İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde, 15/02/2025 tarihli trafik kazasından kaynaklanan sigorta rücu alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin dava.
Özet: Davacı sigorta şirketi, 15/02/2025 tarihli çok taraflı trafik kazasında kasko sigortalısı aracına ödediği 60.760,50 TL hasar bedelini, kusurlu olduğunu iddia ettiği davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı aracından rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davacı, davalıya ait aracın %50 kusurlu olduğunu ve bakiye tazminatın tahsilini isterken, davalı ise başvurunun usulden reddini, kendi sigortalısının %25 kusurlu olduğunu, ödemenin poliçe limitleri dahilinde yapıldığını, garameten hesaplama yapılması gerektiğini ve bakiye hasar talebinin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/295 Esas
KARAR NO :2026/605
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:01/04/2026
KARAR TARİHİ:14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü- 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanılmış olup kendisine Ödeme Emri gönderilmiş olup gönderilen ödeme emrine istinaden borçlular tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, 15/02/2025 tarihli trafik kazasında müvekkili Şirket nezdinde kasko sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü seyir halinde iken çok taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç %50 kusurlu olup rücu muhatabı sigortacısı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından ödemesi yapılan 60,760.50-TL tenzil edilmek sureti ile teminat limiti kapsamında ödenmesi gereken bakiye tutar açısından yeniden rücu zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödemesi yapılan asıl alacak ve ferilerine ilişkin işleyecek faizi ile tahsili talebine ilişkin olduğunu, 5484 Sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca, müvekkilinin kuruma yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olan aracın kusurlu sürücüsüne, işletenine ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı verildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat olan asıl alacak tutarı 60,760.50-TL'nin tazmini amacıyla davalıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığından dolayı öncelikle ihtiyati haciz talebinin tensip ile birlikte değerlendirilmesine karar verilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini, İtirazın iptaline ve takibin devamına, Asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddini talep ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın beş araçlı bir kaza olduğunu, diğer araçlara yapılan ödemelerin poliçe teminat limiti kapsamında göz önüne alınarak garameten hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirket ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün kazada %25 oranında kusurlu olup tazminat bedeline kusur tenzili yapılarak ödeme sağlandığını, davacının başkaca hak ve alacağı kalmamış olup haksız davanın reddini talep ettiğini, müvekkili şirketin poliçe limitinin üstündeki değerlerden sorumlu olmadığını, bakiye hasar ile ilgili herhangi bir evrak ve fatura sunmadan bakiye hasar talebinde bulunmanın TMK 2 maddesi “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” ilkesi ile bağdaşmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini bildirip, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
SBMye müzekkere yazılarak, 15/02/2025 tarihli trafik kazasında mahkememiz davacısı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ nezdinde KASKO sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plakalı aracın TRAMER kayıtlarının çıkartılarak, Mahkememizin 2026/295 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden, Mahkememizin 2026/295 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Sigorta A.Şne müzekkere yazılarak, 15/02/2025 tarihli trafik kazasında mahkememiz davacısı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ nezdinde kasko sigortalı ... plakalı araç ve ... plakalı araçların seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası neticesinde, kazaya ilişkin olarak poliçe, eksper raporu ve hasar dosyasının çıkartılarak, Mahkememizin 2026/295 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle davacı tarafından yapılan sigorta ödemesinin rücu talebine dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
15/02/2025 tarihinde dava konusu çok taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada davacı şirkete kasko sigortası ile bağlı ... plakalı araç zarar görmüştür. Davalı şirkete zmms poliçesi ile bağlı olan ... plakalı araç da kazaya karışmıştır. Davacı şirket, davalı şirkete sigortalı aracın %50 kusurlu olduğunu beyan ederek bakiye rücu miktarını talep etmektedir. Dava konusu takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davacının takip ve dava hakkı halefiyet ilkesine dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Somut olayda davacı şirketin, sigortalı aracın onarımını üstlendiği ve işbu davayı açabileceği anlaşılmıştır.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, davalı şirkete sigortalı aracın kazada tam kusurlu olduğu ve davacı şirkete sigortalı aracın onarımı için 243.987,17 TL’nin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi tarafından ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirtilmişse de, davacının %50 kusur kabulü gözetilerek taleple bağlılık ilkesi uyarınca davalı aracın %50 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dosyaya ödeme belgesi sunulmamışsa da, dosya içinde bulunan hasar dosyasının tetkikinden davacının 243.042,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Yine davalının davacıya bu kaza sebebiyle onarım bedeli olarak 27/06/2025 tarihinde 60.760,50 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Bu ödeme davacının da kabulünde olup, taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. O hâlde davalının sorumlu olduğu miktarın 121.521 TL olduğu ve bundan da davalının yaptığı ödemenin tenzili ile bakiye 60.760,50 TL alacağın bulunduğu kabul edilmiştir. Davalının poliçe limitlerine göre, kalan tutarın teminat limitleri içinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar takipte işlemiş faiz talep etmişse de, ödeme belgesi dosyaya sunulmadığından davalının takip tarihi ile temerrüde düştüğü kabul edilerek işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Alacağın haksız fiile dayanması sebebiyle hesaplanabilir, yani likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebi de reddedilmiştir.
Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK md. 320 hükmü “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” şeklindedir. Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı ilamında “Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Mahkemece, tensip zaptı düzenlenerek, taraflara delillerini bildirmeleri yönünde ara kararı alındığı ve davanın taraflarına anılan bu tutanağın tebliğ edildiği, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine eklediği deliller ile ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplandığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taraflar duruşmaya davet edilmeden nihai kararın verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar vererek, tarafların delillerinin tam olarak toplandığı ve tarafların beyanları ile birlikte bunların değerlendirildiği yargılamalarda, sırf dosya üzerinden yargılama yapılmasının hukukî dinlenilme hakkını ihlal etmediğini vurgulamıştır. HMK md. 320’nin gerekçesinde de belirtildiği üzere basit yargılama usulü, daha hızlı sonuçlandırılması gereken ve daha kısa ve kolay inceleme yapılabilecek dava ve işler için öngörülen, yazılı yargılama usulüne göre daha kısa, daha basit ve daha hızlı bir yargılama usulüdür. Mahkememizce yargıda hedef süre ile makul süre sebebiyle adil yargılanma hakkı gözetilerek dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Dava ve cevap dilekçesinde öne sürülen deliller toplanmış, aşamalarda taraflara beyan dilekçesi sunmaları için süre verilmiş ve gerekli ihtarlar yapılmış, iddia ve savunmalar bu çerçevede değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, açıklanan şekilde dosya üzerinden ve basit usulde yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 60.760,50 TL’lik kısmının iptaline, takibin 60.760,50 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık yasal adi faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.150,55 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 826,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.323,59 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 826,96 TL peşin/nisbi harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 153,70 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.712,66 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%88,74) dikkate alınarak; 19.267,53 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 7.710,76-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 675,68 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5.324,32 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle, davacı için KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14.09.2026
Katip ...
Hakim ...