Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK uyarınca FETÖ/PDY mahrem askeri yapılanmasıyla iltisaklı olduğu tanık beyanıyla sabit görülen kamu görevlisinin çıkarılmasını onadı.
Özet: Danıştay, davacının 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebinin reddine yönelik bölge idare mahkemesi kararının temyizini, davacının ankesörlü aramaların örgütsel nitelikte olmadığı ve hakkında mahkumiyet kararı bulunmadığı yönündeki itirazlarına rağmen, bir tanık ifadesinde yer alan FETÖ/PDY mahrem askeri yapılanmasıyla iltisak ve irtibatına dair bulguları esas alarak onamış, böylece kamu görevinden çıkarma işlemini nihai olarak geçerli kılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/10878Karar No : 2025/10062 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2021/8194, K:2024/16607 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olmadığı, söz konusu aramaların ardışık veya periyodik arama olarak nitelendirilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Bununla birlikte, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada Ş.B.Ç. isimli şahsın 18/08/2017 tarihinde Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturmasında alınan ifadesinde, davacı hakkında, "... Askeri okul bittikten sonra 4 ay sürecek kursa başlayacaktık. Benden askeri okul döneminde sorumlu olan bu örgüt mensubu bu dört aylık süre içerisinde kimlerle eve çıkmak istediğimi sordu. Devrelerim olan ve iyi anlaştığım S.M.D., ... ve E.A.A.'ün isimlerini verdim. Elindeki laptopdan bu isimlere baktı ve tamam bu kişilerle kalabilirsin dedi. Aslında bu arkadaşlarımın örgüt mensubu olduğunu bilmiyordum fakat benden sorumlu olan kişi bu isimleri tasvif edince onlarında örgüt mensubu olduğunu anladım. Bu üç arkadaşımla Buca'da ev tuttuk, kurs döneminde aynı evde birlikte kaldık. En son tanıştırıldığım sorumlu örgüt mensubu dört aylık kurs boyunca Buca'da kaldığımız eve dört ya da beş kez geldi. Evde kaldığım diğer üç arkadaşımdan da bu kişi sorumluydu. ..." şeklindeki beyanı dikkate alındığında, FETÖ/PDY mahrem askeri yapılanması içerisinde örgütün görevlendirdiği mahrem imama bağlı olarak hareket ettiği anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.