Adana Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı araç mahrumiyet bedeli talepli davada asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını merci tayiniyle giderdi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu aracın onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedeli tazminatı talebiyle açılan davada, davacının tacir sıfatına sahip olup olmadığı ve davanın ticari nitelikte bulunup bulunmadığı hususunda Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı yaşanmıştır; bu nedenle dosya, ilgili kanun maddesi uyarınca yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine merci tayini talebiyle iletilmiştir.

T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1604 KARAR NO : 2026/1679T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/04/2026NUMARASI : 2025/1622 2026/455DAVACI : ... - -...VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -... - -... : 2 -...VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/08/2025KARAR TARİHİ : 14/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 14/09/2026 .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ait ... plakalı araç ... İli ... İlçesi ... kavşağı üzerinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davalı şirkete ait aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen bu kaza neticesinde davacı müvekkil aracından onarım süresi boyunca mahrum kaldığını, davacı müvekkiline ait araç seyir halinde iken davalı yanın sol yandan sağ tarafa direksiyonu kırması üzerine müvekkiline ait aracın sol tarafına çarpması sonucu araçta maddi hasar meydana geldiğini, 17/02/2025 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında davacı müvekkile ait araç 17/02/2025 tarihinde onarım merkezine çekilmiş ve ilgili sigorta kuruluşuna başvuruda bulunulduğunu, ilgili sigorta kuruluşu tarafından eksper atamasının yapıldığını, eksper incelemesi sonrasında parça tedariği ve onarım çalışmaları başladığını, bu süreç yaklaşık 30 gün sürmüştür ve bu süreç içerisinde müvekkil aracını hiçbir şekilde kullanamadığını, bu nedenle haklı davalarının kabulüne, 17/02/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı müvekkilin aracın onarımı esnasında aracını kullanamadığı günler nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL Mahrumiyet Bedelinin kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi; "Hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarıdır. (Ek cümle:22/7/2020-7251/55 md.) Ancak özel kanunlarla kurulanlar da dâhil olmak üzere, hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilir. Tüm bu açıklamalar değerlendirildiğinde açılan davanın ticari dava olduğu ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, HSK Genel Kurulunun kararı ile davaya bakmakla görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu," gerekçesiyle dosyayı görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere tevzi bürosuna göndermiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi; "Her ne kadar ....Asliye Hukuk Mahkemesince ticaret mahkemesi görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de; davacının aracı olan ... plakalı aracın hususi araç olduğu, ve Vergi Dairesinin cevabi yazısı davacının potansiyel vergi mükellefi olduğu, dolayısıyla tacir sıfatının bulunmadığı, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 3.Hukuk Dairesinin 2025/1720 Esas 2025/2091 Karar sayılı ilamı"...Mahkemece somut olayda davacının kullanımdaki ... plakalı aracın ticari araç niteliğinde olduğu ve davalının tacir olduğu, davanın ticari dava niteliğinde olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkemenin görevsizliğine karar verildiği görülmüştür. Davacıya ait ... plakalı araca ait ruhsatta kullanım amacının ticari araç olarak kayıtlı olması tek başına davacıyı tacir yapmayacaktır. Mahkemece davacının tacir olup olmadığı hususunda gerekli kurumlara (ticaret sicili, vergi dairesi gibi) müzekkere yazılarak araştırma yapılması, davacının tacir olması halinde görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunun kabulü, aksi halde davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.... " davacının VUK'un 178.maddesigereğince de tacir olmadığı anlaşılığından mahkememizin görevli olmadığı, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu" gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle, HMK'nun 20/1.Maddesi uyarınca yargı yerinin belirlenmesi açısından merci tayin talebiyle dosya Dairemize gönderilmiştir. TTK’nın 4. maddesinin ilk fıkrası;“(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda, B) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,C) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,E) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,F) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.” düzenlemesini içerir.Görüleceği üzere hangi davaların ticari dava olarak sınıflandırılacağı bahsi geçen maddede düzenlenmiştir. Buna göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve bir tarafın ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar; TTK m.4/1’de bentler halinde sayılıp tarafların tacir olmasına yahut işin bir ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.Nisbi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalardır. Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Burada dikkat edilmesi ve özellikle üzerinde durulması gekeren gereken husus; uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olmasının veya TTK m.19/2’de “ Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” şeklinde düzenlenen ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceğidir. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği unutulmamalıdır.Üçüncü grup ticari davalar ise, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması kanunda yeterli görülmüştür.Somut olayda davalı her ne kadar tacir ise de ve davacı tacir olmayıp aracının da hususi araç olduğu dikkate alındığında, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.Tüm bu sebeplerle,.... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM/:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-.... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/09/2026 ...Başkan... e-imzalıdır...Üye... e-imzalıdır ...Üye... e-imzalıdır ...Katip... e-imzalıdır