İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, e-ticaret pazar yeri platformunun satıcıdan ticari komisyonculuk sözleşmesinden doğan alacakları için başlattığı icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı e-ticaret platformu, kendi platformu üzerinden ticari komisyonculuk sözleşmesi kapsamında satış yapan davalı satıcının, biriken komisyon ücretleri, operasyonel gider yansımaları, müşteri iadeleri, müşteri memnuniyeti cezaları ve reklam hizmetleri gibi çeşitli ticari alacak kalemlerine dair başlattığı icra takibine yaptığı, alacaklarını sürüncemede bırakma ve takibi durdurma amacı güden haksız itirazının iptalini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/168 Esas
KARAR NO : 2026/696
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2026
KARAR TARİHİ : 01/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “...” akdedildiğini, müvekkili şirketin anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı ile müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirildiğini, taraflarınca başlatılan icra takibine, müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle, herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etmek zorunluluğu doğduğunu, detaylıca açıklanacak sebeplerle doğan alacakların tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 18. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin dayanak belgesi olarak sunulan cari hesap ekstresinde görüleceği üzere; müvekkil şirketin ticari defterlerinde davalı firmanın takip edildiği hesapta yer alan "..." , "..." , "..." , "Tahsilat İade Virmanı" , "..." açıklamalı kayıtlar sebebiyle borç biriktiğini ve davalı tarafından bu borç ödenmediğini, müvekkili şirketin davalı satıcıya pazar yeri hizmet vermekte, karşılığında da davalını sattığı ürün bedelleri ile orantılı olarak komisyon bedeline hak kazandığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirket zaman zaman davalı yerine bedel tahsil etmekte, zaman zaman da davalı yerine ödeme yaptığını, davalının mağazasından oluşturulan siparişlere ilişkin tahsilatlar müvekkili şirket tarafından yapılmakla, ürün müşteriye teslim edildikten sonra ürün bedeli davalı satıcıya gönderildiğini, sonrasında müvekkili şirket tarafından ürün bedeli ile orantılı olarak hesaplanan komisyon bedeline ilişkin fatura kesildiğini, bu fatura davalı satıcının cari hesabına "..." açıklaması ile kaydedildiğini, müşteriler tarafından siparişin oluşturulmasını, ürün bedelinin tahsil edilmesini, ürünlerin müşterilere teslim edilmesi ve ürün bedellerinin davalı satıcıya aktarılması süreçlerinde operasyonun aksama olmaksızın devam edebilmesi için yapılan birtakım masraflara müvekkili şirket katlanmakta, sonrasında bu masraflar davalı satıcıya fatura edildiğini, teslimat işlem bedeli, kargo destek yansıtma gibi kayıtlar bu harcamalara örnek olarak gösterilebileceğini, müşterilerin Tüketici Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında ayıplı ürünün ayıpsız misli ve değişimi, ayıplı ürünün bedelinin iade edilmesi gibi sebeplerden kaynaklanan iade taleplerine ve müşterilerin lehine sonuçlanan tüketici hakem heyeti kararlarına istinaden müvekkili şirket müşterilere bedel iadesi edilmesi gibi sebeplerden kaynaklanan iade taleplerine ve müşterilerin lehine sonuçlanan tüketici hakem heyeti kararlarına istinaden müvekkili şirket müşterilere bedel iadesi yapıldığını, ancak hem mevzuat hem de taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkili şirketin bu bedeller bakımından satıcı firmalara rücu hakkı saklı olduğunu, müşterilere yapılan iade miktarları, ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere her bir satıcının cari hesabına tahsilat iade virman kaydı olarak işlendiğini, müvekkili şirketin politikası gereği, müvekkili şirkette satış yapan firmaların da kabulünde olduğu üzere satıcılardan kaynaklanan sebeplerle meydana gelen olumsuzluklar nedeniyle satıcı firmalara müşteri memnuniyeti yansıtma adı altında ceza faturası kesildiğini, satıcının siparişi iptal etmesi, satıcının teslimatı sözleşmede öngörülen sürede gerçekleştirememesini, satıcının stokta olmayan ürünü satışa açması gibi durumlar örnek gösterilebildiğini, müvekkili şirket ile satıcılar arasında imzalanan satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında; satıcının mağazasından satın alınmış bir ürünün temin edilememesi halinde, müşterinin sipariş ettiği ürün farklı satıcılardan tedarik edilerek müşterilere ulaştırılır olduğunu, aradaki bedel farkı ise; siparişi temin edemeyen satıcıdan tahsil edilir olduğunu, satıcıların cari hesabında yer alan C/H MUTABAKAT FARKI kaydı ise; müvekkili şirket tarafından tahsilattan vazgeçilerek sıfırlanan fatura tutarlarını ifade ettiğini, bunun nedeni satıcıların panelden açtıkları taleplerinin olumlu karşılanmasını, firmaya destek verme amacı veya toplam borcun 1000 TL altında kalması sebebi ile sene sonunda icraya gitmemek amacıyla yapılan bir işlem olabilir olduğunu, HepsiAd Ecovacs Şubat Lansman kaydı; Hepsiad başlıklı olan kayıtların tamamı reklam hizmet faturasıdır. Satıcının ürünlerinin reklamı (öne çıkarmak gibi) için aldığı hizmetin karşılığı olduğunu, OMS nolu Tahsilat Virmanı kayıtları müşterilerden tahsil edilen ödemelerin satıcıya aktarıldığına ilişkin kayıtlar olduğunu, faturası Kkeg kaydı, müvekkili şirketin alacağından vazgeçerek kendi içinde gider hesabı atarak sıfırlanan fatura tutarlarını gösterir olduğunu, fazla ürün tahsilat virmanı kaydı ise, satıcının çeşitli sebeplerle hatalı ürün göndermesi, sonradan doğru ürünü göndermek zorunda kalması sebebiyle cariye ikinci bir "fazla ürün tahsilat kaydı" işlenir olduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, yukarıda detaylıca izah edilen sebeplerle; davalının cari hesabına toplam 128.835,33-TL borç kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının müvekkili şirkete 128.835,33-TL borcu bulunduğu hususu sabit olduğunu, mahkememiz nezdinde cari hesap ve müvekkili şirketin ticari defter ile kayıtları üzerinde yapılacak bir bilirkişi/bilirkişi heyeti incelemesi neticesinde davalının müvekkili şirkete faiz ve masraflar hariç (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 128,835,33-TL borcu bulunduğunu ve davalının itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu hususu somut hale geleceğini, uyuşmazlık konusu gereği taraflarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak süreç "anlaşamama" olarak sonuçlandırıldığını, yukarıda ayrıntısıyla açıklanan sebeplerle; borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptalini, İcra İflas Kanunu Madde 67/2 hükmü uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğduğunu, izah edilen sebeplerle ve mahkememiz tarafından re’sen göz önüne alınacak nedenlerle; davalı tarafından ... 18. İcra Dairesi...E. Sayılı sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asile tensip tutanağı, tevzi formu ve dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacının davasının itirazın iptaline istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında davacı vekili 07.08.2026 tarihli celsede dava tarihinden sonra davalının takibe konu borcunu ödediğini beyan etmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 07.08.2026 tarihli beyan dilekçesi ile davalıdan vekalet ücreti yargılama gideri talebinin olmadığını beyan etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava onusu takibe dayanak borcu yargılama gideri ile birlikte davacıya ödediği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 1.556,01-TL harçtan mahsubu ile bakiye 824,01-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır