Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, şirket yöneticisinin azli davasında kamulaştırma bedelinin kötüye kullanımı iddialarıyla reddedilen ihtiyati tedbirin istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Bir şirket ortağının, şirket yöneticisinin kamulaştırma bedelini usulsüz kullanması ve şirketi borçlandırması gibi ciddi yönetim ihlalleri nedeniyle görevden alınması ve şirket varlıklarına ihtiyati tedbir konulması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kayyım atanması ve tedbir taleplerini reddetmesi üzerine, davacının bu karara itiraz ederek yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını ve taleplerinin yaklaşık ispat koşulunu sağladığını belirterek istinaf başvurusu yaptığı ve dosyanın istinaf incelemesinde olduğu bir hukuki süreçtir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1345 KARAR NO : 2026/1506T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 22/05/2026 tarihli ara kararNUMARASI : 2026/366 EsasDAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALI : ...(T.C. NO:...) - ...DAVA TÜRÜ : Yöneticilerin Azline İlişkinTALEP : İhityati tedbirTALEP TARİHİ : 21/05/2026KARAR TARİHİ : 10/09/2026KR. YAZIM TARİHİ : 10/09/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in, davalı şirket Soylular İnşaat Hafriyat Nakliyat Beton Otomotiv ve Akaryakıt San. Tic. Ltd. ŞTİ'nin 1/3 oranında hissedarı olduğunu, Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/20 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırılan taşınmazın bedelinin şirket hesaplarına aktarılmadığını ve şirket yönetimi için kullanılmadığını, davalının yönetim yetkisini ağır şekilde ihlal ettiğini, şirketin kesinleşmiş icra dosyalarını ödemeyerek şirketin borçları nedeniyle müvekkilin icra tehdidi altında kaldığını, TTK m. 630'a göre haklı sebeplerin varlığı halinde şirket müdürlerinin azli ve temsil yetkilerinin sınırlandırılmasının düzenlendiğini, davalının şirket müdürlüğünden azledilmesini, yönetim yetkisinin kaldırılmasını, şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulmasını talep ettiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin hangi hesaba aktarıldığının Vakıflar Bankası'ndan sorulmasının ispatlanacağını, delil olarak ticaret sicil gazetesi, Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/20 Esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif ve sair yasal delillerin sunulduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalının şirket müdürlüğünden azline, yönetim yetkisinin kaldırılmasına, şirketin malvarlığına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "...Davacı vekilinin kayyım atanması ve şirketin malvarlığına tedbir konulması talebinin Reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasına celbedilen banka dekontundan görüleceği üzere kamulaştırma bedelinin hangi hesaba yatırıldığının belli olmaması, uyap kayıtlarınında incelenmeyerek Soylular İnşaat Hafriyat Nakliyat Beton Otomotiv Ve Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti'nin borçlu olduğu icra dosyalarına ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmemesi nedeni ile yerel mahkemenin söz konusu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu bedelin şirket yetkilisi tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde kullanıldığı, şirketin kesinleşmiş icra dosyalarının ödenmeyerek davacının şirket borçları nedeni ile icra tehdidi altında kaldığının sabit olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/05/2026 tarihli ara karar, 2026/366 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava yöneticinin azli talebine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbire ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; davacının dava dışı Soylular İnşaat Haf. Nak. Beton Otomotiv ve Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğu, davalının da anılan şirketin yetkilisi olduğu, şirkete ait taşınmazın kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin şirket kayıtlarına geçirilmediği gibi şirket için de harcanmadığı, davalının şirketi iyi yönetmediği ve şirketin borçlandırdığı iddiasıyla davalının şirket yöneticiliğinden azlini, ihtiyati tedbir olarak şirkete kayyım atanmasını, şirketin malvarlığı değerlerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, mahkemece anılan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Şirketlere kayyım (denetim, ... veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve ... kayyımı atanacağı benimsenmiştir.Bu bağlamda, davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; talebe konu tedbir istemleri yönünden gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemesi, davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması, kayyım atanması talebine ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı; yine malvarlığı değerlerine ihtiyati tedbir konulması istenen şirketin davada taraf olmadığı ve şirketin malvarlığının dava konusu olmadığı, bu nedenle mahkemece anılan ihtiyati tedbir talebininde reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Karar başlığında; tarafların T.C. Kimlik numarası ile davacı vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026 ...Başkan ... ¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır ...*Üye ...¸e-imzalıdır ...Katip ...¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*