Zorunlu Deprem Sigortası tazminatının belirlenmesinde, poliçedeki bedelin mi yoksa riziko tarihindeki güncel tarifenin mi uygulanacağı uyuşmazlığında davacı temyiz itirazlarının reddedilmesiyle itiraz hakem heyeti kararının onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, 06.02.2023 depreminde hasar gören konutun Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) kapsamında, poliçe bedeli olan 313.600 TLnin davacıya ödenmesine rağmen, davacının poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren yeni ZDS tarifesi gereği ek tazminat talebinde bulunması üzerine gelişen yargı sürecini özetlemektedir. Dosya, sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğuna ve sigorta bedelinin belirlenmesinde poliçenin düzenlendiği tarihteki şartların esas alınması gerektiğine hükmederek, yeni tarifenin zeyilname yapılmadıkça uygulanmayacağı gerekçesiyle davacının ek tazminat talebini reddeden hakem heyeti kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/1445 Değişik İş - 2025/1447 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 313.600,00 TL ödendiğini, yeni tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 313.600,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 23.09.2024 tarihli, 2024/İHK-... karar sayılı kararı ile 25.11.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 313.600,00 TL'nin 27.10.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İtiraz Hakem Heyetinin 23.09.2024 tarihli, 2024/İHK-... karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 10.04.2025 tarihli, 2025/1507 Esas ve 2025/5724 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin yazılı delili olan, dosya içerisinde bulunan 29.09.2022 tarihli poliçede sigorta bedelinin 320.000,00 TL olarak belirlendiği ve her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalının muafiyet düşüldükten sonra kalan 313.600,00 TL sigorta bedelinin tamamını 18.05.2023 tarihinde davacıya ödediği, TTK 1461. maddesi ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları B.3.1 maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, başvurunun reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuatta zeyilname yaptırma zorunluluğundan bahsedilmediğini, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, yazılı bilgilendirme yapılmadığını, sigorta bedelinin riziko tarihine göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARARDavacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.