Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, tanıkların usulüne uygun dinlenmemesi ve orantısız ceza nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan verilen mahkumiyet kararını esastan reddeden hükmü, mahkumiyete esas alınan belirleyici tanık ifadelerinin sanığın sorgulama hakkı sağlanmadan talimatla alınması, istinaf aşamasında dosyaya gelen yeni ifade ve teşhis tutanaklarının duruşmada sanık ve müdafiine okunmaması ve usulüne uygun tanık dinlenmemesi ile cezanın belirlenmesinde orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla ceza tayini gibi temel usul ve esas hataları nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/742 E., 2022/822 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/37 E., 2021/2 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ... A. ve ... H.'nın ifadelerinin talimatla alınması ile yetinilerek hüküm kurulması, 2. İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ... A.'nin ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, şahsın usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesi sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.