Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçak sigara ticareti nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünü, kanun maddesi ve vekalet ücreti düzenlemesindeki hataları düzelterek onarken, alt sınırdan ceza takdirini aleyhe temyiz yokluğundan bozma nedeni yapmadı.
Özet: 770 karton kaçak sigara ile yakalanan sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefetten verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, suçun vahametine rağmen temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmadığı, yargılama sürecinin genel olarak usul ve yasaya uygun bulunduğu, ancak 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18-son maddesinin atfı ile 3/5 ve 3/10. maddelerinin uygulanması gerektiği ve vekalet ücreti tahsilinde "sanıklardan" yerine "sanıktan" ibaresinin kullanılmasının hatalı olduğu belirlenerek, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/724 E., 2024/231 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 770 karton ... kaçağı ve bandrolsüz sigaranın ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vahamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği hâlde, sanık hakkında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken ilgili delalet maddesi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi ve dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekâlet ücretinin "sanıklardan" tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün birinci fıkrasında yer alan "3/5 maddesi" ifadesinden önce gelmek üzere "6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un" ifadesinin eklenmesi, hükmün vekâlet ücretine ilişkin fıkrasından "sanıklardan" ifadesinin çıkartılarak yerine "sanıktan" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi. ..