Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyete karşı temyiz başvurusunda, hak kaybını önlemek amacıyla sanık ve müdafiine gerekçeli temyiz dilekçesi sunma ihtaratı içeren meşruhatlı tebligat yapılmasına karar verilmesi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz başvurusunda, sanık müdafiinin yasal sürede temyiz nedenlerini belirtmemesi ve sanığın temyiz hakkını kullanabilmesi için usulüne uygun bilgilendirilmemesi üzerine Yargıtay, Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince hak kaybının önüne geçilmesi amacıyla, temyiz başvurusunda neden gösterme zorunluluğu ile bu eksikliğin giderilmesi için yedi günlük süre tanınacağı hususunda sanık ve müdafiine meşruhatlı bir tebligat yapılmadığını tespit etmiştir; bu nedenle dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine iade edilerek, tebligat sonrası yedi gün içinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmaması halinde temyiz isteminin reddedileceği yönünde açıkça uyarı yapılmasını ve ardından dosyanın tekrar incelenmek üzere gönderilmesini kararlaştırmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2015 E., 2018/1869 K.SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM: Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5 Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin yokluklarında verilen istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararın, sanık müdafiine 05.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından 28.09.2018 tarihli süresinde yapılan temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmediği gibi 5271 sayılı CMK'nın karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 295/1. maddesi uyarınca öngörülen yedi günlük süre içerisinde de gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği, sanığa ise temyiz hakkını kullanabilmesi için herhangi bir tebligat yapılmadığı ve sanığın ayrıca temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK'nın 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, CMK'nın 294/1. maddesinde, "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklinde, aynı Kanun'un mülga 295/1. maddesinde ise "temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." biçiminde düzenlemeler bulunması, sanık müdafiinin 05.10.2018 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermemesi, kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığı dikkate alındığında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9 MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile 29.03.2023 tarih ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanık ve müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği dikkate alındığında;Yukarıda belirtilen şekilde sanık ve müdafiine tebligatın yapıldığı tarihten itibaren CMK'nın karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 295/1. maddesi uyarınca yedi günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapılarak buna ilişkin evrakın dava dosyasına konulması, sanık ve müdafiinin süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçeleri ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte; gerekçeli temyiz istemlerinde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize iade edilmek üzere, esası incelenmeyen dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.04.2026 tarihinde karar verildi.