İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, otoyol bakımsızlığından kaynaklanan lastik parçasına çarpma sonucu ticari aracın uğradığı maddi zarar ve kazanç kaybı tazminat davası.
Özet: Bir ticari tazminat davasında, davacı şirket kiralık aracının otoyolda lastik parçasına çarpması sonucu oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı dahil toplam 23.956,30 TL zararın, yolun bakım ve işletmesinden sorumlu olan davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise zorunlu arabuluculuk eksikliği ve yetkisizlik gibi usuli itirazların yanı sıra kusursuzluğunu, illiyet bağının kesildiğini ve zarar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, bilirkişi raporu ise davalının otoyol güvenliğini sağlamak ve tehlikeli maddeleri kaldırmakla yükümlü olduğu ancak bu yükümlülüklerini ihlal ettiğini tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/645 Esas
KARAR NO :2026/22
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:06/05/2025
KARAR TARİHİ:07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... markası altında faaliyet gösterdiğini, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kullanım hakkı müvekkil şirkete ait olan ... plakalı aracın 03.08.2023 tarihinde ... üzerinde seyir halindeyken yoldaki lastik parçasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... A. Ş. tarafından müvekkil şirkete dava açma hususunda muvafakat verildiğini, kazanın meydana geldiği yolun bakım ve işletilmesinden sorumlu olan davalı kurumun kaza tespit tutanağına göre %100 kusurlu olduğunu, kaza neticesinde araçta 20.000,00-TL değer kaybı oluştuğunu, aracın onarım süresince kiraya verilememesi nedeniyle günlük 800,00-TL üzerinden 4 gün için toplam 3.200,00-TL kazanç kaybı yaşandığını, ayrıca 756,30-TL ekspertiz raporu bedeli ödendiğini, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, toplam 23.956,30-TL tutarındaki zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan tazminat davasında, müvekkil şirket açısından zorunlu arabuluculuk sürecinin usulüne uygun işletilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığını ve genel yetki kuralları gereği davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen lastik parçasının yola ne zaman düştüğünün ve müvekkil şirkete ihbar edilip edilmediğinin belirsiz olduğunu, müvekkil şirketin otoyolun her noktasına anında müdahale etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sundukları 34 ayrı bilirkişi raporu ve 21 mahkeme kararının müvekkil şirketin kusursuzluğunu ispatladığını, illiyet bağının kesildiğini, kaza tespit tutanağının uzman olmayan kişilerce hazırlandığını ve hükme esas alınamayacağını, davacı tarafından talep edilen 23.956,30-TL tutarındaki tazminat miktarının gerçeği yansıtmadığını, zararın uzman bilirkişilerce yeniden hesaplanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya trafik bilirkişi ile ve hasar bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık konularında rapor düzenletildiği, teknik bilirkişi heyeti bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"8. SONUÇ:
8.1. Davalı Kaza noktasında, Yolun Bakım Ve Onarımından Sorumlu Kuruluş olan ... Anonim Şirketi’nin;
Karayolları Trafik Kanununun; 13.maddesi ile 14.maddesini ihlal ederek; Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu, üzerindeki trafikte bulunan araçlar için hız limitinin yüksek olduğu ve yaya, hayvan ve
motorsuz taşıtların girmesinin yasak olduğu ve üzerindeki trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu otoyolda
can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayolu yapısı ve trafik işaretleri ile ilgili olarak; bozukluk ve eksiklikleri gidermek zorunda olduğu halde;
Dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis Görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası
Tespit Tutanağına göre; 03.08.2023 günü saat:16.30 sıralarında, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ...-27 Almanya plakalı aracı ile ve aynı istikamette arkasında seyir halinde bulunan
sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin, İstanbul İli, ... İlçesinde,
... (07-14- 03+460 Km.) üzerinde Edirne istikametinden ... istikametine seyir halindeyken, yolun 03+460 Km.’ sine geldikleri esnada araçlarının ön kısımlarıyla, otoyol üzerindeki lastik parçasına çarpmaları şeklinde dava konusu Maddi Hasarlı Trafik Kazasının meydana geldiği, bu durumda bakımından sorumlu olduğu otoyol üzerindeki kazaya sebebiyet lastik parçasının kaldırılmadığı ve otoyolda seyir haline bulunan araç sürücüleri yasal limitler içinde meskun mahal ve normal şehirler arası karayoluna göre, yüksek hızda seyretme hakkına sahip olup, bu araçların duruş mesafeleri hız limitlerine göre uzadığı için, bakım ve işletilmesinden sorumlu olan kuruluş tarafından, otoyolların sürekli bakımlı tutulması ve olası oluşan engellerin anında kaldırılması ya da mümkünse engellere yaklaşım istikametlerinde tedbir alınması zorunlu olduğu halde, otoyolun trafik açısından güvenli ve bakımlı halde tutulmadığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, kaza noktasında, Yolun Bakım Ve Onarımından Sorumlu Kuruluş Olan ... Anonim Şirketi’nin, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU olduğu,
8.2. ...-27 Almanya plakalı aracın sürücüsü ...’ın;
Meydana gelen trafik kazasında Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları
Trafik Kanununun ilgili maddelerinin bulunmadığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında
KUSURUNUN OLMADIĞI,
8.3. ... plakalı aracın sürücüsü ...’in;
Meydana gelen trafik kazasında Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları
Trafik Kanununun ilgili maddelerinin bulunmadığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında KUSURUNUN OLMADIĞI,
8.4. Trafik kazasıyla ilgili Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit
Tutanağında, Yolun Bakım Ve Onarımından Sorumlu Kuruluş olan ... Ve
Bakım Anonim Şirketi’nin KTK’nın 13.maddesini ihlal ettiği, ...-27 Almanya plakalı aracın sürücüsü ...’ın; ile ... plakalı aracın sürücüsü ...’in; ihlalinin olmadığı kanaati belirtilmiş olup, belirtilen kanaatine uyulmuştur.
DEĞER KAYBI,KAZANÇ KAYBI YÖNÜNDEN:
8.5. Dava konusu ... plakalı aracın aracın 03.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası yapılan 2. El piyasa araştırması ve yukarıda ki hesaplamalar neticesinde ilgili aracın kaza tarihi baz alınarak yapılan hesaplamada REEL DEĞER KAYBI 19.512,45 TL olduğu ,
8.6. Dava konusu ... plaka sayılı aracın hasar onarım süresinin 4 iş günü olduğu ve araçtan
mahrum kalma süresinin 4 gün olarak hesaplandığı,
Dava konusu ... plaka sayılı aracın, ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ , Rapor tanzim tarihi ve Kaza tarihi olarak hasaplanması aşağidaki tabloda Sayın Mahkemenin nihai taktirine sunulmuştur
¸
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLER
*Bilirkişi raporu,
*Gelen giden müzekkere cevapları,
*Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Trafik kazası sebebiyle oluşan tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla dosya kapsamı bir bütün halinde incelenerek yapılan yargılama sonucunda;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı şirketin "..." markası altında uzun süreli araç kiralama faaliyeti yürüttüğünü, kullanım hakkı davacı şirkette bulunan ... plakalı aracın 03/08/2023 günü ...'nda seyir halinde iken otoyol üzerinde bulunan lastik parçasına çarptığını ve aracın ön bölümünde hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda otoyolun bakım ve işletmesinden sorumlu davalı şirketin kusurlu olduğunu ileri sürerek araçta oluşan değer kaybı için 20.000,00 TL, aracın onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan kazanç kaybı/mahrumiyet bedeli olarak 3.200,00 TL talep etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde kazaya neden olduğu ileri sürülen lastik parçasının ne zaman yola düştüğünün, kaza meydana gelinceye kadar ne kadar süre yolda kaldığının ve davalı şirkete bildirim yapılıp yapılmadığının belirli olmadığını, davalı şirketin her noktaya aynı anda müdahale etmesinin beklenemeyeceğini, hal böyle iken davalı işletmecinin kusurundan ve illiyet bağından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Mahkemece dosya kapsamında bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, araç ve kaza fotoğrafları, ekspertiz raporu, sigorta ve hasar kayıtları, araç bilgileri, finansal kiralama ilişkisine dair belgeler, arabuluculuk son tutanağı, tarafların dilekçeleri ve davacı tarafça sunulan diğer belgeler incelenmiş, kusur, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin belirlenmesi amacıyla dosya makine mühendisi ile adli trafik bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda ... plakalı aracın ön kısmının otoyol üzerinde bulunan lastik parçasına çarpması sonucunda hasar gördüğü, sürücüler yönünden trafik kuralı ihlali bulunmadığı, otoyolun bakım ve işletmesinden sorumlu ... A.Ş.'nin kusurlu olduğu, araçta reel değer kaybının 19.512,45 TL, onarım süresinin dört iş günü ve kaza tarihi itibarıyla araç mahrumiyet bedelinin 3.272,48 TL olduğu belirtilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 13. maddesi, karayolunun yapımı, bakımı ve işletilmesiyle görevli kuruluşların karayolunu trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurma yükümlülüğünü; 14. maddesi ise karayolu yapısı ve trafik işaretleriyle ilgili tehlike ve engellerin giderilmesi, bozukluk ve eksikliklerin kaldırılması yükümlülüğünü düzenlemektedir. Otoyol işletmecisi, özellikle ücretli ve yüksek hızlı bir otoyolda, yolun güvenli ve kullanılabilir durumda tutulması için objektif özen yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük; düzenli devriye, temizlik, denetim ve yol üzerindeki trafik güvenliğini tehlikeye düşüren yabancı cisimlere makul sürede müdahale edilmesini kapsar.
Somut olayda araç, otoyol üzerinde bulunan lastik parçasına çarpmış; sürücüler yönünden kusur
bulunmadığı bilirkişi raporu ve kaza delilleriyle belirlenmiştir. Otoyolun bakım ve işletmesinden sorumlu davalı şirketin, trafik güvenliğini sağlama ve yol üzerindeki tehlikeleri giderme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu ihmal ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kabul edilmiştir. Davalının yüzde yüz kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi tespiti, dosyadaki maddi vakıalar ve teknik incelemeyle uyumlu olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davalının lastik parçasının ne zaman yola düştüğünün bilinmediği, olayın anlık meydana geldiği, müdahale imkânının bulunmadığı ve illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir. Ücretli ve yüksek hızlı otoyol işletmecisinin devriye, temizlik, gözetim ve trafik güvenliğini sağlama yükümlülükleri karşısında, yalnızca yabancı cismin yola düşme zamanının kesin olarak belirlenememesi işletmeciyi sorumluluktan kurtarmaz. Somut olayda davalı şirketin güvenli yol sağlama yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile aracın lastik parçasına çarpması ve zarar görmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır; dışsal ve kaçınılmaz bir nedenin illiyet bağını kestiği kanıtlanamamıştır.
Bu itibarla, davalı şirketin bakım ve işletmesinden sorumlu olduğu otoyolda trafik güvenliğini sağlayacak tedbirleri almaması nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirme sonucunda, bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, taraf itirazlarının karşılandığı ve raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporu; hasar kayıtları, araç fotoğrafları, ekspertiz verileri ve piyasa araştırmalarıyla birlikte değerlendirilmiş, hesaplama yöntemi açıklanmış ve tarafların rapora yönelik itirazları karşılanmıştır. Raporda kullanılan verilerin dosya kapsamıyla uyumlu, kusur ve zarar hesabının gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu kanaatine varılmıştır. Mahkemenin hukuki nitelendirme ve değerlendirme yetkisi saklı kalmak üzere, teknik tespitler bakımından rapor esas alınmış, ücret karşılığı otoyol işleten davalının objektif özen yükümlülüğü bulunduğu kanaatiyle davalının kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı 20.000,00 TL değer kaybı talep etmiş olup bilirkişi raporunda belirlenen 19.512,45 TL bu talep miktarının altında kalmaktadır. Bu nedenle değer kaybı yönünden raporla hesaplanan 19.512,45 TL’nin tamamının kabulüne, talep edilen 20.000,00 TL’nin 487,55 TL’lik kısmının ise hesaplanan zararla doğrulanmadığından reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda aracın kaporta, boya ve elektrik işlerinin tamamlanması için dört iş gününün
yeterli olduğu, kaza tarihi itibarıyla emsal aracın günlük kira bedelinin 818,12 TL ve dört günlük araç mahrumiyet bedelinin 3.272,48 TL olduğu hesaplanmıştır. Dört iş günlük onarım süresi ile günlük kullanım bedelinin dosyadaki hasar ve onarım verileriyle uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı, araç mahrumiyet bedeli veya kazanç kaybı adı altında 3.200,00 TL talep etmiştir. Talebin hukuki nitelendirilmesi mahkemeye ait olup, talebin içeriğinin aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet zararına ilişkin olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda 3.272,48 TL hesaplanmışsa da Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 uyarınca hâkim tarafların talep sonucu ile bağlı olduğundan, bu kalem yönünden 3.200,00 TL’ye hükmedilmiştir.
Mahkememiz kısa karar hüküm kısmında 2 numaralı bendinde toplam bedel miktarında maddi hata yapılarak 22.712,45- TL olması gereken toplam maddi tazminat miktarının sehven 22.784,93 TL olarak yazıldığı anlaşılmış ise de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana gelmemesi açısından hüküm değiştirilmeyerek bu hususta HMK m. 304 uyarınca tahsis prosedürü işletilmiş, yine mahkememiz kısa karar hüküm kısmında sehven kanun yolu açık gösterilmiş ise de işbu dava miktar itibarıyla kesin olduğundan ve kanun yolunun sehven açık gösterilmiş olması sonuca etkili olmayacağından söz konusu maddi hata düzeltilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın DAVANIN KISMEN KABULÜNE
2- 19.512,45 TL değer kaybı bedeli ve 3.200,00 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 22.784,93 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Talep edilen 756,30 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00- TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.524,35-TL ücretin davalıdan tahsili ile 75,65-TL ücretin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 1.551,49-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 936,09-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 22.712,45- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan bilirkişi ücreti, müzekkere posta masrafı ve ekspertiz ücreti olmak üzere ( uyap dışı ödenen 756,30-TL ekspertiz ücreti eklenmek suretiyle ) toplam 21.336,30TL yargılama giderinden, davanın kabul red oranına göre belirlenen 20.887,92TL masraf ile 1.318,30-TL harç toplamı bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı vekille temsil olunmakla red edilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 487,55- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/09/2026
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸