Adana BAM, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin davalının tacir sıfatına göre belirlenmesi uyuşmazlığını karara bağladı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik dağıtım şirketinin, sayaca müdahale ve kaçak elektrik kullanımı tespiti üzerine tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığını çözüme kavuşturmaktadır. Bir asliye hukuk mahkemesi, davalının vergi kayıtlarına göre tacir vasfında olması nedeniyle davayı ticari dava olarak değerlendirirken, bir asliye ticaret mahkemesi ise dava tarihinde davalının gelir durumu itibarıyla tacir sıfatına sahip olmadığını ve uyuşmazlığın genel görevli asliye hukuk mahkemesinin yetkisinde olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1459 - 2026/1636

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1459
KARAR NO : 2026/1636
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2026
NUMARASI : 2026/42 2026/463
DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar
Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 10/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında ... Asliye Ticaret Mahkemesi ile ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının görevli tedarik şirketi ile perakende satış sözleşmesi akdettiğini, aboneli şekilde davalının kullanımında olan ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde, tesisatta bulunan sayaca müdahale edildiğinden şüphelenildiğini, bu nedenle sayacın sökülerek laboratuvar ortamında incelendiğini, inceleme sonucunda sayaca müdahale edildiği ve bu müdahalenin sayacın eksik tüketim kaydetmesine sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, bu nedenle dava konusu 11.11.2022 tarihli ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek tesisatın enerjisinin kesildiğini, yapılan tespit sırasında söz konusu işyerinin uluslararası acenta para transferi ve parfüm takı türleri satışı yapılmakta olduğunu, işyeri çalışma saatlerinin 09:00 - 20:00 olduğunun anlaşıldığını, düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/8722 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının sırf kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden bedelin tahsilini engelleme amacı taşıyan bu itirazının açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının kaçak elektirk kullanımı gerçekleştirdiği yer ticari olarak işletilmekte olduğundan ticari abonelere uygulanan tarife oranlarına göre kaçak tüketim sorumluluğu bulunduğunu, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/8722 Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, İtirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle lehlerine takip çıkışının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... 5. Asliye Hukuk Mahkemesince; "...dosya içerisine işin niteliğinin incelenmesinde davanın mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava olup olmadığının araştırılması için tarafların bağlı oldukları vergi dairelerine müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevapları incelendiğinde davacının gelir vergisinden muaf olmadığı, gerçek usulde vergilendirildiği, 2019,2020,2021 ve 2022 tarihlerinde bilanço esasına göre defter tuttuğu, davacının dava dilekçesinde ... nolu tesisatta yönelik dava konusu 11/11/2022 tarihli kaçak elektrik tutanağının düzenlendiğini belirttiği dosya kapsamı itibariyle davalının bilanço esasına göre defter tuttuğunun ve tacir olduğunun ... Vergi Dairesi Başkanlığının 03/02/2025 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı, bu nedenle de yargılamanın Ticaret Mahkemelerinde görülüp karara bağlanması gerektiği kanaatine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi;"... Eldeki davanın 17/07/2024 tarihinde ikame edildiği, dava tarihinde davalının VUK 177.maddesi uyarınca gelirinin esnaf sınırını aşmadığı bu haliyle dava tarihinde tacir sıfatına sahip olmadığı, davalının tacir sıfatına sahip olup olmadığının dava tarihindeki veriler göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından dava tarihinde tacir sıfatına sahip olmaya davalı hakkında Asliye Ticaret Mahkemelerinde yargılama yapılamayacağı davalının dava tarihinde faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu..."
Dava hukuki niteliği itibari ile kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle açılan alacak davasıdır.
Ticari dava 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Dosya kapsamında davacının kamu hizmeti sunsa da ticaret siciline kayıtlı tacir olduğu tartışmasızdır. Davalı açısından yapılan araştırmada ... Vergi Dairesi Başkanlığının yazılan müzekkereye cevaben gönderilen 03/02/2025 yazıda ise davacının davalının gelir vergisinden muaf olmadığı, gerçek usulde vergilendirildiği, 2019,2020,2021 ve 2022 tarihlerinde bilanço esasına göre defter tuttuğu, 2023 yılında ise işletme esasına göre defter tutmaya başladığını 2.Sınıf Tacir olduğunu bildirdiği, davaya konu aboneliğin ticarethane aboneliği olduğu, kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle davalının tacir olduğu işyeri aboneliğinin ticarethane aboneliği olduğu bu haliyle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmakla ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi Açıklandığı Üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 10/09/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır