06.02.2023 depreminde hasar gören konutun Zorunlu Deprem Sigortası kapsamındaki tam bedel talebinde, itiraz hakem heyetinin bozma sonrası 307.200 TL tazminatın faiziyle ödenmesine hükmeden kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında depremde hasar gören konutu için sigorta şirketinden ek tazminat talep eden sigortalının başvurusu üzerine, ilk hakem heyetince reddedilen talep, itiraz hakem heyetince başlangıçta 320.000 TL olarak kabul edilmiş; ancak yüksek mahkemenin %2 tenzili muafiyet ve yapılan ödeme dikkate alınarak bakiye sigorta bedelinin 307.200 TL olduğu yönündeki bozma kararı üzerine, itiraz hakem heyeti kararı 307.200 TL ile sınırlı olarak yeniden düzenlenmiş, davalı sigorta şirketinin bu yeni karara yönelik temyiz itirazları, kararın bozmaya uygun ve hukuka aykırılık içermediği gerekçesiyle reddedilerek 307.200 TL tazminatın yasal faiziyle ödenmesi yönündeki hüküm onanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2026/1275 E.  ,  2026/4561 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2025/1441 Değişik İş, 2025/1437 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 320.000,00 TL ödendiğini, sigorta bedelinin tamamının ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 320.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 21.02.2025 tarihli, 2025/İHK-7372 karar sayılı kararı ile poliçenin 25.11.2022 tarihli Tebliğ yürürlüğe girdikten sonra düzenlendiği, resmi makamlarca sigortalı meskenin bulunduğu binanın ağır hasarlı olduğu kabul edildiği ve binanın 24.04.2024 tarihinde yıkıldığı, davalının sigorta bedelinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne, 320.000,00 TL'nin 12.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İtiraz Hakem Heyetinin 21.02.2025 tarihli, 2025/İHK-7372 karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 15.05.2025 tarihli, 2025/4040 Esas ve 2025/7966 Karar sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyetince; 05.01.2023 tarihli poliçede sigorta bedelinin 640.000,00 TL olarak belirlendiği ve her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığı dikkate alındığında yapılan ödeme de mahsup edildikten sonra bakiye sigorta bedelinin 307.200,00 TL olduğu gözetilerek 307.200,00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulüne, 307.200,00 TL'nin 12.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ve sorumluluğun yerine getirildiğini, 6306 sayılı Kanun ve ... Genelgesi gereğince bakiye tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, yıkım kararının idari bir tasarruf olduğunu, doğrudan riziko sonucu olarak değerlendirilemeyeceğini, mahallinde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, teminat dışı hallerin araştırılması gerektiğini, bina aşınma payının dikkate alınmadığını, müvekkili temerrüde düşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan meskenin depremde hasara uğramasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
6305 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi uyarınca, davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.