Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliğinin mesleki ayrımcılık ve tecrübe şartlarına ilişkin maddelerinin iptali istemiyle Danıştayda açılan davadır.
Özet: Bir dernek, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliğinin belirli hükümlerinin, çevre mühendislerini ayrıcalıklı kılarak eşitlik ilkesini ihlal ettiğini ve deneyimsiz personelin görev almasına olanak tanıdığını ileri sürerek iptalini talep etmiş; ilgili bakanlık ise düzenlemelerin farklı meslek gruplarına imkan sağladığını ve asgari yeterlilikleri belirlediğini savunmuş, Danıştay Tetkik Hakimi davanın reddi yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11539 E.  ,  2025/5834 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11539
Karar No : 2025/5834
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU: 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 5. maddesinin; 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile 2. fıkrasının, 8. maddesinin; 1. fıkrasının (f) ve (g) bentleri ile 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden mevzuatta giderek çevre mühendisliğinin öne çıkarıldığı, bunun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 2. fıkrası yönünden hukuki bir sebep olmaksızın çevre mühendisleri lehine düzenleme yapıldığı, 8. maddesinin; 1. fıkrasının (f) ve (g) bentleri ile 4. fıkrası yönünden tecrübesi olmayanların da görev almalarına imkan tanındığı belirtilerek, anılan maddelerin iptali istenilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden farklı meslek gruplarına imkan tanıyan düzenleme, sadece çevre mühendislerine yönelik düzenleme olmadığı, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 2. fıkrası yönünden diğer mühendisliklerin proje personeli olarak görev alabildikleri, 8. maddesinin; 1. fıkrasının (f) ve (g) bentleri ile 4. fıkrası yönünden söz konusu düzenlemelerde yeni mezun şartının öngörülmediği, dolayısıyla kendi mesleği ile ilgili uzun yıllar çalışmış olabileceği, düzenlemelerde asgari şartların belirlendiği belirtilerek söz konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 5. maddesinin; 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile 2. fıkrasının, 8. maddesinin; 1. fıkrasının (f), (g) bentleri ile 4. fıkrası yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 5. maddesinin; 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile 2. fıkrasının, 8. maddesinin; 1. fıkrasının (f), (g) bentleri ile 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu tebliğin ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar başlıklı 5. maddesinde;
MADDE 5- (1) ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşun;
a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmesi,
b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmesi,
1) Çevre mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar.
2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veterinerlik bölümlerinden mezun olanlar.
3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden mezun olanlar.
c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu fıkranın (a) bendi kapsamında; beş adet nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış ve en az üç yıl çalışmış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmesi zorunludur. Koordinatörün bu madde kapsamında sahip olması gereken toplam ÇED tecrübe konusunun en az üç tanesinin farklı sektöre ait nihai ÇED raporu olması esastır.
2) Bakanlığın, Mülga Çevre Bakanlığının, Mülga Çevre ve Orman Bakanlığının ve Mülga Çevre ve Şehircilik Bakanlığının merkez veya taşra teşkilatlarının çevre mevzuatı ile ilgili teknik birimlerinde en az sekiz yıl çalışmış personelinden;
a) Çevre mühendisi olanlar, birinci fıkranın (a) veya (c) bentleri kapsamında görev alabilir.
b) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen meslek gruplarına dahil olanlar, birinci fıkranın (b) veya (c) bentleri kapsamında görev alabilir.
Dava konusu Tebliğ, 29/7/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılmıştır.
Dava konusu Tebliğ Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında dosya/rapor hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, başvuruların değerlendirilmesi, çevresel etki değerlendirmesi yeterlik belgesinin verilmesi, vize edilmesi, askıya alınması, iptali ve denetimi ile ilgili hususları kapsamaktadır.
Dava konusu Tebliğ Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.
Davacı tarafından dava konusu maddelerle çevre mühendisliğini hem yetki hem sayı bakımından arttıran zorunlu uygulamalarla anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olarak çevre uygulamalarının tek bir meslek disiplinine teslim edildiği ,ÇED raporları ve proje tanıtım dosyalarının standart formatlarında yalnızca biyologlar tarafından değerlendirilebilecek başlıklar olduğu,çevre mühendisi dışında yer alan Bakanlık personeli koordinatör olabilirken özel sektöre yıllarını vermiş diğer meslek gruplarının koordinatör olarak görev alamamasının çelişki doğurduğu,iddialarıyla yukarıda yer alan maddelerin iptali istenilmektedir.
ÇED Yeterlik Belgesi Tebliğinin 5. maddesinin 1. fıkrası ile ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşlarda görev alabilecek meslek grupları düzenlenmektedir. Çevresel etki değerlendirmesi davaya konu tebliğ ile belirlenen farklı meslek disiplinleri tarafından oluşturulan dosya ve rapor bütünüdür. ÇED yeterlik belgesi tebliği kapsamında 210 kurum/kuruluşun aktif olarak görev aldığı, bu kurum/kuruluşlarda en az 65 farklı meslek disiplininden yaklaşık 4500 personelin bulunduğu biyologların bu kapsamda görev aldıkları görülmektedir.Çed yeterlik belgesine sahip kurum/kuruluşlarda biyolog istihdam edilerek ÇED süreçlerinde flora, fauna, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı, ekosistem yönünden değerlendirmeler yapılmaktadır. ÇED süreçlerinin yürütülmesi sırasında ilgili meslek disiplinlerinden yeteri kadar uzmanın rapor hazırlama sürecinde yer aldığı açıktır. Çevre mühendisleri kendi meslek uzmanlıkları konusunda istihdam edilmektedir.
Bu durumda yukarıda anılan maddeler yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Tebliğin ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun yükümlülükleri başlıklı 8. maddesinde; (f), ÇED başvuru dosyası/ÇED raporunda imzaları bulunan ve 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birinin halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısına ve komisyon toplantısına katılımını sağlamakla,
(g) ÇED olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle, yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle ve hazırlanan proje ilerleme raporunu inceleme yapan personel ve proje sahibi imzası ile birlikte, ÇED olumlu karar tarihinden itibaren komisyonda belirlenen periyottan en geç 15 gün içerisinde Bakanlığa sunmakla, yükümlüdür.
4) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; ÇED başvuru dosyasını, çevre mevzuatı kapsamında ÇED başvuru dosyası hazırlanmasına gerek olmadan sunulan ÇED raporunu ve PTD’yi hazırlama aşamasında, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle ve yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle yükümlüdür. ÇED sürecinde kurum/kuruluş değişikliği olması durumunda süreci devam ettirecek kurum/kuruluş, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle ve yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle yükümlüdür. Projelere ilişkin ÇED başvuru dosyası veya PTD’nin ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş tarafından proje alanı incelemesi yapıldığı tarih itibarıyla 180 gün içerisinde elektronik sistem üzerinden Bakanlığa/il müdürlüğüne sunulması gerekir. Süresi içerisinde sunulmayan ÇED başvuru dosyası veya PTD için yeniden proje alanı incelemesi yapılır.
Davacı tarafından dava konusu düzenleme ile tecrübeli ,tecrübesiz meslek grubu ayrımı olmaksızın tüm personelin eşitlendiği ,5. Maddenin 1.fıkrasının (ç) bendi kapsamında yer alan personelin yeterliğinde herhangi bir tecrübe şartı aranmadığı ,bu durumun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenilmektedir.
Dava konusu düzenleme ile ÇED yeterlik belgesine sahip kuruluşa uygun personelin faaliyet yeri inceleme ve toplantılara katılımının sağlanması için olanak sağlanmıştır.Bakanlık proje personelinin de toplantılara katılmasını talep edebilmektedir.Proje personelinin faaliyet yeri incelemesine katılmayacağı ile ilgili kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.İdarenin herhangi bir bent kapsamında personelinin ilaveten toplantılara/faaliyet yeri incelemelerine katılımının talep edilmesine bir engel bulunmamaktadır.
Bu durumda yukarıda anılan maddeler yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esaslar 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği" ile düzenlenmiştir.
Davalı idare tarafından, söz konusu Tebliğin dayanağını oluşturan ÇED Yönetmeliğinin değişmesi, geçen süreç içerisinde Tebliğin uygulamadan kalkan kısımlarının bulunması ve çevresel etki değerlendirmesi sürecinde sorunlarla karşılaşılması nedenleri ile bürokrasinin azaltılması ve etkinliğin artırılması amacıyla revizeye ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.
Bu amaçla yeniden düzenlenen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği" 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bakılan dava, 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 5. maddesinin; 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile 2. fıkrasının, 8. maddesinin; 1. fıkrasının (f), (g) bentleri ile 4. fıkrasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmüne yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmü, 2. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, ... ifade eder." hükmü, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı (…) alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (Ek cümle:19/7/2025-7554/1 md.) Ancak, bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2009 tarihli ve E.:2006/99, K.:2009/9 sayılı Kararı ile.) Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde dayanılarak hazırlanan ve 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin "Yeterlik Belgesi" başlıklı 26. maddesinde; "(1) Proje tanıtım dosyası, ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlar Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik belgesinin verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.
Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan ve 31/12/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 1. maddesinde; "(1) Bu Tebliğin amacı, 29/7/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." kuralı, 2. maddesinde; "(1) Bu Tebliğ; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında dosya/rapor hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, başvuruların değerlendirilmesi, çevresel etki değerlendirmesi yeterlik belgesinin verilmesi, vize edilmesi, askıya alınması, iptali ve denetimi ile ilgili hususları kapsar." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşun; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmesi, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmesi, 1) Çevre mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar. 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veterinerlik bölümlerinden mezun olanlar. 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden mezun olanlar. c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu fıkranın (a) bendi kapsamında; beş adet nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış ve en az üç yıl çalışmış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmesi zorunludur. Koordinatörün bu madde kapsamında sahip olması gereken toplam ÇED tecrübe konusunun en az üç tanesinin farklı sektöre ait nihai ÇED raporu olması esastır. (...) (2) Bakanlığın, Mülga Çevre Bakanlığının, Mülga Çevre ve Orman Bakanlığının ve Mülga Çevre ve Şehircilik Bakanlığının merkez veya taşra teşkilatlarının çevre mevzuatı ile ilgili teknik birimlerinde en az sekiz yıl çalışmış personelinden; a) Çevre mühendisi olanlar, birinci fıkranın (a) veya (c) bentleri kapsamında görev alabilir. b) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen meslek gruplarına dahil olanlar, birinci fıkranın (b) veya (c) bentleri kapsamında görev alabilir." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; (...) f) ÇED başvuru dosyası/ÇED raporunda imzaları bulunan ve 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birinin halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısına ve komisyon toplantısına katılımını sağlamakla, g) ÇED olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle, yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle ve hazırlanan proje ilerleme raporunu inceleme yapan personel ve proje sahibi imzası ile birlikte, ÇED olumlu karar tarihinden itibaren komisyonda belirlenen periyottan en geç 15 gün içerisinde Bakanlığa sunmakla, yükümlüdür. (...) (4) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; ÇED başvuru dosyasını, çevre mevzuatı kapsamında ÇED başvuru dosyası hazırlanmasına gerek olmadan sunulan ÇED raporunu ve PTD’yi hazırlama aşamasında, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle ve yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle yükümlüdür. ÇED sürecinde kurum/kuruluş değişikliği olması durumunda süreci devam ettirecek kurum/kuruluş, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle ve yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle yükümlüdür. Projelere ilişkin ÇED başvuru dosyası veya PTD’nin ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş tarafından proje alanı incelemesi yapıldığı tarih itibarıyla 180 gün içerisinde elektronik sistem üzerinden Bakanlığa/il müdürlüğüne sunulması gerekir. Süresi içerisinde sunulmayan ÇED başvuru dosyası veya PTD için yeniden proje alanı incelemesi yapılır. (...)" kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığa Konu Tebliğin İptali İstenilen Düzenlemelerinin İncelenmesi:
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldıkları kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasanın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Kanunlar ve Yönetmelikler açısından yukarıda belirtilen bu durum, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuksal metinler ve idari işlemler açısından da geçerlidir.
Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; çevresel etki değerlendirmesine tâbi projeler ile konuya ilişkin usûl ve esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği düzenlenmiş olup, hem çevresel etki değerlendirmesine tabi projeleri hem de konuya ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ilk olarak 07/02/1993 tarih ve 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çeşitli tarihlerde yeniden düzenlenen Çevresel Etki Yönetmeliği, son olarak 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tüm ÇED Yönetmeliklerinde de proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum/kuruluşların, Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlü oldukları, yeterlik belgesi verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenleneceği, kuralı yer almıştır. Dolayısıyla Çevre Kanununa dayalı olarak çıkarılan ÇED Yönetmeliğinde kurum/kuruluşların söz konusu işlemleri yapabilmeleri için yeterlik belgesi alması gerektiği, buna ilişkin usul ve esasların ise Tebliğ ile düzenlenmesi kurala bağlanmış olup, bu yönüyle yeterlik belgesi verilmesi, bu belgeyi alan kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların, Yönetmeliğe uygun olarak Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden;
29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; "(1) ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluşların; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmeleri, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmeleri, 1) Çevre Mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar, 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veteriner hekim bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar" kuralı yer almıştır.
Dava konusu Tebliğin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; (1) ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşun; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmesi, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmesi, 1) Çevre mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar. 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veterinerlik bölümlerinden mezun olanlar. 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden mezun olanlar." kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından, mevzuatta giderek artan bir şekilde çevre mühendisliğinin öne çıkarıldığı, çevre mühendisliğini hem yetki hem de sayı bakımından artıran zorunlu uygulamaların Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, oysa ÇED raporunda veya proje tanıtım dosyasında biyolojik çevreye etkiler (flora-fauna, biyolojik çeşitlilik gibi), doğal kaynak kullanımı, duyarlı yöreler gibi kısımların özellikle biyologlar tarafından değerlendirilebileceği, benzer şekilde projenin planlandığı bölgenin jeolojik, hidrojeolojik, zemin ve depremsellik gibi konuların sadece jeoloji mühendisleri tarafından değerlendirilebileceği, ancak idarenin yaptığı bu düzenleme ile konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından değerlendirilmesine sebebiyet verildiği, zorunlu çevre mühendisi istihdamının 2019 yılında 2’ye çıkarıldığı, dava konusu tebliğ ile de 3’e çıkarıldığı, böylece söz konusu başlıklar bakımından diğer meslek gruplarının olsa da olur olmasa da olur yaklaşımının benimsendiği, söz konusu tablonun bu yönüyle eksik kaldığı, flora-fauna, biyolojik çeşitliliğin önemli bir konu başlığı olduğu, ilgili meslek gruplarının istihdamının zorunlu tutulmamasının bu konu başlıkları bakımından konunun uzman olmayan kişiler tarafından değerlendirilmesine neden olunduğu, istihdam yükünü tek bir meslek üzerinde yoğunlaştırıldığı, sonuç olarak biyoloji, kimya, jeoloji ve fizik gibi temel bilimlerin göz ardı edildiği, çevre mühendislerinin öncelikli hale getirildiği, bu düzenleme ile Anayasa'nın 10., 56. ve 90. maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ÇED süreçlerinde yer alabilecek meslek dalları, hangi koşullarda ve hangi sayıda personel istihdam edilebileceği, istihdamı zorunlu olan personeller, personelin çalışma şartları ve sektörel gelişimler de göz önünde bulundurularak düzenlendiği, sistem üzerinde aktif kaydı bulunan ve ÇED süreçlerinde yer alan meslek disiplinlerine dair çalışanlarla ilgili oluşturulan tabloya bakıldığında halihazırda farklı meslek gruplarından çalışanların olduğunun görüldüğü, bir başka ifadeyle, dava konusu maddeler dikkate alındığında, çevre mühendisleri haricinde Tebliğde sayılan meslek gruplarının da istihdamının zorunlu tutulduğu, kaldı ki, projenin yeri, türü ve özelliğine uygun meslek disiplinlerinden uzman eksikliği bulunuyorsa bu uzmanların tamamlanarak dosya/raporun yeniden hazırlanmasının talep edilmesinin mümkün olduğu, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile (ç) bentlerinin farklı meslek gruplarına imkan tanıyan düzenlemeler olduğu, düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Uyuşmazlıkta, dava konusu maddeler kapsamında bir önceki Tebliğ ile dava konusu Tebliğ arasında istihdamı zorunlu personel sayısı bakımından bir farklılık söz konusu olmadığının anlaşıldığı, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde çevre mühendislerinin istihdamı zorunlu tutulurken, aynı fıkranın (b) bendinde çevre mühendisliği haricindeki diğer meslek gruplarının istihdamının zorunlu tutulduğu, her iki bentte de istihdamı zorunlu olan personel sayısının aynı olduğu, dolayısıyla bu düzenlemeler bakımından Anayasa'nın 10., 56. ve 90. maddelerinin ihlal edilmediği, düzenlemelerde hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 2. fıkrası yönünden;
29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; "ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluşların; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmeleri, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmeleri, 1) Çevre Mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar, 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veteriner hekim bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, c) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi kapsamında en az üç yıl çalışmış ve bu bentlerden herhangi birinde en az beş adet nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya on adet İDK toplantısında görev almış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmeleri zorunludur." kuralı, aynı maddenin 2. fıkrasında; "Bakanlık, Mülga Çevre Bakanlığı ve Mülga Çevre ve Orman Bakanlığının merkez veya taşra teşkilatlarının çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre yeterlik, çevre izin-lisans, çevre denetim, çevre koruma ile ilgili birimlerinde çevre mevzuatı kapsamında en az sekiz yıl çalışmış personelden; a) Çevre mühendisi olanlar, bu maddenin birinci fıkrasının (a) veya (c) bendi kapsamında görev alabilir. b) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen meslek gruplarına dahil personel, bu maddenin birinci fıkrasının (b) veya (c) bendi kapsamında görev alabilir." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Tebliğin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında ise; "ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşun; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmesi, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmesi, 1) Çevre mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar. 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veterinerlik bölümlerinden mezun olanlar. 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden mezun olanlar. c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu fıkranın (a) bendi kapsamında; beş adet nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış ve en az üç yıl çalışmış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmesi zorunludur. Koordinatörün bu madde kapsamında sahip olması gereken toplam ÇED tecrübe konusunun en az üç tanesinin farklı sektöre ait nihai ÇED raporu olması esastır." kuralına, aynı maddenin 2. fıkrasında da; "Bakanlığın, Mülga Çevre Bakanlığının, Mülga Çevre ve Orman Bakanlığının ve Mülga Çevre ve Şehircilik Bakanlığının merkez veya taşra teşkilatlarının çevre mevzuatı ile ilgili teknik birimlerinde en az sekiz yıl çalışmış personelinden; a) Çevre mühendisi olanlar, birinci fıkranın (a) veya (c) bentleri kapsamında görev alabilir. b) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen meslek gruplarına dahil olanlar, birinci fıkranın (b) veya (c) bentleri kapsamında görev alabilir." kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler ile özel sektörde proje koordinatörünün yalnızca çevre mühendislerinin olabileceği öngörülmüş iken, Bakanlıkta 8 yıl çalışan farklı meslek gruplarının da koordinatör olabileceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla belli yıl çalışmayla çevre mühendisleri diğer alanlar da uzmanlaşabiliyorken, diğer meslek gruplarının da çevre mühendisliği alanında uzmanlaşabileceğinin kabulü gerektiği, Tebliğin 8. maddesine bakıldığında herhangi bir mesleki ayrımının yapılmadığı, ilk defa koordinatörlük görevinin çevre mühendislerine hasredildiği, hukuki bir sebep olmaksızın çevre mühendisleri lehine düzenleme yapıldığı, söz konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ÇED süreci ile gerçekleştirilmesi planlanan her bir projenin çevreye olan/olası etkilerinin belirlenmesi ve bu etkilerin en aza indirilmesinin amaçlandığı, çevre mühendisliği, doğal kaynakların kullanımı ve insan sağlığına uygun çevre koşullarının yaratılması ilgili mühendislik dalı olduğu, diğer mühendislik dallarından farklı olarak, doğanın kaynaklarını tüketmeyi değil, doğaya sahip olduklarını geri vermeye çalışan bir mühendislik dalı olduğu, çevre mühendislerinin; çevre kirliliğinin önlenmesi kapsamında, çevre yönetim sistemleri ve planları, çevresel etki değerlendirmesi, içme ve kullanma suyu, evsel ve endüstriyel atık sular ile yağmur suları, katı atıklar, zararlı ve tehlikeli atıklar, evsel ve endüstriyel atıklar, hava kirliliği, gürültü, toprak ve yeraltı su kaynaklarının kirliliği konularında etüd, fizibilite, proje, araştırma, geliştirme ve planlama, danışmanlık ve eğitim, kontrollük, deneme işletmesi, muayene ve kabul, uygulama ve işletme yönetimi, keşif-şartname-ihale dosyası hazırlama ve düzenleme, hakediş ve kesin hesap, numune alma, deney, ölçüm, analiz ve modelleme hizmetlerini yürütebilecekleri, halihazırda meslek şartı aranmaksızın bu madde kapsamında görevli olan mühendislerin kazanılmış haklarının korunduğu, ÇED sürecinin çevre mühendisliğinin ana çalışma alanı olması nedeniyle koordinatörün çevre mühendisi olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Bakanlıkta belli yıl çalışan çevre mühendisi olmayan meslek gruplarının da koordinatör olabileceğinin öngörülmesinin nedeni, Tebliğde sayılan meslek gruplarından çevre mevzuatı ile ilgili teknik birimlerde çalışan kişilerin mesleki birikimi gözetildiğinde, eksiklikleri ve geliştirilmesi gereken yönlerini iyi bildiği ÇED süreçlerinin rapor/dosya hazırlanmasında aktif olarak yer almasının amaçlanması olduğu, bu yönüyle de düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları barındıran çevresel etki değerlendirmesi süreci, Tebliğ tarafından belirlenen farklı meslek disiplinleri tarafından oluşturulan rapor bütünüdür. Rapor koordinatörü ise ÇED raporunun değerlendirilmesi, yönetilmesi ve ilgili uzmanlık alanları tarafından oluşan çalışma ekibi ve verilerin koordinasyonu ve çevresel etkilerin, risklerin değerlendirilmesi sürecinde raporun bütününe yönelik sorumludur. Nitekim Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında; koordinatörün, ÇED başvuru dosyasının veya ÇED raporunun veya PTD’nin tamamında yer alan bilgilerin, diğer personel ise sorumlu olduğu bölümdeki bilgilerin doğruluğunu sağlamakla yükümlü oldukları düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar mülga Tebliğde, çevre mühendisleri dışında Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamındaki meslek disiplinlerinin de koordinatör olabilmeleri mümkün iken, dava konusu madde kapsamında yalnızca çevre mühendislerinin koordinatör olabileceği düzenlenmiş ise de, rapor koordinatörünün raporun bütününe yönelik sorumluluğunun bulunduğu, çevresel risk ve etkilerin belirlenmesi, yönetimi ve değerlendirilmesi konusunda çevre mühendisliğinin ana uzmanlık dalı olduğu, çevre mühendisliği dışındaki meslek disiplinlerinin de zorunlu istihdamını öngören diğer düzenlemelerin varlığı dikkate alındığında, koordinatörün yalnızca dava konusu maddede öngörülen şartları taşıyan çevre mühendislerinden istihdam edilmesine yönelik düzenlemede, Anayasanın eşitlik ilkesine, hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Diğer taraftan, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünde sayılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevlerinin, merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelen bakanlık teşkilatı tarafından ifa edileceği açık olup, bu kapsamda, Bakanlığın 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirlenen görev ve sorumlulukları dahilinde olan, bir başka ifadeyle, faaliyet alanında yerini bulan çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre denetim gibi çevre mevzuatı ile ilgili teknik birimlerde belirlenen süreyle çalışanların çevre mevzuatına ilişkin tüm konu başlıkları bakımından mesleki bilgi birikimlerinin bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, (özel sektöre ilişkin düzenlemelerin aksine) çevre mühendisi dışındaki Tebliğde sayılan meslek gruplarının da koordinatör olarak görev almasına ilişkin düzenlemede Anayasanın eşitlik ilkesine, hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmamıştır.
Dava konusu Tebliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) ve (g) bentleri ile 4. fıkrasına gelince;
29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; "ç) ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluşlar bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen personelin haricinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendinde belirtilen meslek gruplarından tecrübelerine bakılmaksızın en az bir personeli sürekli olarak istihdam edebilir." kuralına, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşların yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinde; "(7) ÇED Yeterlik Belgesi alan kurum/kuruluşlar, ÇED Başvuru Dosyası/ÇED Raporunda imzaları bulunan ve bu Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen personelden en az birinin Halkın Katılımı Toplantısı ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantılarına katılımını sağlamakla yükümlüdür. (9) ÇED Yeterlik Belgesi alan kurum/kuruluşlar, ÇED Başvuru Dosyası veya ÇED Raporunu veya PTD’yi hazırlama aşamasında, bu Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen personelden en az birini faaliyet yerini incelemek üzere ve incelemeden en az 5 gün önce İl Müdürlüğüne yazılı bilgi vermek suretiyle proje alanına göndermekle yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Tebliğin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında ise; "ç) Bu fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen personel haricinde, bu fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen meslek gruplarından tecrübelerine bakılmaksızın en az bir personeli sürekli olarak istihdam etmesi mümkündür." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; (...) f) ÇED başvuru dosyası/ÇED raporunda imzaları bulunan ve 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birinin halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısına ve komisyon toplantısına katılımını sağlamakla, g) ÇED olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle, yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle ve hazırlanan proje ilerleme raporunu inceleme yapan personel ve proje sahibi imzası ile birlikte, ÇED olumlu karar tarihinden itibaren komisyonda belirlenen periyottan en geç 15 gün içerisinde Bakanlığa sunmakla, yükümlüdür. (...) (4) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; ÇED başvuru dosyasını, çevre mevzuatı kapsamında ÇED başvuru dosyası hazırlanmasına gerek olmadan sunulan ÇED raporunu ve PTD’yi hazırlama aşamasında, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle ve yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle yükümlüdür. ÇED sürecinde kurum/kuruluş değişikliği olması durumunda süreci devam ettirecek kurum/kuruluş, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle ve yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle yükümlüdür. Projelere ilişkin ÇED başvuru dosyası veya PTD’nin ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş tarafından proje alanı incelemesi yapıldığı tarih itibarıyla 180 gün içerisinde elektronik sistem üzerinden Bakanlığa/il müdürlüğüne sunulması gerekir. Süresi içerisinde sunulmayan ÇED başvuru dosyası veya PTD için yeniden proje alanı incelemesi yapılır." kuralı yer almıştır.
Davacı tarafından, halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısına katılması, proje ilerleme raporu kapsamında yerinde inceleme yapması, ÇED raporu veya proje tanıtım dosyasının hazırlanması aşamasında yerinde inceleme yapması için Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentleri kapsamında yer alan personellerden birinin görevlendirilmesinin yeterli görüldüğü, dolayısıyla tecrübeli tecrübesiz tüm personelin eşitlendiği, nitekim söz konusu fıkranın (ç) bendi kapsamında yer alan personelin yeterliliğinde herhangi bir tecrübe şartı aranmadığından, bu kapsamdaki görevlendirilen bir personelin halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısında projeyi nasıl savunacağı, yerinde inceleme çalışmalarını tecrübesizliği nedeniyle yönetmekte yetersiz kalacağı belirtilerek, düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemelerde asgari şartların belirlendiği, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi kapsamındaki personelin yeni mezun şartını öngörmediği, dolayısıyla kendi mesleği ile ilgili uzun yıllar çalışmış olabileceği, dolayısıyla bu bent kapsamındaki personelin tecrübesiz olduğu anlamına gelmediği, yeterlik belgesine sahip kuruluşun aynı anda hem komisyon toplantısına, hem başka bir ilde halkın katılımı toplantısına hem alan incelemesine katılmasının mümkün olabileceği, bu nedenle bu kapsamdaki personelin de görevlendirilmesine imkan tanındığı, ayrıca proje personelinin de toplantılara katılmasının talep edilebildiği gibi, faaliyetin yeri, türü ve özelliğine uygun meslek disiplinlerinden uzman eksikliği bulunuyorsa bu uzmanların tamamlanarak dosya/raporun yeniden düzenlenmesinin istenebileceği, düzenlemelerin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu savunulmuştur.
Uyuşmazlıkta; gerek bir önceki Tebliğde gerekse dava konusu Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi kapsamında tecrübelerine bakılmaksızın bir personelin zorunlu istihdamının öngörüldüğü, ancak bir önceki Tebliğde bu kapsamdaki personele dava konusu düzenlemelerde öngörülen yetkilerin verilmediği anlaşılmakla birlikte, bu kapsamdaki personelin davacının iddia ettiği gibi kesin olarak tecrübesiz personel olacağı anlamına gelmediği, yeterlik belgesine sahip kuruluşun aynı anda hem komisyon toplantısına, hem başka bir ilde halkın katılımı toplantısına hem alan incelemesine katılımının gerekmesi durumunda bu kapsamdaki personelin de görevlendirilmesi amacıyla bu Tebliğ kapsamında verilen görevlere ilişkin dava konusu düzenlemede kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 06/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.