Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, araç muayene kusur tablosundaki teknik inceleme raporu eksikliklerinin hafif kusur sınıflandırmasını temyiz incelemesiyle değerlendiriyor.
Özet: Danıştay Sekizinci Dairesi, araç muayene yönergesinde damperli yükleme ve yangın algılama sistemleri için geçerli teknik inceleme raporu eksikliğini hafif kusur olarak sınıflandıran maddelerin, can ve mal güvenliği gerekçesiyle ağır kusur olarak değiştirilmesi talebini içeren iptal davasında, davacının dava ehliyetini kabul etmekle birlikte, söz konusu eksikliklerin ağır kusur tanımındaki tamir gerektiren durumları karşılamadığını, idarenin kusur gruplarını belirlemede takdir yetkisinin bulunduğunu ve bu hususların yalnızca araç muayeneleriyle sınırlı olmadığını vurgulayarak iptal istemini reddetmiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1813 E.  ,  2025/270 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1813
Karar No : 2025/270
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/03/2024 tarih ve E:2019/8975, K:2024/1402 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yola Elverişlilik Muayenesi ve Muayene Sonucu Belirlenen Eksikliklere İlişkin Kusur Grupları Yönergesi'nin eki olan 03/07/2017 tarihinden itibaren Uygulanacak Kusurlar Tablosu'nun 9.3.8 ve 15.8.2 maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/03/2024 tarih ve E:2019/8975, K:2024/1402 sayılı kararıyla;
Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin 02/08/2018 tarih ve E:2018/2412, K:2018/6182 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/04/2019 tarih ve E:2018/4436, K:2019/1671 sayılı kararı ile bozulduğu ve Danıştay Başkanlık Kurulu Kararı ile yeniden belirlenen iş bölümü nedeniyle uyuşmazlığın Dairelerince incelendiği belirtilmiş,
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeden zarar görebilecek bir vatandaş ve hatalı uygulanan “Araçların İmal, Tadil ve Montajları Hakkında Yönetmelik” ve uygulama teknik ve teknolojilerinde faaliyet gösteren iş sahibi olduğu belirtilerek işbu dava açıldığından davalı idarenin davacının dava açma ehliyeti bulunmadığına yönelik iddiası kabul edilmeyerek işin esası incelenmiş,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 29., 31., 34. ve 35. maddesine; 23/09/2014 tarih ve 25592 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin 1., 5. ve 6. maddesine; 26/10/2016 tarih ve 29869 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 1., 13. ve 15. maddesine yer verilmiş,
Davacının, Uygulanacak Kusurlar Tablosu'nun 9.3.8 (damperli yükleme sistemi: geçerli teknik inceleme raporu yok) ve 15.8.2 (yangın algılama ve alarm sistemi: geçerli teknik inceleme raporu yok) maddelerinin hafif kusur olarak belirlenmesinin can ve mal güvenliğini olumsuz etkileyeceğinden ağır kusur olarak değiştirilmesine yönelik 18/12/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Mevzuat hükümleri uyarınca, karayolunda seyreden motorlu ve motorsuz araçların muayenelerindeki amacın, araçların teknik yeterlilikleri sağlayıp sağlamadıklarını daha etkin ve sağlıklı bir şekilde denetlemek suretiyle araçlar bakımından karayolu trafik güvenliğinin sağlanması olduğu, bu amaçla yürürlüğe konulan Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde araç muayenelerinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yürürlüğe konulan Tip Onay Yönetmelikleri, Araçların İmal Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ile bu Yönetmelikte yapılan düzenlemeler uyarınca belirlenen kusur gruplarına göre yapılacağının, araçların muayeneleri sonucunda tespit edilen eksikliklerden hangilerinin hafif kusur, ağır kusur ve emniyetsiz grubuna girdiğinin Bakanlık tarafından belirlenmesinin öngörüldüğü,
Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde ifade edilen ağır kusurun, aracın muayenesi sonucunda tamirine ihtiyaç duyulacak derecede eksiklikler tespit olunması hali olarak belirtildiği ve ilgili eksiklikler giderilmediği müddetçe muayene işleminin tamamlanmayacağının düzenlendiği, hafif kusurun ise aracın yapılan muayenesi sonrasında yeniden muayenesine gerek duyulmayan bir eksikliğin bulunması hali olarak ifade edildiği,
Bu durumda, Kusurlar Tablosu'nda hafif kusur olarak kabul edilen 9.3.8 (damperli yükleme sistemi: geçerli teknik inceleme raporu yok) ve 15.8.2 (yangın algılama ve alarm sistemi: geçerli teknik inceleme raporu yok) maddelerinde belirtilen geçerli teknik inceleme raporunun bulunmaması halinin (ağır kusur halinde aranılan) muayene edilecek araçta tamire ihtiyaç duyulacak derecede eksiklik kapsamında olmadığı; ayrıca araçların teknik ve temel yeterlilikleri karşılaması ve böylece karayolunda trafik güvenliğini sağlamak amacıyla muayene istasyonlarında belirli araçlarla yapılan sınırlı denetimlerde hangilerinin emniyetsiz, ağır kusur veya hafif kusur grubuna girdiğinin belirlenmesinde davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğunun anlaşıldığı,
Öte yandan, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 13. ve 15. maddelerinde yer alan şartların denetimi ve yaptırımı yalnızca araç muayeneleri ile sınırlı olmayıp, durum ve şartlara göre, araçlarda özelliklerine ve cinslerine göre yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçlerin bulundurulması ve kullanılır durumda olmasını zorunlu kılan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçlarda bulundurulması zorunlu gereçler" başlıklı 31. maddesi uygulanabileceği gibi, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik gereğince AİTM onayı ya da araç uygunluk belgesi düzenlenirken de Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 13. ve 15. maddelerinde yer alan şartların denetiminin yapılacağı,
Sonuç olarak, dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, araç yangınları ve kamyon damperlerinin kontrol dışı açılması nedeniyle oluşan trafik kazaları neticesinde can ve mal kaybının meydana geldiği, karayolu trafik güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu hususta idarenin takdir yetkisinden söz edilemeyeceği, idarenin takdir yetkisi olduğunu kabul eden Daire kararında bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının saptanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 13/03/2024 tarih ve E:2019/8975, K:2024/1402 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava; Yola Elverişlilik Muayenesi ve Muayene Sonucu Belirlenen Eksikliklere İlişkin Kusur Grupları Yönergesi'nin eki olan 03/07/2017 tarihinden itibaren Uygulanacak Kusurlar Tablosu'nun 9.3.8 (damperli yükleme sistemi: geçerli teknik inceleme raporu yok) ve 15.8.2 (yangın algılama ve alarm sistemi: geçerli teknik inceleme raporu yok) maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, karayolunda seyreden motorlu ve motorsuz araçlarının teknik muayenelerini daha etkin ve sağlıklı bir şekilde yapmak, bu suretle araçlar bakımından karayolu trafik güvenliğini sağlamaktır." hükmü yer almıştır.
Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinde "(1) Tadilat yoluyla Ek IV’ün 4.22 maddesinde belirtildiği şekilde yangın algılama ve alarm sistemleri takılan araçların uygunluğu onay kuruluşu veya onay kuruluşu tarafından 107 sayılı BM/AEK Regülasyonu kapsamında görevlendirilen teknik servisler tarafından teknik inceleme raporu ile tevsik edilir. (2) 2005 model ve sonrası M2 ve M3 kategorisi araçlar için, Ek IV’ün 4.22 maddesi veya Ek XIV’ün 2 numaralı maddesi ve alt maddeleri zorunlu olarak uygulanır. (3) Yangın algılama ve alarm sistemi tadilatı için seri tadilat tip onayı alan firmalar, tadilatı kendi montaj adresinin dışında da yapabilir." hükmü; 15. maddesinde ise, "(1) Damperli araçların damperlerinin kalkık durumda trafikte seyretmesini önleyecek tedbirler kapsamında aşağıda belirtilen asgari şartların yerine getirilmesi zorunludur: a) Damper tam olarak indirilmediğinde, aracın seyir hızını 10 km/saatten fazla olmayacak şekilde sınırlayan bir tertibat bulundurulur. İlgili tertibatın testi BM/AEK Regülasyon 89’un Ek V’inde belirtilen hükümlere göre yapılır. Araç 10 km/saat hızın üzerinde seyrederken damperin açılmasını engelleyecek tertibat bulundurulur. b) Araç yürür vaziyetteyken damper açıksa veya açılırsa, araçlarda sürücüyü ikaz etmek için sesli uyarı veren ve sürücünün direkt görüş alanı içerisinde bulunan görsel ikaz sistemleri bulunur. Görsel ikaz için ISO 2575 standardında yer alan E.01, E.02, I.17 veya I.18 olarak tanımlanan sembollerden birinin bulunması yeterlidir. c) PTO (Yardımcı güç çıkışı) devreye alındıktan sonra elle yapılan ilave bir işlem ile damper kaldırılır veya elle yapılan bir işlemin ardından, PTO’nun devreye alınması için el ile ilave bir işlem yapılarak damper kaldırılır. Ayrıca, damperi aracın şasesine kilitleyen bir emniyet kilidi tertibatı bulundurulur. Emniyet kilidinin açılması PTO’nun açık olması şartına, kapatılması ise damperin kapalı olması şartına bağlıdır. (2) Damperli araçlarda bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartların sağlandığı, onay kuruluşu tarafından BM/AEK Regülasyon 89 kapsamında görevlendirilen teknik servis tarafından verilen teknik inceleme raporu ile tevsik edilir. (3) Yeni imal edilecek tam ve tamamlanmamış araçlardan sonraki aşamalarda damper üst yapısı monte edilecek olanlarda birinci ve ikinci fıkra uygulanır. (4) Tamamlanmış araç olarak tescil edilmiş, ancak ilk defa damper üst yapısı monte edilerek tadilat yapılan araçlarda veya ilk defa damperli yarı römork çekmek üzere tadil edilecek tam araçlarda, birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri ile ikinci fıkra uygulanır. (5) Mevcut damperli araçlarda birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri ile ikinci fıkra uygulanır. (6) Dördüncü ve beşinci fıkralarda belirtilen araçlarda ve N1 kategori araçlarda birinci fıkranın (a) bendi uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik maddeleri ile yangın algılama ve alarm sistemleri takılan araçların uygunluğunun ve damperli araçların 15. maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartların sağlandığının onay kuruluşu veya onay kuruluşu tarafından görevlendirilen teknik servisler tarafından teknik inceleme raporu ile tevsik edileceği belirtilmiş ve maddelerde bir kısım araçlar için yangın algılama ve alarm sistemlerinin bulundurulma ve damperli araçların 15. maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları (maddenin 3. ve devamı fıkraları dikkate alınarak) sağlama zorunluluğu getirilmiştir.
Bu durumda, yangın algılama ve alarm sistemlerini bulundurma ve damperli araçlardan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliği'nin 13. ve 15. maddelerinde belirtilen şartları sağlama zorunluluğu bulunan araçlara, bu şartları sağlamaları üzerine ayrıca Yönetmelik gereğince onay kuruluşu veya onay kuruluşu tarafından görevlendirilen teknik servisler tarafından teknik inceleme raporu düzenlenmesi gerektiğinden ve Yönetmelik'te aranan bu zorunluluk halinin doğrudan karayolu trafik güvenliği ile ilgisi bulunduğundan, amacı motorlu ve motorsuz araçlar bakımından karayollarında trafik güvenliğini sağlamak olan muayene hizmetinde teknik inceleme raporunun en azından zorunluluğu olan araçlar açısından bulunması elzemdir.
Ayrıca, davalı idarece damperli yükleme sistemi ve yangın algılama ve alarm sisteminin muayene istasyonlarınca denetiminin donanım ve fiziki şartlar nedeniyle yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de, yangın algılama ve alarm sistemleri bulunan araçların uygunluğunun ve damperli araçların 15. maddenin 1. fıkrasında belirtilen şartları sağladığı hususunda onay kuruluşu veya onay kuruluşu tarafından görevlendirilen teknik servisler tarafından teknik inceleme raporu düzenleneceği belirtildiğinden, muayene ile yetkili kuruluşun yapacağı denetim yalnızca raporun varlığına ilişkin olacağından bu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, Kusurlar Tablosu'nda "damperli yükleme sistemi" ile "yangın algılama ve alarm sistemi"ne ilişkin geçerli teknik inceleme raporu bulunmaması halini hafif kusur olarak niteleyen dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki kararda ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.