Kamulaştırılan taşınmazın can güvenliği riski nedeniyle 2942 sayılı Kanunun 23. maddesi gereği geri alım isteminin reddine dair temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, kamulaştırılan bir taşınmazın, maliklerinin kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığı gerekçesiyle geri alım talebine ilişkin davayı ele almakta; davacılar, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde idarece hiçbir işlem yapılmadığını öne sürerken, davalı idare ise kamulaştırmanın binadaki çatlaklar ve can güvenliği riski nedeniyle yapıldığını, dolayısıyla idarenin yeni bir tesis inşa etme zorunluluğunun bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesi, kamulaştırmanın kişilerin can güvenliği ve yapıdaki tehlikeli durumlar nedeniyle gerçekleştirildiği, bu durumda idarenin taşınmaz üzerinde yeni bir proje veya inşaat yapma yükümlülüğü olmadığı ve kamu güvenliği amacının bu şekilde zaten yerine getirildiği gerekçesiyle davacıların geri alım talebini reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5871 E.  ,  2026/832 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1399 Esas, 2025/131 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 Esas, 2023/39 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 23 üncü maddesi gereği geri alım istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar olduğu ...Mahallesi 1 35... parsel sayılı taşınmazın davalı idarece kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, müvekkilleri ile davalı idare arasında yapılan kamulaştırma uzlaşma görüşmeleri neticesinde tarafların anlaşmaya vararak tapuda tescil işlemlerini gerçekleştirdiklerini, davalı idarece kamulaştırma işleminin gerekçesi olarak taşınmaz üzerinde bulunan binada meydana gelen çatlaklar ve binada oturulamayacak olmasının gösterildiğini, yapılacak olan keşifle de ortaya çıkacağı üzere, bina halihazırda oturulabilecek durumda olduğunu, bu haliyle binada can ve mal kaybına sebebiyet verebilecek herhangi bir durum söz konusu olmadığını, kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma bedelinin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem ve tesis yapılmadığını, taşınmazın davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun herhangi bir teknik incelemeye dayanmadığını, jeolojik sondaj ve etüt çalışması yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idare lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Barajı ve Hes" projesi kapsamındaki "... Köy İrtibat Yolu" inşaatı çalışmaları sırasında, dava dışı üç ayrı taşınmaz ile dava konusu ana taşınmaz ve üzerindeki yapıda hasar meydana geldiği, kişilerin can güvenliğini sağlamak amacıyla bu taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın davalı idare ile maliklerin uzlaşması neticesinde kamulaştırıldığı, kamulaştırma sebebi idarenin herhangi bir projesine ilişkin olmayıp kişilerin can güvenliği sebebine dayandığından, idarenin bir işlem veya tesis yapmasına gerek bulunmayan bu durumda taşınmazın olduğu gibi bırakılmasından söz edilemeyeceğinden, davacılara taşınmazın iadesini talep etme hakkının bulunmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda ise yapıların çatlamış olduğu ve kullanılmasının can ve mal güvenliği açısından son derece sakıncalı olduğu, ana taşınmazın bulunduğu yerdeki yamaç molozu ve toprak karışımı malzemede meydana gelen hareketlenmenin sürekli bir şekilde devam etmesi sebebiyle binanın bulunduğu yamaçta kazı yapılmasının tehlikeli ve uygun olmayacağı yönünde tespitte bulunulduğu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilerek davalı lehine maktu vekâlet ücretinine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.