Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece kabul ve istinaf esastan ret kararlarının temyizen Yargıtay tarafından değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, taşınmazına kamulaştırmasız el atılan davacıların, davalı belediyeden bedel tahsili istemiyle açtığı davanın yargılama sürecini özetlemektedir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı hem davacılar hem de davalı belediyenin yaptığı istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, taşınmazın bir kısmına fiilen el atıldığını ve belirlenen kamulaştırma bedelinin doğru olduğunu tespit ederek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, uyuşmazlığın kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsiline ilişkin olduğunu belirterek, kamulaştırma kanunu uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer tespitini incelemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/1124 E.  ,  2026/769 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/591 Esas, 2024/2296 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/236 Esas, 2023/545 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ..., ... Mahallesi 64 00... parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin hissesi olduğunu, dava konusu taşınmaza asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, kamulaştırmasız el konulan ve el atma ile kullanımı imkânsız hale gelen taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belediyeleri tarafından fiilen el atılmadığını, bu nedenle müvekkili belediye yönünden davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın idari yargının görev alanı içerisinde olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddinin gerektiğini, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, bölgedeki alım satım rayiçlerini yansıtmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, emsal incelemesinin hatalı yapıldığını, tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekl...Uygulama İmar Planı kapsamında "kısmen konut, kısmen yol ve kısmen de park alanında" kaldığı, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 401,03 m²lik kısmına asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, sorumlu idarenin davalı ... olduğu, B ve C harfleriyle gösterilen toplam 119,46 m²lik kısmında fiili el atma bulunmadığı, bu kısmın uygulama imar planında "yol ve park alanında alanında" kaldığı, D1 ve D2 ile gösterilen toplam 864,97 m²lik kısımda herhangi bir fiili el atma bulunmadığı, bu kısmın uygulama imar planında "konut alanında" kaldığı, sorumlu idarenin davalı ... olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip karşılaştırması yapılarak kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, belirlenen bedelin Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi fiilen el atılan alanlarla birlikte proje bütünlüğü ilkesi uyarınca park ve yol alanında kalan fen bilirkişi raporunda B ve C harfleri ile gösterilen kısımların bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrfların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması hâlinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazla aynı uygulama sahasında bulunan düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından emsalden kesilen oranda düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
5.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
6. Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol, kısmen park ve kısmen bitişik nizam 2 kat konut alanında kaldığı anlaşılmış olup, fiilen el atılan alanlar ile birlikte proje bütünlüğü gereği imar planında kamu hizmetine tahsis edilen alanların bedeline hükmedilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde imar planında konut alanında kalan ve fen bilirkişi raporunda D1 ve D2 harfleri ile gösterilen kısımların da davacıların payı oranında bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
7. Dava konusu taşınmaza fiilen yol olarak el atıldığı anlaşılmakla, imar planında kısmen yol ve park olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmakla plan uygulamasına başlandığı gözetilerek proje bütünlüğü gereği bu kısımların bedeline hükmedildiğinden, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 üncü maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek, hükmedilen tüm bedel üzerinden nispi harç alınması gerekirken, yazılı şekilde fiilen el atılan alanın bedeli üzerinden nispi, kalan kısımların bedeli üzerinden maktu harç alınması hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.