Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin, 2/b niteliğindeki taşınmazın hazine adına kadastro tespiti sonrası davacının zilyetlik ve irsen intikale dayalı kullanım itirazının temyiz incelemesi.
Özet: Uyuşmazlık, Karamanda orman sınırları dışına çıkarılmış 2/b niteliğindeki 2 31... parselin davacılar tarafından irsen intikal ve zilyetlikle elde edildiği iddiasıyla kendi adlarına tescili talebine ilişkindir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, 1975 yılından itibaren hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet veya sınır belirleyici emare bulunmadığı, taşınmazdaki yapı kalıntısının bitişik parsele ait eklenti olduğu ve zilyetlik şartlarının 2011 öncesinde gerçekleşmediği gerekçeleriyle davayı reddederken, davacılar eksik inceleme, hukuka aykırılık ve taşınmazın bitişik parselle birlikte kullanıldığı yönündeki iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2307 E., 2024/2723 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro MahkemesiSAYISI : 2023/23 E., 2024/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, Karaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2 31... parsel sayılı 1.221,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Karaman ili ... ilçesi ... köyü 2 31... parsel sayılı taşınmazın, irsen intikal ve bağış sebepleriyle 2011 yılı öncesinde dahi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, adına şerh verilmesini talep etmiştir.3. Davacı ... dava dilekçesinde; Karaman ili ... ilçesi ... köyü 2 31... parsel sayılı taşınmazın, irsen intikale dayalı olarak kendi zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, adına şerh verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " mahkememizce yapılan keşif sonucu teknik bilirkişi aracılığıyla incelenen hava fotoğraflarına göre 1975 yılından tespit tarihine kadar taşınmaz üzerinde zirai faaliyette bulunulmadığı, 2010 tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazın doğusundaki yol haricindeki diğer sınırlarının belirgin olmadığı, tel örgü/çit vs. gibi sınır belirleme iradesi bulunmadığı, her hangi bir zilyetlik emaresi gözlemlenmediği, taşınmaz içerisinde tespit ve keşif günü itibarıyla yıkıntı vaziyette yapı kalıntısı bulunmaktaysa da yerel bilirkişi beyanları ile davacı ... tanıklarının beyanlarına göre bu yapının dava konusu taşınmazın komşusu 2 05... parsel sayılı taşınmaz üzerinde adı geçen davacının babasına ait lokantanın odunluk/tuvalet/ jenaratör odası şeklinde en son 1990 yılına kadar kullanıldığı, her ne kadar teknik bilirkişi raporunda bu yapı hakkında "sahiplenme iradesine yönelik ikamet ve bakım - koruma amaçlı" nitelemesi yapılmış ise de doğrudan görgüye dayalı tanık ve bilirkişi beyanlarına karşısında streoskopik bir inceleme yapılmadan soyut görüş bildiren teknik bilirkişi raporlarının bu bölümüne itibar olunamayacağı, gerek yerel bilirkişiler gerekse de davacılar tanıkları tarafından taşınmaz üzerinde bulunduğu iddia olunan zilyetliğin, 2010 tarihli hava fotoğrafı esas alındığında 2011 yılı ve öncesine kadar sürdürülmediği, her iki davacı yönünden de Kanunun aradığı şartlar gerçekleşmemiş olup davanın ispat edilemediği, bina yıkıntısının ekonomik değeri bulunmadığından muhdesat olarak değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, 2 31... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dosya içeriği ve toplanan delillere göre Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurularak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/3. maddesi uyarınca yazılı miktarda vekalet ücreti tayininde hukuka aykırı yön görülmediğinden davacının mülkiyete ilişkin tapu iptali ve tescil iddiası varsa hak düşürücü süre içinde genel mahkemede dava açılabileceği" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile hukuka aykırı olarak karar verildiğini, ... tarafından dava açılmasında hukuka yarar bulunmadığını, taşınmazın müvekkilin murisine ait komşu parsel ile birlikte kullanıldığının tanık anlatımlarıyla sabit hale geldiğini, diğer yandan hava fotoğraflarında da dava konusu taşınmazda bulunan yapının yine müvekkilin murisine ait olan 2 05... parselde bulunan taşınmazın eklentisi konumunda olduğunu, bu sebeple yerleşik içtihatlarda da belirtilen 2011 yılı öncesine kadar buranın müvekkil ve murisi tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, davacı ...'ın muhtar olduğunu ve kadastro çalışmaları sürecinden haberdar olup kötü niyetle dava ikame edildiğini, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı tarafın kullanımının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.