5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen HAGB kararının, yargılama sürecinde somut olayla ilgisiz kazan ve bakır boru müsaderesine dair hukuka aykırılık giderilerek Yargıtay tarafından düzeltilerek onanması.
Özet: Yargıtay, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, yeni yasal düzenleme (CMK 231/12) gereği temyiz edilebilirlik şartlarını taşıdığını tespit ederek, yargılama sürecindeki usul ve esas uygunluğunu kabul etmekle birlikte, kararda yer alan "kazan ve bakır borunun" müsaderesine ilişkin ibarenin somut olayla ilgisi bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğuna hükmederek, bu kısmı karardan çıkarmak suretiyle yeniden yargılama gerektirmeksizin hükmün düzeltilerek onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/487 E., 2025/198 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetKARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iadeSanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia, savunma ve toplanan tüm delillerle birlikte 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan koşulların varlığının gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Mahkemece verilen kararda, somut olay ve dosya kapsamı ile ilgisi bulunmayan "kazan ve bakır borunun" müsaderesine dair hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; kararda yer alan "-Sanıktan ele geçirilen kazan ve bakır borunun da suçta kullanıldığı anlaşılmakla 5607 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE," şeklindeki bendin karardan çıkartılması suretiyle usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık içermeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.