Danıştay, FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle kamu görevinden çıkarılan personelin, Anayasa Mahkemesi sonrası yeniden yargılanan ve HAGB verilen ceza davası delillerinin idari işlemde bağımsız değerlendirilmesini vurgulayarak, temyiz istemini reddetti.
Özet: Davacının 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddi kararının temyiz incelemesinde, Danıştay, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rağmen, ceza yargılaması sırasında elde edilen ve davacının FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatını gösteren delillerin, özellikle tanık ifadelerindeki cemaat evlerinde bulunma ve örgüt mensuplarıyla etkileşim gibi hususların, kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde bağımsız olarak nazara alınması gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13658 E.  ,  2025/9936 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13658
Karar No : 2025/9936
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği belirtilmişse de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel hak ihlali başvurusu yapılması üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 31/10/2024 tarih ve 2023/13525 Başvuru sayılı kararı ile adil yargılanma hakkının ihlalinden doğan sonuçların ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.Bu itibarla davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık Y. H.'nin ifadesinde; 'Ben liseyi ... Lisesi'nde 2009-2013 yılları arasında okudum. Lise 4.sınıfta üniversite sınavlarına hazırlanmak amacı ile bir çalışma yeri arayışı içerisine girdim. Şuanda hatırlayamadığım okuldaki öğrenciler tarafından cemaat evlerini duydum. Buraya giderek ders çalışmaya başladım. Gittiğim dönem 2012-2013 eğitim öğretim yılına tekabül etmektedir. Gittim bu yer Tuzla ilçesinde Yayla Mahallesi'nde bulunan bir evdi. Ben gittiğim bu cemaat evinde bana sormuş olduğun ...'i de gördüm. Bu evde üniversite sınavına hazırlık kapsamında bize ders çalıştırılırdı, yapamadığımız sorular olursa abi diye hitap ettiğimiz kişiler bize yardımcı olurdu. Bize bir kere Fetullah Gülen'e ait video izletmek istediler, ancak bize komik geldiği için abilerin zoruna gitti daha sonra da kapattılar. Bu bahsetmiş olduğum olayda sanık ... de oradaydı, net olarak hatırlıyorum. Ben 2013 yılında İzmir Gaziemir Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu'nu kazandım. Bana sormuş olduğunuz ... de benimle birlikte bu okulu kazandı. Ben İstanbul da iken ... kod isimli şahıs bana ... kod isimli şahsın numarasını verdi. Bana "askeri okulda ibadetinizi edemezsiniz, hafta sonları ...'ın yanına gider namaz kılar, yemek yersiniz, ayağınız halıya değer" dedi. Okula gidip kayıt yaptırdıktan sonra intibak eğitimin tamamladım. Bu eğitim sonrasında beni ... kod isimli şahıs aradı. Bana "hafta sonu gelin takılalım" gibi bir şey söyledi. Ben daha sonra ...'ın beni çağırdığı bu eve gittim. Bu eve gittiğimde o evde ... de vardı. ...'in ... tarafından aranıp aranmadığını bilmiyorum. ... beni aradığında bana ... de gelsin gibi bir şey söylemedi. Biz ... ile birlikte en fazla 3-4 defa bu eve gittik. Bu evde yemek yedik, namaz kıldık. Bize Fetullah Gülen'e ait bir video izletilmedi. Sadece evin salonunda Fetullah Gülen'e ait kitapları görmüştüm. Ancak bu kitaplar bize okutulduğunu hatırlamıyorum. 2013-2014 eğitim öğretim yılı içerisinde şuan hatırlamadığım ancak kış mevsimi olduğunu hatırladığım bir zaman diliminde biz bu eve gitmeyi bıraktık. ... beni telefonumdan arayıp ne zaman buluşulacağını, yeri saati söylerdi. Ancak ...'i arayıp aramadığını bilmiyorum. Ancak bana ... ile birlikte gelin diyordu. ... kod isimli şahısla ben ve sanık ...'in arası pek uyuşmadığı için biz artık bu eve gitmedik. Bizi 2-3 hafta sonra ... isminde olduğunu söyleyen bir şahıs aradı. Bizimle buluşmak istedi. Havaların ısınmaya başlaması ile biz de pek gitmek istemiyorduk. Ancak hatırladığım kadarıyla daha önce ... ile buluştuğumuz evde ... isimli şahısla buluşmaya gittik. ... isimli şahsa buluşmak istemediğimizi ve çok bunaldığımızı söyledik. ... isimli şahıs bize "Allah sizden razı olmaz, kötü yola düşersiniz" dedi. Daha sonra biz evden ayrıldık. Daha sonraki zamanlarda beni tanımadığım numaralar aramaya başladı. Beni arayan numaraların bu şahıslardan biri olabileceğini düşünüyorum. Tanığa İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde vermiş olduğu 15/09/2019 tarihli ifadesi okundu, tanıktan soruldu: Ben ifademde "... kod isimli şahsın bizi çağırıp İzmir'de de evlerimiz var orada arkadaşlar sizinle irtibata geçerler" cümlesinin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Çünkü ... kod isimli şahıs bunu bana tek başıma iken söyledi. Yanımda ... ve A. S. yoktu. Çelişkiye binaen tanıktan soruldu: Ben, ..., ..., İzmir'de ... kod isimli şahısla ilk defa görüşeceğimiz zaman öncelikle çarşıda buluştuk, daha sonra ... bizi Gaziemir'de bir cemaat evine götürdü. ... ile 2013-2014 eğitimi öğretim yılı içerisinde kış mevsimi içerisindeki şuan hatırlayamadığım bir aya kadar görüştük. Beni ... isimli şahıs arayarak buluşmaya çağırıyordu. ... kod isimli şahıs ise ... kod isimli şahıstan sonra bizimle ilgilenmeye başladı. Biz bu yapıdan uzak durmaya karar verdikten sonra ... yada ... olabileceğini değerlendirdiğim şahıslar bizi 2015 yılı başlarına kadar çok sık olmasa da aramaya devam etti, bu durum bize rahatsızlık veriyordu. ... bana kendisini de aradıklarını söylüyordu. Bu yapı bizi ne amaçla yanına çektiğini bilmiyorum, ancak biz hiçbir zaman bu kişilerin terör örgütü üyesi olduğunu anlayamadık. Çünkü askeri okulda gitmiş olduğumuz bu evlerin içerisinde benim liseden tanıdığım insanlar dışında başka insanlar olmadığı için ben bu yapılanmanın terör örgütü olduğunu anlayamadım. Biz bu yapının terör örgütü olduğu anlaşılmadan önce de aslında gitmek istemiyorduk. Bu yapının terör örgütü olduğu anlaşılmasından sonra da tamamen irtibatımızı koparmaya çalıştık. Ancak anlattığım gibi bu kişiler bizi aramaya devam etti.....' şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu kapsamda sanığın, kendisi ile aynı askeri okulda eğitim gören ihraç havacı astsubaylar A. S. ve Y. H. ile örgütün gerçek yüzü ortaya çıktıktan ve kamuoyunca bilinir hale geldikten sonra 27.12.2013, 18.02.2014, 24.06.2014, 01.07.2014, 03.07.2014, 10.09.2014, 21.11.2014 ve 05.02.2015 tarihlerinde de ardışık aranmasının olması,...." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile davacı ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.