Denizlide uygulama kadastrosuyla yüzölçümü azalan parselin bilirkişi raporuyla alan eklenerek düzeltilmesi sonrası kesinleşen kararın tavzih talebi.
Özet: Denizlide, uygulama kadastrosu sırasında tapudaki yüzölçümü eksik tescil edilen bir taşınmazın maliki, komşu parsellerin yüzölçümünde artış olduğu iddiasıyla dava açmış; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporları ve keşifler sonucunda tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki uyumsuzlukları tespit ederek, davacının parseline komşu parsellerden ve yoldan eklemeler yapılmak suretiyle taşınmazın sınır ve yüzölçümünü düzelterek tesciline karar vermiş, bu karar temyiz sürecinin ardından kesinleşmiş olup, kadastro müdürlüğü kesinleşen kararın uygulanmasına yönelik tavzih kararı talep etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/2962 E.  ,  2026/4662 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2278 E., 2026/2 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/80 E., 2022/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Denizli ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan 5867 parsel sayılı 8.238,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz yeni 4 82... parsel numarasıyla önce 7.517,57 m² yüzölçümlü olarak, itiraz üzerine komisyon kararıyla 7.571,89 m² yüzölçümlü olarak tescil edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; maliki olduğu 5867 parsel sayılı 8.238,00 m² yüzölçümlü taşınmazının uygulama kadastrosu sırasında 7.571,24 m² olarak tespit edildiğini, taşınmazına komşu parsellerin yüzölçümünde ise artış olduğunu ileri sürerek, taşınmazının eski yüzölçümü ile tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, kadastro tespitinin doğru olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul, esas ve husumet yokluğu ile zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE KESİNLEŞME
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmaza ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto fotoğrafları dosya arasına alınarak yapılan keşif sonrası harita mühendisi ve ziraat mühendisi tarafından düzenlenen raporda tesis kadastro paftasındaki sınır yerleri ile uygulama kadastro paftasındaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle uyumlu olmadığı, yine tesis kadastrosunun zemin ile de uyumsuz olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda davacı parselin ilk tesis kadastrosu sonrası ifraz sonucu oluşması nedeniyle 49 parsel ile olan sınırında davacının lehinde olan ilk tesis sınırlandırması sınırının esas alınması, 52... parseller ile olan sınırlarında arazinin fiili durumu arşiv görüntü üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde davacı parselin 52... parsel ile olan sınırlarında 22-a uygulama sınırlarının esas alınması, 51 parsel ile olan sınırında davacının göstermiş olduğu noktalar ile uyumlu olan 22-a uygulama sınırının esas alınması, davacı parselin yol ile olan sınırında da arşiv görüntülerde bu sınırda ağaç çalılık vb. olması nedeniyle bu sınırın arşiv görüntü üzerinden net olarak değerlendirmesinin uygun olmadığı keşif anında mahalli bilirkişilerin göstermiş olduğu noktalara göre oluşturulan hattın ise ilk tesis sınırlandırmasının içerisinde olması nedeniyle bu sınırda mahalli bilirkişilerin göstermiş olduğu hattın esas alınmasının uygun olacağı hususu ayrıca raporda yapılan açıklamalar neticesinde aşağıdaki krokide (C) ve (E) harfleriyle gösterilen alanların davacı parselin alanına eklenmesinin uygun olacağı" gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğüne izafeten Çevre ve Şehircilik Bakanlığına açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., Hazine ve ... ile ... İlçe Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 4 82... ve 4 82... parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, 05.07.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekli krokisinde (E) harfiyle gösterilen 133,925 m²lik kısmın yoldan alınarak, (C) harfiyle gösterilen 62,123 m²lik kısmın ise davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazdan alınarak, davacıya ait 4 82... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 4 82... parsel sayılı taşınmazın ‭7.713,618‬ m² yüzölçümüyle, davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazın ‭4.876,287‬ m² yüzölçümüyle, tapuya tescil edilmek üzere tapu kütüğüne aktarılmalarına ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; bilahare, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin istinaf ve temyiz başvuruları reddedilerek 24.06.2025 tarihinde kesinleşmiştir.
IV. EK KARAR TALEBİ VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kadastro Müdürülüğünün 22.09.2025 tarihli yazısı ile Denizli Kadastro Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2020/80 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı gereğince ilgili taşınmazların durumunun incelendiğini ve teknik rapor da bahsedildiği şekilde tavzih kararı alınmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2025 tarihli ek kararı ile "Mahkememiz dosyasından verilen 09.02.2022 tarihli ve 2020/80 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararın hüküm kısmının (2) numaralı bendinde; "dava konusu Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesi yeni 4 82... parsel (eski 5867 parsel) ve yeni 4 82... parsel (eski 5868 parsel) numaralı taşınmazlar hakkında, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, 05.07.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekli krokisinde (E) harfiyle gösterilen 133,925 m²lik kısmın yoldan alınarak, (C) harfiyle gösterilen 62,123 m²'ik kısmın ise davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazdan alınarak, davacıya ait 4 82... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 4 82... parsel sayılı taşınmazın ‭7.713,618‬ m² yüzölçümüyle, davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazın ‭4.876,287‬ m² yüzölçümüyle, tapuya tescil edilmek üzere tapu kütüğüne aktarılmalarına" şeklinde hüküm kurulmuş ise de dosyada yapılan incelemede 4 82... parsel yüzölçümü yönünden toplama hatası yapıldığı ve bunun açık hesap hatası niteliğinde olduğu, gerekçeli kararda açıklandığı üzere 05.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve ekli krokisinde 4 82... parselin tescilli yüzölçümünün 7.571,89 m² olmakla (E) harfiyle gösterilen 133,925 m² ve (C) harfiyle gösterilen 62,123 m²nin eklenmesiyle 4 82... parselin 7.767,93 m² olacağı, dolayısıyla 4 82... parsel sayılı taşınmazın hatalı yazılan 7.713,618 m² yüzölçümünün "7.767,93 m² yüzölçümüyle" şeklinde düzeltilmesinin gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) ''Hükmün tashihi'' başlıklı 304. maddesinde; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.'' denildiği, yapılan hatanın açık hesap hatası şeklinde açık hata niteliğinde olduğu ve hükmün düzeltilmesinin tarafların hak ve yükümlülüklerinde değişikliğe neden olmadığı" gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğünün tashih talebinin 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereğince kabulüne, 4 82... ve 49 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, 05.07.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekli krokisinde (E) harfiyle gösterilen 133,925 m²lik kısmın yoldan alınarak, (C) harfiyle gösterilen 62,123 m²lik kısmın ise davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazdan alınarak, davacıya ait 4 82... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 4 82... parsel sayılı taşınmazın 7.767,93 m² yüzölçümüyle, davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazın ‭4.876,287‬ m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Denizli Kadastro Müdürlüğünün tashih talebinin 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereğince kabulüne, dava konusu Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesi yeni 4 82... parsel (eski 5867 parsel) ve yeni 4 82... parsel (eski 5868 parsel) nolu taşınmazlar hakkında, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, 05.07.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekli krokisinde (E) harfiyle gösterilen 133,925 m²lik kısmın yoldan alınarak, (C) harfiyle gösterilen 62,123 m²lik kısmın ise davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazdan alınarak, davacıya ait 4 82... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 4 82... parsel sayılı taşınmazın 7.767,93 m² yüzölçümüyle, davalı ...'a ait aynı yer 49 parsel sayılı taşınmazın ‭4.876,287 m² yüzölçümüyle, tapuya tescil edilmek üzere tapu kütüğüne aktarılmalarına şeklinde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu ve ek kararla davalı idare aleyhine hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tavzih isteminin usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.