Güneş enerji santrallerindeki hırsızlık sonucu sigorta şirketince yetersiz ödenen tazminatın tahsili amacıyla, önceki davanın aktif husumet nedeniyle reddi sonrası açılan dava.
Özet: Güneş enerjisi santrallerinde meydana gelen kablo ve diğer malzeme hırsızlığı sonucunda büyük zarara uğradığını iddia eden davacı şirket, banka kredisinin teminatı olarak zorunlu yaptırılan sigorta kapsamında, sigorta şirketinin ödediği 113.010 TLnin yetersiz olduğunu, gerçek zararının (çalınan malzemeler ve mahrum kalınan gelir dahil) 1.000.000 TLnin üzerinde olduğunu belirterek, daha önce aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilen davanın ardından davalı sigorta şirketine karşı tam tazminat talebiyle dava açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/258 Esas
KARAR NO : 2026/691
DAVA : Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/03/2026
KARAR TARİHİ : 01/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 14. Ticaret Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyası ile hırsızlığın yapıldığı ve hırsızlıktan dolayı zarar gören ...A.Ş. 'nin davacısı olduğu dava ile talepte bulunulduğunu ancak sigorta ettiren ... 'nın bütün sigorta işlemlerini müvekkili ... adına yapmasından dolayı dava aktif husumet yokluğundan reddedildiğini, bu kararın kesinleştiğini ve bu kerre mahkememizde ... adına dava ikame edildiğini, müvekkili Av. ... tarafından ... İli ... İlçesi, ... Mevkii 513 ve 514 nolu parseller üzerinde ... A.Ş. Ve ... A.Ş. Adı altında güneş enerjisi santralleri kurulduğunu, bu güneş enerjisi santralleri 2018 yılının başlarından itibaren Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın tüm teknik verilerine uygun olarak titizlikle kurulduğunu ve üretime geçerek ülke ekonomisine katma değer kazandırdığını, her iki tesis de teknik eleman kadrolu, gece ve gündüz ayrı ayrı olmak üzere bekçisi bulunan, korunması ile ilgili tüm gerekler yerine getirilerek tam kapasiteli olarak üretimine devam ettiğini, 22 Aralık 2022 tarihinde , müvekkilinin şirket sahibinin ifadesi ile vatan haini alçak hırsızlar, güneş enerji santrallerinin dere cephesine arabalarını yanaştırarak her iki tesiste buluna kabloların tamamını kesildiğini ve diğer bazı malzemeleri de çalarak kamyonlarına yükleyip götürüldüğünü, ...'da bulunan elektrik santrallerindeki kablo ve değerli malzemeleri çalarak hem ülke ekonomisine hem de santral sahiplerine büyük zarar verdiklerini, ancak şirketlerinde yaşanan olayda yakayı ele verdiklerini ve yakalandıklarını, ne yazık ki çaldıkları bütün malzemeleri sattıkları için müvekkili şirketin zararı karşılanmadığını, ...A.Ş., müvekkili ...'un sahip olduğu diğer tüm ...gibi kuruldukları yıldan bu yana davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandıklarını, hırsızlık olayından sonra davalı şirkete bildirim yapıldığını ve bu bildirim neticesinde sigorta şirketinin gönderdiği sigorta müfettişleri kendilerine göre tespit yapıldığını ve neticede güneş enerjisi santralinin neredeyse üç günlük üretim bedeline tekabül eden 113.010.-TL zarar tespiti yaparak bu bedeli müvekkilin... nolu hesabına gönderildiğini, hırsızlık neticesinde çalınan kablolar ve güneş enerjisi santralinin sağlıklı yapılamadığı için mahrum kalınan gelirin değerinin 1.000.000.-TL civarında olduğunu, davacı şirket Av. ...' un kurmuş olduğu ... santralinden birisi olduğunu, müvekkili... Bankası A.Ş ...şubesinden yeniden Ges santralleri kurmak için, 8.200.000 amerikan doları tesis kredisi aldığını, bu kredi ile de ... ili ... ilçesi ... köyünde 5 mw , ... ilinde de yine... ait , ... A.Ş. tesislerinin kurulu olduğu tarlanın bir parçasında da ...A.Ş. firmasını kurarak ...Bankası A.Ş. ... Şubesinden almış olduğu 8.200.000 amerikan doları karşılığını, üretim tesislerini faaliyete geçirdiğini, ve müvekkilinin kurmuş olduğu bütün şirketler... Bankası A.Ş. 'nin yan kuruluşu olan davalı ...A.Ş. Tarafından sigortası yapıldığını, banka ile kredi ilişkisinden dolayı zorunlu olarak sigortası davalı şirket tarafından yapıldığını,... A.Ş den almış olunan 8.200.000 amerikan doları kıymetindeki krediyi bankalar mevzuatı gereği otomatikman banka tarafından bu kredi teminat olarak garanti altına almak için, %100 ... bankası kendi kuruluşu olan ...şirketine, bu 6 adet ... firması ile birlikte davacı müvekkil şirketin ( ...) sigorta yapıldığını, davalı banka, bu 6 firmanın taksit ödemelerini aksatmamak için, müvekkili ...' dan ayrıca teminat istediğini, teminat olarak da ...'un kendi öz kaynak parası ile kurduğu ve üretime başladığını, ... Ve ...'un Kayseri de kurduğu ... ,..., ve... Firmalarının gelirlerini hamidiye de kurulu 5 mw gücünde ki ... ler ile ... A.Ş.'nin bankaya olan kredi taksitlerinin ödemesini garanti altına almak için , açıkladığı gibi temlik aldığını, banka temlik aldığı bu tesisleri de kendi bünyesindeki bankaya ait ... şirketine bizzat sigorta yaptırıldığını, tesislerin hepsini tek bir sigorta şemsiyesi altında toplayarak, sigorta paralarını da davacı müvekkilinin bizzat ... de bulunan ... nolu hesabında reesen keserek sigortaları devam ettirildiğini, bu işlemlerin bankada devam ederken 22 aralık 2022 tarihinde ... da kurulu ... -5 ... A.Ş. VE ... -6 ... A.Ş. nin tesisleri hırsızlar tarafından tahrip edilerek , ... santrallerinin sağlıklı çalışabilmesi icin gerekli 1.500.000 TL değerindeki kablolar v.s çalınıp götürüldüğünü, bu tespitler jandarmanın ve de tesislerin yönetici müdürü Metin Kuluşaklıgil tarafından yaptırıldığını, hırsızlar yakalanarak mahkum olduklarını, olayın ilgili adli makamlara intikal ettiğini, Neova sigorta şirketine banka tarafından olayın bildirildiğini, şirketin müfettişleri mahaline giderek, kendilerine göre tespit yapıldığını, bütün bu çalınan malların müvekkiline ait olan ... şirketlerinin üretim için kullandığı mal ve emtialar olduğunu, müvekkilinin olaya vakıf olan sigorta şirketinden zararının ödemesi beklerken, şirket kendi kafalarınca tespit ettiği ve yalnız... A.Ş. Nin zararına karşılık 113.010 TL parayı müvekkilinin yukarıda açıkladıkları ... bankası ... şubesinde ki ...nolu hesabına gönderildiğini, davalı sigorta şirketi ve bağlı bulunduğu kurum olan ...A.Ş. İle yapılan görüşmelerde ödenen tazminatın yetersiz olduğunu, elektrik üretimin yapılmamasının dahi karşılanmadığı belirtilmiş ancak bu güne kadar bir sonuç alınamadığını, neticede arabuluculuk görüşmesi yapılmış ... Arabuluculuk Bürosu ...Arabuluculuk numaralı dosyası ile yapılan görüşme anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, milyon dolarlar değerindeki tesiste yaşanan hırsızlık olayında oluşan zarar yargılama sırasında belli olacağı ve yukarıda belirtilen 1.000.000.-TL nin üzerinde olduğunu, sadece 113.010.-TL zarar tespit edilerek bu miktarın ödenmesi üzerine iş bu davanın açılması zaruretinde kalındığını, yukarıda açıklanan nedenler ve yargılama sırasında resen belli olacak nedenlerle , fazlaya dair haklarımız ve dava sırasında ıslah talebimiz saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000.-TL'nin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkile ödenmesini , mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, delillerini sunmadığını ve müvekkili şirkete tebliğ ettirmediğini, bu kapsamda oluştuğu ileri sürülen zararın gerek rakamsal olarak gerekse varlık olarak ispata muhtaç olduğunu, davaya konu olayın, dava dilekçesinde ifade edildiğine göre 22.12.2022 tarihinde meydana gelmiş olduğunu, 6102 sayılı kanunun 1420. Maddesine göre; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. Madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının C.10 maddesine göre ise "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda müruru zamana uğrar." bu sebeple davacının talepleri her bakımdan zamanaşımına uğramış olduğunu, reddi gerektiğini, dava öncesi dava şartı arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğini, diğer tüm itirazlarının baki kalmak üzere huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ... numaralı poliçede davacı ... KATILIMCI, dava dışı ...A.Ş. SİGORTALI olarak gösterildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya ait olduğunu, sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebileceğini ve onu dava edebileceğini, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya ait olduğunu, anılan hüküm gereğince aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya ait olduğunu, poliçeye dayalı olarak talepte bulunma hakkı sigortalıda olduğunu, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dain-i mürtehin hakkı sahibi tarafından davaya muvafakat verilmediğinden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının taleplerini ve hangi emvali için ne kadar zararı olduğunu açıklamasını talep ettiklerini, davacının hangi teminattan ne kadar talep ettiğini, taleplerinin poliçe teminatından olup olmadığına göre cevap vermek gerektiğini,... numaralı sigorta poliçesi kapsamındaki teminat limitlerinin belirtildiğini, davalı kabul anlamına gelmediğini, dava konusu olayda hırsızlık önlem klozu gereğince aranan koşulların davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacının taleplerini sigorta teminatından harici olduğunu, hırsızlık sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları nazara alınarak hasarın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilip, araştırılmasını, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak bildiği üzere, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkili sigorta şirketi tarafından, hırsızlık sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları kapsamında; eksik sigorta, amortisman ve muafiyet kesintileri ile sorumluluğu kapsamında ödeme yapılmış olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere; talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiş olduğunu, hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle kaydıyla, her halde davacı bütün iddialarını ispat etmek zorunda olduğunu, zararı doğuran olayı, hasarı, menfaatini/zararını, nef-i ve zararın kendisine ait olduğunu, hasar miktarını, poliçe teminatına girdiğini ve diğer hususları hukuken geçerli ispat vasıtaları ile ispat etmesini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; esasa ilişkin cevap ve delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğini, hiçbir hukuki mesnede dayanmayan, hiçbir hukuki menfaati bulunmayan haksız, yersiz ve suiniyetli davacının taleplerini reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacının davası davalı sigorta şirketine karşı tazminat davasıdır.
6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi şu şekildedir:
"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Kanun'un 18/a maddesinin 1. ve 2. Fıkrası ise şu şekildedir:
"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Davacı tarafından Mahkememiz nezdinde açılan menfi tespit davasının 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği anlaşılmıştır.
31.03.2026 tarihli ara karar ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği ve söz konusu ara kararın 25.04.2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafından kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının aslının dosyaya sunulmadığı gibi dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna dair de herhangi bir bilgi veya beyan sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi gereğince dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce karar verildiğinden HMK 312/1 ve AAÜT madde 6 hükmü uyarınca 45.000,00-TL'nin yarısı olan 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar karar verildi. 01/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır