Boşanma davasında bölge adliye mahkemesinin gerekçe ve hüküm arasındaki çelişkili kusur ve tazminat değerlendirmesi nedeniyle temyiz edilen kararın bozulması.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin tarafların kusur durumuna ilişkin çelişkili değerlendirmeler yapması ve kadının maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararını onarken gerekçesinde kadının tazminata hak kazandığına dair ifadeler kullanması nedeniyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluştuğu, bu durumun tek başına bozma sebebi teşkil ettiği belirtilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2026/941 E.  ,  2026/7343 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1752 E., 2025/1592 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/1263 E., 2024/461 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri ile nafakaların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından isi kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, velâyet ile erkek aleyhine hükmedilen nafakalar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının asıl davası ile erkeğin karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar yararına tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplarinin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince davacı- karşı davalı kadın yararına eşit kusurlu kabul edilerek maddî ve manevî tazminata hükmedilmemesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince "(...) Asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların TMK'nun 166/1.maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesinde ve kusura ilişkin yapılan değerlendirmede (...) Boşanmaya sebep olan olaylarda daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddi desteğini yitiren davacı-karşı davalı kadın yararına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve beklenen menfaatlerin kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, TMK'nun 174/1.maddesi gereğince maddi tazminat takdir edilmesinde ve takdir edilen tazminatın miktarında, Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı-karşı davacı kadın yararına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde, TMK'nun 174/2.maddesi gereğince manevi tazminat takdir edilmesinde ve takdir edilen tazminatın miktarında her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından (...)" gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe kısmınında başında kusura ilişkin açıklamada taraflara verilen eşit kusur belirlemesine ilişkin değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı belirtildiği halde, devamında tazminatlara ilişkin açıklamada kadının daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmemesine rağmen, kadın yarına hükmedilen tazminatlarda ve miktarlarda isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiş, kararın hüküm kısmında ise tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine denilmek suretiyle hem gerekçenin kendi içerisinde hem de gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.