Hazine taşınmazı üzerinde zilyetlik iddiasıyla 6292 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince satış talebinin idari işlem niteliği taşıması ve yargı yolunun idari olması.
Özet: Davacılar, murislerinin uzun süreli zilyetliği ve tarımsal kullanımına dayanarak, Hazine adına kayıtlı bir taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında kendilerine bedel karşılığında devrini talep etmişlerdir; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi, bu talebin idari bir işleme ilişkin olduğunu ve söz konusu madde uyarınca idarenin geniş takdir yetkisi bulunduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın adli yargı yerine idari yargının görev alanına girdiğini belirterek davanın usulden reddine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/2884 E.  ,  2026/4661 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/827 E., 2026/67 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/305 E., 2023/544 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 34... parsel sayılı 8.886,35 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 1 34... parsel sayılı taşınmazın, Hazine adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın evveliyatı ...'ye ait iken müvekkillerinin ortak murisi ...'in söz konusu taşınmazı haricen taşınmaz satış sözleşmesi ile satın aldığını, kadastro esnasında muhtar ve mahalli bilirkişilerin hatalı beyanı ile taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, taşınmaza, müvekkillerinin murisi ... tarafından 60 yıldır aralıksız olarak zilyet ve tasarruf edildiğini, müvekkillerinin murisi ...'in 2005 yılında vefat ettiğini, vefatı sonrası taşınmazların mirasçıları arasında rızai taksim edildiğini, taksim sonucunda müvekkillerinin söz konusu taşınmazı günümüze kadar tarımsal amaçlarla aralıksız kullandıklarını, taşınmazın yaklaşık 80 senedir müvekkilleri ve murisi tarafından eklemeli zilyet edilmesi, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 12. maddesi kapsamında şartların oluştuğunu belirterek, taşınmazın müvekkillerine bedel karşılığında devrini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının talebine karşılık Denizli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ... Milli Emlak Müdürlüğü tarafından gerekli işlemlere başlanıldığını, ancak Tarım ve Orman Bakanlığı 5. Bölge Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü tarafından olumsuz yazı cevabı verildiğini, mevzuat gereğince davacının satın alma talebinin uygun görülmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davada, davacı tarafın dayandığı 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca ileri sürdüğü talebinin madde metninde açıkça belirtildiği üzere idari işleme ilişkin olduğuna göre, işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 2. birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere;“İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “ İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Kararı ile 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır. Diğer taraftan, dava konusu taşınmazın 2/B kapsamında orman sınırlarından çıkartılıp 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. madde gereğince kullanım kadastrosu yapılan taşınmazlardan olmadığı, keza bu konuda bir talep de bulunmadığı için zilyetliğin tespiti açısından hukuki yararın da bulunmadığı" gerekçesiyle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda, davacılar vekili uzun zamandır davacıların eklemeli olarak zilyetliklerinde bulunduğunu ve tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını iddia ettiği dava konusu 1 34... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca bedeli mukabilinde davacılara satışı talep etmiş olup, Dairemizin 13.01.2025 tarihli ve 2024/29 28... /76 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesi İdareye geniş takdir yetkisi tanımakta olup, İdarece satış başvurusu yerinde görülerek taşınmaz satılabileceği gibi, mezkur maddenin 3. fıkrasında belirtilen durumların varlığı halinde idarenin taşınmazı satmayabileceği de anlaşılmaktadır. Davacılar vekilinin eldeki davadaki talebi dikkate alındığında dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında satılacak taşınmaz şartlarını taşıyıp taşımadığı hususu yönünden bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetin bir idari işlem olduğu, uyuşmazlığın 6292 sayılı Kanunun 12. maddesindeki koşulların davacılar lehine oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı, dolayısıyla işin esasının da, idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir husus olmadığı" gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusunun idari bir işleme ait olmadığı, taleplerinin inşai nitelikte ve tapu kaydının devri ve tesciline yönelik olduğunu, davanın kökeninde mülkiyet uyuşmazlığı bulunduğunu ve ayni hakka ilişkin uyuşmazlığın çözüm yerinin de adli yargı olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca 6292 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tapu iptali ve tescili davalarının adli yargıda görüldüğünü, İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek, deliller toplanılarak keşif yapılarak, tanıkları dinlenilerek karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın evveliyatının müvekkillerinin murisine ait olduğunu, kadastro esnasında muhtar ve mahalli bilirkişilerin hatalı beyanı ile taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, Denizli Valiliği Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından davacı ...'e E-95765877-400 ( 2...4 )-6453469 sayılı ecrimisil ihbarnamesi gönderildiğini ayrıca davacılar İsmahan Bozkaya ve ...'e ayrı ayrı ecrimisil ihbarnameleri gönderildiğini, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'a göre de Hazine mallarının satışına dair şartların müvekkilleri lehine oluştuğunu, müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmişti
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında satış istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.