Bankanın, işçilerin kazançlarının eksik bildirilmesi ve fazla mesai ödemesi eksikliği gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından resen tahakkuk ettirilen ek prim borçlarının iptali talebiyle açtığı dava.
Özet: Bir banka, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporuna dayanarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2011/ocak-2013/eylül aylarına ilişkin çalışan kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle resen prim tahakkuk edilmesine yönelik işlemin iptali için dava açmış, müfettiş raporundaki tespitlerin usul ve yasaya aykırı, genellemelere dayalı ve gerçek duruma uygun olmadığını, çalışanlara ücretlerin tam ve zamanında ödendiğini, prim borcu tahakkukunun hukuki dayanağı olmadığını savunarak, ihtiyati tedbirle prim tahakkukunun durdurulmasını ve kurum işleminin kaldırılmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/803 E., 2026/26 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2023/305 E., 2024/127 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı’nca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli ... numaralı AŞA/2 sayılı genel denetim istinaden, T.C. ... - ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü - ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle 09.05.2023 Tarih, E-...-202.01.01 -... sayılı yazı sayılı yazı ile müvekkili olan banka ... Şubesine 2011/Ocak ila 2013/Eylül aylarına ilişkin resen prim tahakkuk edileceğinin bildirildiğini, bu yazıya karşı taraflarınca 05.06.2023 tarihinde dilekçe ile itiraz edilmişse de T.C. ... - ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü - ... Sosyal Güvenlik Merkezi 13.06.2023 tarihli E-...-202.01.01- ... sayılı 2013/12 E. sayılı yazı ile itirazlarının reddedildiğini, anılan kararın iptali için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, teftiş kurulu raporuna istinaden ek aylık prim ve hizmet belgeleri girilerek oluşturulan borç tahakkuklarının hiçbir hukuki dayanağı olmayan işlemlerden olduğunu, bu işlemlerin müvekkilini telafisi zor zarar uğrattığını, müvekkili bankanın 1987 tarihinde faaliyet geçtiğini, kısa bir sürede büyüyerek 2012 yıl sonu itibariyle 582 şubesi, 12 bini aşkın çalışanıyla banka sektöründe ilk 5 banka arasında yerini aldığını, müvekkili bankanın 2009 yılında dünyada 100 firmayı alanlarında ulaştıkları başarı için ödüllendirildiğini, dava konusu prim borcuna dayanak gösterilen noksanlık ve mevzuata aykırılık olarak yapılan tespitlerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun ve iş teftiş tüzüğü ile bağdaşmayacak şeklide usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankada çalışanlara ücretlerinin ücret bordrolarına göre brüt üzerinden hesaplanmak sureti ile net ücret olarak süresinde banka hesaplarına ödendiğini, yasa hükmünde de açık bir şekilde yer aldığı üzere ücret ödemelerini süresi içinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen işverenlere prim borcunun tahakkuk edilmesinin idari para ezası uygulanmasının belirtildiğini, buna göre işverenin ücret ödemesini kasıt dışında başka nedenlerden dolayı yapmaması halinde cezai sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, işveren olan müvekkili ile çalışan tüm personel arasında iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde tahakkuk ettirilip ödenmemiş bir ücretin söz konusu olmadığını, davaya konu prim borç tahakkukunun ilgili şube ve çalışanları hakkında iş müfettişleri tarafından yapılan denetimler kapsamında oluşturulmadığını, personellerle görüşmeden, izinli olma, sağlık raporu veya mazeret izinli olma gibi durumlarda fazla mesai ödemesi yapılamayacağı değerlendirilmeden genelleme ve kıyas yoluyla şeffaflıktan uzak bir hesaplama yaptığını, denetim raporunun gerçek duruma uygun olmayan ve bütüne sirayet etmeyen bir yöntemle, genelleme, kıyas, yorum yapılmak suretiyle yapıldığının açık olduğunu, fazla çalışmaların işçinin sözleşme ile belirlenmiş ücretine dahil edilmesi alinde yerleşik yargıtay kararları doğrultusunda 270 saate kadar olan fazla çalışmalarda personelin ayrıca fazla çalışma ücretinin talep edemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili bankanın fazla çalışma ücretini eksik ödediğine ilişkin tespitlerin personellere yapılan prim ödemelerinin göz ardı edilmesi açısından usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple dava, şikayet ve itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile T.C. ... - ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.05.2023 tarih, E-...-202.01.01 -... sayılı kurum yazısına itirazlarını 13.06.2023 tarihli E-...- 202.01.01- ... sayılı 2013/12 Esas numaralı yazı ile reddedildiğinden, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile prim tahakkuk işlemlerinin durdurulmasını ve eksik prim belgesi talep etmek suretiyle prim borç tahakkukuna neden olan kurum işleminin iptaline / kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığınca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli ... numaralı AŞA/2 sayılı genel denetim istinaden, T.C. ... - ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü - ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle 2012/Aralık ila 2013/Eylül aylarına ilişkin resen prim tahakkuk edileceğinin bildirildiğini, bu yazıya karşı taraflarınca 11.07.2023 tarihinde dilekçe ile itiraz edildiğini, itirazlarına bugüne kadar cevap verilmediğinden itirazlarının reddedildiğini, borç tahakkuklarının hiçbir hukuki dayanağı olmayan işlemlerden olduğunu, bu işlemlerin müvekkilini telafisi zor zarar uğrattığını, müvekkili bankanın 1987 tarihinde faaliyet geçtiğini, kısa bir sürede büyüyerek 2012 yıl sonu itibariyle 582 şubesi, 12 bini aşkın çalışanıyla banka sektöründe ilk 5 banka arasında yerini aldığını, müvekkili bankanın 2009 yılında dünyada 100 firmayı alanlarında ulaştıkları başarı için ödüllendirildiğini, dava konusu prim borcuna dayanak gösterilen noksanlık ve mevzuata aykırılık olarak yapılan tespitlerin 4857 Sayılı İş Kanunun ve iş teftiş tüzüğü ile bağdaşmayacak şeklide usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankada çalışanlara ücretlerinin ücret bordrolarına göre brüt üzerinden hesaplanmak sureti ile net ücret olarak süresinde banka hesaplarına ödendiğini, yasa hükmünde de açık bir şekilde yer aldığı üzere ücret ödemelerini süresi içinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen işverenlere prim borcunun tahakkuk edilmesinin idari para ezası uygulanmasının belirtildiğini, buna göre işverenin ücret ödemesini kasıt dışında başka nedenlerden dolayı yapmaması halinde cezai sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, işveren olan müvekkili ile çalışan tüm personel arasında iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde tahakkuk ettirilip ödenmemiş bir ücretin söz konusu olmadığını, davaya konu prim borç tahakkukunun ilgili şube ve çalışanları hakkında iş müfettişleri tarafından yapılan denetimler kapsamında oluşturulmadığını, personellerle görüşmeden, izinli olma, sağlık raporu veya mazeret izinli olma gibi durumlarda fazla mesai ödemesi yapılamayacağı değerlendirilmeden genelleme ve kıyas yoluyla şeffaflıktan uzak bir hesaplama yaptığını, denetim raporunun gerçek duruma uygun olmayan ve bütüne sirayet etmeyen bir yöntemle, genelleme, kıyas, yorum yapılmak suretiyle yapıldığının açık olduğunu, fazla çalışmaların işçinin sözleşme ile belirlenmiş ücretine dahil edilmesi alinde yerleşik yargıtay kararları doğrultusunda 270 saate kadar olan fazla çalışmalarda personelin ayrıca fazla çalışma ücretinin talep edemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili bankanın fazla çalışma ücretini eksik ödediğine ilişkin tespitlerin personellere yapılan prim ödemelerinin göz ardı edilmesi açısından usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple dava, şikayet ve itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile T.C. ... - ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.05.2023 tarih, E-...-202.01.01 -... sayılı Kurum yazısına itirazlarını 13.06.2023 tarihli E-...- 202.01.01- ... sayılı 2013/12 Esas numaralı yazı ile reddedildiğinden, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile prim tahakkuk işlemlerinin durdurulmasını ve eksik prim belgesi talep etmek suretiyle prim borç tahakkukuna neden olan kurum işleminin iptaline / kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.II. CEVAPDavalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bakanlıklarının teftiş başkanlığınca tanzim edilen raporda 32 aylık dönemde 698 şube işyerinde çalışanların fazla çalışma yaptığını, ücretinin ödenmediğinin tespit edildiğini, bu sebeple haksız, mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden açılan davanın kabulü ile 13.06.2023 tarihli E-...- 202.01.01-... sayılı 2013/12 Esas numaralı yazı ile davalı kurum tarafından reddedilen prim tahakkuk işleminin iptaline,Birleşen dava yönünden açılan davanın kabulü ile; ..., ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 2012/Aralık ila 2013/Eylül ayları için düzenlenen Müfredat kartı ile tahakkuk ettirildiğini belirten prim borcu ve buna bağlı gecikme zammı, gecikme faizi ve işsizlik anapara borcunun iptaline , davacı tarafından ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma yapılan -40.596,38 TL'nin ödeme tarihi olan 23.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Yasa’nın 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren faize hükmedilmesine karşın, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmemesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (II) no.lu bendin (b) fıkrasının silinerek yerine "b-)Davacı tarafından ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma yapılan 40.596,38 TL’nin 5510 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.07.2023 tarihinden iadenin yapılacağı ay başına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.