Danıştayın FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan personelin temyiz başvurusunda HAGB kararının idari yargıdaki delil değeri ve masumiyet karinesi değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının, istinaf mahkemesinin ret kararının bozulması talebi incelenirken, mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı olsa dahi, idari yargı mercilerinin ceza yargılamasında elde edilen ve sanığın örgütle bağlantısını gösteren delilleri bağımsızca değerlendirerek kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulabileceğine hükmederek, davacının kendi beyanları ve tanık ifadeleriyle sabit olan geçmiş ve devam eden örgüt içi faaliyetlerini, Balıkesir astsubay okulu ve sonrasında Ankarada kurduğu irtibatlarını detaylandırarak, temyiz başvurusunu bu gerekçelerle değerlendirmektedir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/1899 E.  ,  2025/9943 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1899
Karar No : 2025/9943
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma beyanının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma veya iltisaklı ya da irtibatlı olduğu anlamına gelmediği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, bu durum idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...davacının yapı ile ilk kez 2009 yılında lise sona giderken irtibat kurduğunu, liseyi 2009 yılında bitirdiğini, astsubay okuluna 2009 yılında başladığını, liseyi bitirdikten sonra, o sene sınavı kazandığını ve başladığını, astsubay okulunu 2011 yılında bitirdiğini, 2011 yılında Balıkesir'de sınıf okulunu okuduğunu, altı ay sürdüğünü, Balıkesir'den kura ile Ankara'ya atandığını, 2012 yılında Ankara'ya geldiğini, yapı içerisinde herhangi bir kod adı olmadığını, Ankara'ya atandıktan sonra irtibatını kopardığını, daha sonra telefon ile tekrar bir irtibat kurduklarını, Ankara'ya 2012 yılında geldiğini, ... isimli kişinin kendisiyle Ankara'ya geldikten 5-6 ay sonra tekrar irtibat kurduğunu, 17 Aralık olaylarından sonra irtibatını kopardığını, O. T.'nin ... isimli şahıs aracılığıyla ile kendisini davet ettiğini, kendisiyle son bir kez görüşmek istediğini, gitmek istemediğini, uyarıda bulunduğunu, arkadaşının çok ısrar ettiğini, gitmek istemediğini kesin olarak söylemek için son bir kez gittiğini, bu görüşmenin 17 Aralık 2013 yılından sonra, 2014 yılının başında olduğunu, bu görüşmeden sonra irtibatının kalmadığını, arayan soran olmadığını, bu görüşmeden sonra kimsenin kendisiyle irtibata geçmediğini beyan ettiği, tanık A. Ö.'nün beyanında, 'Ben 2009-2012 yılları arasında Balıkesir ilinde bulunan astsubay meslek yüksek okulunda öğrencilik yaptım. Sanık ...'te burada öğrenciydi. Kendisini bu nedenle tanıyorum. Okuldan mezun olduktan sonra bir daha ... ile irtibatım olmadı. Şahsen ya da telefonla herhangi bir görüşmem olmadı. 2012 yılından sonra o zamanki adıyla cemaat olarak bilinen yapıyla irtibatını devam ettirip ettirmediğini bilmiyorum. Balıkesir de astsubaylık meslek yüksek okulunda okurken bazen kendisiyle birlikte cemaatin düzenlediği sohbet toplantılarına katılıyorduk. Bu sohbetler iki hafta ya da üç haftada bir olurdu. Sohbetlerde Kuran okunur, namaz kılınırdı. Fetullah Gülen'in kitapları okunurdu. Yapı içerisinde gerek benim gerekse sanığın bir görevi yoktu. Bana cemaat içerisinde ... olarak hitap ediliyordu. Sanığın kod ismi kullanıp kullanmadığını hatırlamıyorum. Benim sanık hakkında bildiğim Balıkesir'de okurken 2009-2012 yılları arasında cemaatin düzenlediği sohbetlere katılmasıdır. Bunun dışında herhangi bir bilgim yoktur. Dediğim gibi 2012 yılından sorna da kendisiyle de herhangi bir irtibatım olmadı. 2012 yılından sonra sanığın cemaatle irtibatını devam ettirip ettirmediğini bilmiyorum. Sohbetlere nasıl gideceğimiz ise bir önceki sohbet sırasında belirleniyordu. Belirlenen gün ve saatte sohbetlere katılıyorduk. Sohbetler sivil kişilerin evlerinde yapılıyordu. Ancak bu evleri şimdi hatırlamıyorum. Bizden sorumlu olan bir kişi vardı. Ancak şu anda onun da ismini hatırlamıyorum. Benim hakkımda da FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan soruşturma başlatıldı. Bu nedenle astsubaylıktan ihraç edildim. Emniyetteki ve savcılıktaki ifadelerimde bu yapıyla ilgili bildiklerimi etkin pişmanlık hükümleri kapsamında anlattım.' şeklinde beyanda bulunduğu, sanık hakkında beyan ve teşhiste bulunan M. A.'nın şüpheli olarak vermiş olduğu beyanında,yunus isimli örgüt abisinin A.Ö. ve ... isimli devre arkadaşları ile tanıştırdığını, sonraki örgütsel görüşmelere birlikte katıldıklarını, A. Ö. ve ... isimli devre arkadaşları ile Bakım Okulu bitinceye kadar FETÖ’ ye ait toplantılara birlikte katıldıklarını söylediği, sanık hakkında beyanda bulunan ve eklenmek üzere dosyamıza ifade ve teşhis tutanağı gönderilen A. T.'nın şüpheli olarak alınan beyanında, ... isimli örgüt abisinin A. Ö. ve ... isimli devre arkadaşları ile tanıştırdığını, okul sonuna kadar birlikte ... isimli şahıs ile görüşmeye devam ettikelerini söylediği, sanık hakkında beyanda bulunan ve eklenmek üzere dosyamıza ifade ve teşhis tutanağı gönderilen O.T.'nin şüpheli olarak alınan beyanında, 2016 yılı Şubat ayına kadar Bahattin kod adlı şahısın M. A., E. Ç. ,... ve kendisiyle ilgilendiğini söylediği,.
..." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ve davacı ikrarı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.