Danıştay, ardışık ankesörlü/sabit hat aramalarıyla FETÖ/PDY iltisakı tespit edilen kamu görevlisinin ihraç kararına yapılan temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Danıştay, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle 375 sayılı KHKnın geçici 35/b maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı davada temyiz istemini reddetmiş; bölge idare mahkemesinin kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna dair kararını onamıştır, bu kararın gerekçesinde, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki deliller doğrultusunda, ardışık ve periyodik ankesörlü/sabit hat aramaları ile gizli iletişim sistemine dahil olduğunun ve örgütle iltisaklı bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle temel hakların ihlali iddialarının yersiz olduğu belirtilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15949 E.  ,  2025/10056 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15949
Karar No : 2025/10056
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olmadığı, söz konusu aramaların ardışık veya periyodik arama olarak nitelendirilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanık ... ... ... numaralı ve ... numaralı hattını kullandığı ve Diyarbakır 2. Hava Kuvveti Komutanlığında astsubay olarak görev yaptığı anlaşılmıştır. 08.02.2024 tarihli Ataç Ankesör/Büfe Sorgu Değerlendirme Raporu uyarınca toplamda 71 adet grup ardışık olarak arandığı, Alınan HTS analiz bilirkişi raporu uyarınca yukarıda sayılan aramaların HTS kayıtları ile uyuştuğu anlaşılmıştır. Yapılan aramaların bilhassa ardışık mahiyette olması ve dosya kapsamına yansıyan periyodiklik ve süreklilik arz eden, hafta sonuna ve mesai saati dışına denk gelen, aynı il, komutanlık ve rütbeyle görev yapan kişiler arasında gerçekleştirildiği ve başka dosya şüphelisi A.K.'un sanık Osman ile İzmir'de astsubay Meslek Yüksek Okulu'nda öğrenci iken ... isimli bir mahrem imamın kendilerini aynı gruba dahil ederek Ahmet isimli bir başka mahrem abiye teslim ettiği şeklinde beyanıyla ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.