuru tarım arazisi olup ekonomik amaca uygun zilyetlik oluştuğu ve 20 yılı aşkın süredir ekme biçme suretiyle kullanıldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, 29.05.2024 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişileri beyanlarında dava konusu parselin ...'a atadan kalma olduğu, en az 40 yıldır atadan kalma şekilde elinde olduğu, dava konusu taşınmazın en evvelinde ...'a ait olduğu, ...'ın ölümü ile mirasçılarının rızai ve harici taksimi sonucu beyanlar hanesindeki işgalcilerine kaldığını, dava konusu taşınmazın hep tarla olarak kullanıldığını, tespit bilirkişileri ise beyanlarında dava konusu taşınmazın evvelinde davacıların üstsoylarına ait olduğunu, ...'tan sonra taşınmazın 4 erkek çocuğa kaldığını, kızlara adet gereği yer verilmediğini ve kızların da yer talep etmediklerini beyan ettiği, dava konusu parselin taşınmazın davacı ...'a ait olduğunu, ona da babasından kaldığını, babasının vefatı ile mirasçıları arasında yapılan taksim neticesinde taşınmazın davacı ...'a kaldığını, babasının da davacı ...'un da taşınmazı hep aynı sınırlarda kullanıldığını, komşularla sınır ihtilafı olmadığını, beyanlar hanesinde ismi okunan ...'ın davacı ...'un oğlu olduğu ve taşınmazın halihazırda davacı ... ile oğlu ... tarafından ekilip biçildiğini beyan ettikleri, tespit bilirkişileri keşifteki beyanlarında taşınmazın ...'a ait olduğunu, ona da babası ...'den kaldığı, diğer kardeşlere başka yerleri verildiğini, harici taksim ile burasının davacı ...'a kaldığını, tutanakta ... denilmiş ise de kadastro çalışmaları sırasında ...'ın bu yeri oğlu ...'e bağışladığını beyan ettiği için işgalci olarak adını yazıldığını beyan ettikleri, dava konusu 1 01... parsel için mahalli bilirkişiler beyanlarında davacı ... 10 yıl önce İstanbul iline göç ettiğini, ancak buradaki kardeşlerinin her yıl dönüşümlü olarak birinin kullandığını, bu yıl nadasa bırakıldığını, taşınmazın etrafında şahıs tarlaları olup taşınmazın mera ya da hazine ile bir alakası olmadığını, dava konusu yerin en eski tarihinde davacı ...'in dedesi ... tarafından kullanıldığını, dedesi ... vefat ettikten sonra davacının babası ...'ın kendi babasından kaldığı sınırları ile ölünceye kadar kullanmaya devam ettiğini, ...'ı hayatta iken gördüklerini, ... vefat ettikten sonra çocukları arasında yapılan harici taksim neticesinde burasının davacı ...'e kaldığını, tutanak tanıkları beyanlarında; ... ve kardeşlerinin olup kızlara evlenip gittikleri için pay istemediklerini, paylarını erkek kardeşlerine hibe ettiklerini, bu nedenle yer ... ve erkek kardeşlerinin olduğunu, taşınmazın şahıs arazisi olup arpa buğday ekip biçmek suretiyle her yıl nizasız fasılasız tasarrufta bulunduklarını, taşınmazın Hazineyle ilgisi olmadığını, ... 'ün dava konusu taşınmazla ilgisi olmadığını, ... dayanak kaydının ise buraya uymadığını, mevki olarak köyün batısında kaldığını, burasının yolaltı mevki olarak geçtiğini beyan ettikleri" gerekçesiyle davacı ...'ün davasının kabulü ile 1 01... ve 63 parsellerin mevcut kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptali ile kadastro komisyonun tespitindeki aynı vasıf ve yüzölçümü ile davacı ... adına tapuya tesciline, davacı ...'nun davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın mevcut kadastro tespitinin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçümü ile davacı adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönündeki davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın mevcut kadastro tespitinin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçümü ile davacı adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönündeki davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ün davasının reddine, davacı ...'ın 1 01... parsel yönündeki davasının reddine, davacı ...'ın 1 01... parsel yönündeki davasının feragat nedeniyle reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönündeki davasının kabulü ile, 1 01... parsel sayılı taşınmazın mevcut kadastro tespitnin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçüm ile 1/4'er hisse ile ..., ..., ... ve ...'ın mirasçılık belgesindeki hisesi oranında mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde; eksik inceleme yapıldığını ve vergi kaydının yeterince incelenmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, kanuni süresi içinde davanın açılmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 14. madde şartlarının gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının tebliğ edilmediğini, raporun gerekçeli olmadığını, hükme esas alınamayacağını ve mahalli bilirkişi, tutanak tanıklarının beyanlarının hükme esas alınamayacağını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı dava konusu taşınmazlarda davacıların hak sahibi olup olmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçısı ... ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden ...'ten alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.