Hazinenin uygulama kadastrosu sonucu parsel yüzölçümü artışının tescil harici alandan karşılandığı iddiasıyla açtığı tapu iptali davasının, önceki kadastro hatalarının düzeltilmesiyle reddi.
Özet: Davacı Hazinenin, uygulama kadastrosu sonucunda davalıların taşınmazının yüzölçümünün tescil harici hazine alanlarından artırıldığı iddiasıyla açtığı ve uygulama kadastrosunun iptali ile artan alanın hazine adına tescilini talep ettiği davada; ilk derece ve istinaf mahkemelerince yapılan keşifler ve bilirkişi incelemeleri neticesinde, davalıya ait parseldeki yüzölçümü artışının, komşu farklı maliklere ait parselle olan müşterek sınırların 3402 sayılı Kanunun 22-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sırasında düzeltilmesinden kaynaklandığı, önceki kadastro çalışmalarındaki hatalı tespitin giderilmesi olduğu ve tescil harici hazine alanlarından karşılanmadığı tespit edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/4928 E.  ,  2026/4658 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1301 E., 2025/763 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/166 E., 2023/530 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Bitlis ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sonucunda, tapuda davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtı bulunan eski 407 parsel sayılı 1.320,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 67... parsel numarasıyla 5.510,55 m² yüzölçümlü olarak; dava dışı ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 408 parsel 5.250 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 67... parsel numarasıyla 1.157,57 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edimiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; bölgede yapılan uygulama kadastro sonucunda Hazine parsellerinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda Hazine aleyhine azalma, davalıların mülkiyetinde bulunan 1 67... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde 4.190,22 m² artış olduğunu, bu artışın parsele komşu olan tescil harici alandan karşılandığını belirterek, uygulama kadastrosunun iptali ile davalıların mülkiyetindeki 1 67... parsele meydana gelen artışın taşınmaza komşu tescil harici alana dahil edilerek Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; Hazine aleyhine eksilmenin kendi kusuru ile oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan keşif sonunda, keşfe katılan kadastro teknisyeni, harita mühendisi ve ziraat mühendisi tarafından düzenlenen, tesis kadastrosu teknik belgeleri ile bulunabilen 1954, 1984, 19 94... tarihli hava fotoğraflarının, uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen teknik belgelerin, yerleşik Yargıtay kararları ile benimsenen araştırma ve uygulama ile yöntemince irdelenerek; uygulama kadastrosu tespitinde ilgili mevzuat hükümlerine göre hata olmadığı, Bilirkişi heyet raporunda dava konusu 1 67... nolu parsel 01.11.1972 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu çalışmaları esnasında tespiti yapılıp 407 parsel numarası ile ve yüzölçümü 1.320m² olarak, kuzey batı sınırında dava konusu parsele bitişik olan 1 67... nolu parselde tespiti yapılıp yüzölçümü 5.250 m² olarak tapuya tescil edildiği, daha sonra 23.02.2022 tarihinde kesinleşen 22-a yenileme çalışmaları esnasında iki parsel arasındaki sınır parsel maliklerinin kabul ettikleri şekilde geçerli sayılabilecek sınır tipi ile ölçü ve sınırlandırılması yapılmış dava konusu parsel yenileme öncesi tapu alanı 1.320.00m² iken yeni yüzölçümü 5.510.55m² olarak, komşu parseli olan 1 67... nolu parsel ise yenileme öncesi tapu alanı 5.250.00m² iken yeni yüzölçümü 1.157.57m² olarak tapuya tescil edildiği, dava konusu 1 67... nolu parselin yüzölçümünde meydana gelen miktar artışının, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 22-a yenileme çalışmalarında, tesis kadastrosu çalışmalarında hatalı tespit yapıldığı anlaşılan, 1 67... nolu parsel ile komşu parseli 1 67... nolu parsel arasındaki müşterek sınırlarında yapılan düzeltmeden kaynaklandığı, Mahalli Bilirkişilerce belirtilen alanın dava konusu parsel (Kadastro
Güncelleme Çalışmasında belirlendiği gibi) içerisinde bulunduğu beyan
edildiği, bir bütün olarak
sürekli kullanıldığı anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazların bulunduğu yerde Mahkemece keşif yapılmış, raporlar aldırılmıştır. Düzenlenen fen bilirkişisi raporunda; davalılar adına kayıtlı ... ilçesi, ... köyü, 1 67... parsel sayılı taşınmazın 01.11.1972 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu çalışmaları esnasında tespiti yapılıp 407 parsel ile yüzölçümü 1.320 m² olarak, kuzey batı sınırında 1 67... parsele bitişik olan 1 67... parselinde tespiti yapılıp 5.250 m² olarak tapuya tescil edildiğini, sonrasında 23.02.2022 de kesinleşen 22-a çalışmalarında bu iki parsel arasındaki sınır parsel maliklerinin kabul ettikleri şekilde geçerli sayılabilecek sınır tipi ile ölçü ve sınırlandırması yapıldığını, dava konusu 1 67... parsel (eski 407) yenileme öncesi 1.320 m² iken yenileme sonrası 5.250 m² olarak, komşu 1 67... parsel (eski 408) yenileme öncesi 5.250 m² iken yenileme sonrası 1.157 m² olarak tescil edildiği, davalılara ait 1 67... parselde meydana gelen artış miktarının Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 22-a yenileme çalışmalarında tesis kadastro çalışmalarında hatalı tespit yapıldığı anlaşılan 1 67... parsel ile komşu 1 67... parsel arasındaki müşterek sınırlarında yapılan düzeltmeden kaynaklandığı bildirilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan raporlar ve yapılan tespitler uyarınca davalıların taşınmazındaki yüzölçümü artışının tescil harici alanla ilgili olmadığı, taşınmaz sınırlarında yapılan düzeltmeden kaynaklı yüzölçüm artışı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eski tarihli hava fotoğraflarının değerlendirilmediğini, krokide gösterilen alanların komşu parsellere dâhil olmasının ve 3. şahısların tapu alanlarında meydana gelen artışlara dayanak olacak bir açıklamanın ya da zorunlu bir gerekçenin bulunmadığını, krokide gösterilen alanlarda zeminde sınırın sabit olmadığını, geometrik şekil olarak tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosunun uyumlu olmadığı halde bu konularda herhangi bir değerlendirmenin yapılmamasının eksik ve hatalı olduğunu, Tapu ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanununun "Yenilemenin esasları" başlıklı 4. maddesinde "...Yenileme işlemi sırasında tesis kadastrosu veya tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır… hükmü gereği ilk tesis kadastrosunun esas alınmasının gerekeceğini, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosu ile alan ve geometrik şekil olarak uyumlu olup olmadığının, Hazine taşınmazında meydana gelen alan kaybı olup olmadığının, tescil harici alanların komşu taşınmazlara dâhil edilip edilmediğinin ve komşu taşınmaz parsel alanlarında meydana gelen alan artışlarının Hazine taşınmazından karşılanan alanlar veya tescil harici alanlar olup olmadığının değerlendirilmediği ve rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.