Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesi sonucu hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık müdafilerinin eksik araştırma, çelişkili beyanlar, hukuki hata iddiaları ve katılan vekillerinin indirimlerin hakkaniyete aykırılığına ilişkin temyiz başvuruları, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, toplanan delillerle eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek, Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararlarının onanmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/2506 E.  ,  2026/4812 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/4022 E., 2026/1 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi,
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik zorla vajinal ve oral yönden organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik zorla vajinal ve oral yönden organ sokmak ve sonrasında katılan ...'yı tepelik alanda aşağı itmek suretiyle nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, kriminal raporu uyarınca diğer sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlemediğinin ispat edildiğine, sanığın olay esnasında uzakta bulunduğunun diğer sanık savunması ile doğrulandığına, sonrasında olay yerine gelen sanığın katılana yönelik sürtünmek şeklinde eylemde bulunduğuna, sanığın katılana organ soktuğu iddiasının dosyada mevcut raporlar uyarınca doğrulanmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın beyanlarına dair CD çözümünün yapılmadığına, sanığın kasten yaralama suçunu da işlemediğine, katılanda mevcut yaralanmaların sınırı geçmeye çalıştığı aşamada gerçekleştiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal koşullarının oluşmadığına ve temyiz dilekçesinde belirttiği sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanıklar arasında atılı eylemler yönünden fikir birliğinin bulunmadığına, katılanın rızasının bulunduğuna, katılanın sanığın kendisine cebir uyguladığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, katılan beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğuna, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, atılı suçun yasal koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadan ve alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirttiği sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
C. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanarak alt sınırdan mahkumiyet kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ve katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanarak alt sınırdan mahkumiyet kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafileri, katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen hüküm yönünden üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla, diğer hükümler yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf sene olarak başlatılan cezanın arttırımlar sırasında aya dönüşmesi halinde ayın ikinci veya sonraki arttırımda yıla dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğine yöneliktir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61/6. madde ve fıkrası "hapis cezasının süresi gün, ay, yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün yirmidört saat: bir ay, otuz gündür. Yıl, resmî takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez."
5237 sayılı Kanun'un 10. fıkrasında ise "kanunda açıkca yazılı olmadıkca cezalar ne arttırılabilir, ne eksiltilebilir ne de değiştirilebilir" şeklindedir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere gün, ay ve yıl olarak belirlenen süreler birbirlerinden farklı olabilmektedir ve cezalar değiştirilemeyeceğinden birbirlerine dönüştürülmesi de mümkün olamayacaktır.
Sanık ... hakkında TCK'nın 102/2-1. cümlesi gereğince 15 yıl hapis cezası verilmiş, ceza 102/3-b,d maddeleri gereğince yarı oranında arttırılarak 22... ay hapis cezasına, daha sonra da aynı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılarak 27... ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmiştir.
Başlangıçta verilen ceza yıl hesabıyla verilmiş bir cezadır. Dolayısıyla hesap yapılırken yılın aya dönüştürülmesi hesapta kolaylık sağlamaktan başka bir anlama gelmez. Yani aslında altı ay, yılın hesabın yapılabilmesi nedeniyle aya çevrilmiş halidir.
Hesaplamaya bir yıl 365 gün olarak başlandığında sonuç ceza 10.265 gün bulunacak, ay üzerinden hesap edildiğinde ise 10.260 gün bulunacak ve 5 gün eksik ceza belirlenmiş olacaktır. Bu durumda kanuni dayanağı olmaksızın ve hesap hatası nedeniyle ceza değiştirilmiş olur ve bu da 5237 sayılı Kanun'un 61/10. maddeye aykırı bir durum oluşturur.
Bu nedenle hesaplama sırasında yılın aya çevrilmesi cezanın aya dönüşmesi anlamına gelmez eğer mümkünse daha sonra yıla tamamlanabilecek süre yıla tamamlanır.
Bu nedenle somut olayda sonuç cezanın 28... ay 15 gün (10.265 gün) hapis olması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince 27... ay 15 gün (10.260 gün) olarak karar verilmesi 5237 sayılı Kanun'un 61/6-10. fıkralarına aykırılık oluşturduğu düşüncesiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.